Haber Tarihi: 27 Temmuz 2008 Pazar Saat 01:34

Özel Komisyon Kurulacak, Cari Açık Seferberliği Başlayacak

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, "Türkiye'nin Geleneksel Üretimi Devam Ettirerek, Cari Açığı Kapatma Şansı Yok" Derken, Cari Açık Oluşum Nedenleri ve Finansmanına İlişkin Özel Komisyon Kurulmasının Kararlaştırıldığını Açıkladı. Ekren, Tim, TOBB, Tüsiad Gibi Özel Sektör Temsilcilerinin de Bu Komisyonda Yer Alacağını Belirtti.

Haber: Özel Komisyon Kurulacak, Cari Açık Seferberliği Başlayacak

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, "Türkiye’nin geleneksel üretimi devam ettirerek, cari açığı kapatma şansı yok" derken, cari açık oluşum nedenleri ve finansmanına ilişkin özel komisyon kurulmasının kararlaştırıldığını açıkladı. Ekren, TİM, TOBB, TÜSİAD gibi özel sektör temsilcilerinin de bu komisyonda yer alacağını belirtti.

KAMU ve özel sektörün cari açık sorununa çözüm getirmek için seferberlik başlattığını belirten Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, bu doğrultuda özel komisyon ve çalışma grupları kuracaklarını açıkladı.

Doğu Karadeniz Kalkınma Projesi (DOKAP) kapsamında Samsun, Tokat, Amasya ve Çorum’u kapsayan Ekonomik ve Sosyal Değerlendirme Toplantısı, Samsun’da yapıldı. Türkiye genelinde kurulacak 12 Kalkınma Ajansı’ndan birinin Samsun merkezli olacağını belirten Ekren, gazetecilere önceki gün gerçekleşen Ekonomi Değerlendirme Toplantısı hakkında bilgi verdi. Bu toplantının ana gündem maddesinin "cari açık" ve bununla beraber değerlendirilmesi gereken ekonomik dengeler olduğunu belirten Ekren, cari açık sorununa, özel sektör Oyuncuları ile kamunun bir araya gelip kurulacak ortak bir platformda çözüm arayacağını kaydetti.

Dış kaynak lazım

"Cari açık, bütçe açığı gibi kamunun tek başına yönlendirdiği bir konu değil" diyen Ekren, şu değerlendirmeyi yaptı: "Cari açık hem kamu hem özel ekonomideki bütün aktörlerin faaliyetlerine bağlı. Bir ülke yüksek oranda büyüme istiyorsa, hızlı büyümeyi sürdürebilmek için iç tasarruflar yeterli değilse bunu dış kaynakla yapmak zorundayız. Bu doğrultuda özel komisyon ve çalışma grupları oluşturacağız. Kamu ve özel sektör temsilcileri bir araya gelerek, cari açığın reel sektöre yansımasını masaya yatıracak. Çalışma grupları cari açığın alt bileşenlerine bakacak, dış ticaret açığı, hizmet gelirleri dengesi, yatırım gelirleri dengesi gibi cari açığın kalemleri incelenecek."

Geleneksel üretimle olmaz

Platformda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve TÜSİAD gibi özel sektör kuruluşlarından temsilciler yer alacağını belirten Ekren, "Üzerinde çalışılan teşvik sistemi de bu girişimi destekleyecek. Oluşturulacak yeni teşvik sistemi ile ara malı ithalatının yurt içinde ikame ederek cari açığı kontrol altına almayı hedefliyoruz" dedi. Cari açığın reel sektör ve finans sektörüne yansımasına ilişkin olarak iki grubun çalışacağını aktaran Ekren, şöyle devam etti: "Türkiye’nin geleneksel üretimi sürdürerek cari açığı kapatma şansı yok. İçerideki üretimi nasıl dışarıdaki ile rakip hale getirebiliriz. Bunun üzerinde çalışıyoruz. AB sürecinde olması gereken teşvik standardı nedir ortaya konulacak."

Salı günü toplanacağız

Yeni teşvik sisteminde, katma değer oluşturacak ürünlerin üretimi konusunda destek sağlanacağını dile getiren Ekren, "Yeni bir üretim politikasına girecek yaklaşımı bulmamız lazım. Teşvik sistemi üzerinde de benzer komisyonlar oluşturduk. Çalışma grupları yaptıkları çalışmaları salı günü bize sunacaklar" dedi.

Kur tek başına çözüm değil

NAZIM Erken, ihracatçılar başta olmak üzere reel sektörün sıkça yakındığı değerli YTL konusunda, kurun bu işin tek başına çözümü olmadığını söyledi. Ekren, "Değerli YTL geniş bir bant. Tek başına kur bu işin çözümü değil. Sadece nisbi dengeleri değiştiriyor. Kurla birlikte verimliliği, etkinliği ortaya çıkartan reformları yapmak önemli" dedi.

Gümrük Birliği gözden geçirilecek

NAZIM Ekren, "Cari açığın çözümünde özellikle gümrük birliğine ilişkin yeni bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz" sorusuna da, Çin’i ima ederek şu yanıtı verdi: "Uzakdoğu ile olan ilişkilerimizde Gümrük Birliği’ni tekrar gözden geçireceğiz. Dahilde işleme rejimi konusu üzerinde duracağız. Türkiye, yatırım, ara malı ve enerji ithalatı yapmak zorunda. Bu konuda dünyanın uyguladığı sistemler, modeller var. Bizde bu şekilde kendi sanayimiz için modeller üretmeliyiz."

Davadan etkilenmemek mümkün değil

NAZIM Ekren, kapatma davasının belirsizlik süreci oluşturduğunu da söyledi. Ekren, "Davadan etkilenmemek münkün değil. Bir beklenti değişiyorsa, akıbetinde hemen belirsizlik süreci doğar. Hep orta ve uzun vadeli projeksiyonlar yapıyoruz. Görebildiğimiz kadar ileriyi görmeye çalışıyoruz. Kapansın kapanmasın, biz değerlendirmemizi yapalım. Atacağımız adımları belirleyelim. Süreç olsa da olmasa da ekonomideki sorunlar belli. Bu süreç ortadan kalkarsa çözüm de hızlı olur" diye konuştu. Ekren, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülen kredi ilişkisinin kapatma davasıyla ilişkisinin olup olmadığının sorulması üzerine, "IMF ile ilişki olmama ihtimali yok. Program sonrası izleme süreci devam ediyor. Kapatma davası sürecini IMF ile ilişkilerle bağdaştırmamak lazım" yanıtını verdi.

Sinyaller, çıkış yolunun çok yanlış olmadığını gösteriyor

TÜRKİYE’de olumlu göstergelere karşın olumsuz bir bekleyiş olmasına ilişkin görüşleri sorulan Nazım Ekren, şu değerlendirmeyi yaptı: "Belli bir dönem geçmesi lazım, 3 ay yeterli değil, ikinci 6 ayda beklentilerin bozulma trendinin devam ettiğini ama birinci çeyrekteki büyümenin de, aslında Türkiye’nin de büyüme dinamiklerinin düşündüğümüz kadar da bozulmadığını gösteriyor. Türkiye dünyadaki gelişmelerden bağımsız değil. Bu süreci benzer ülkelerden kopmadan geçirmeye odaklanmalıyız. Orta vadeli mali çerçeveyi , enflasyon hedeflerini değiştirdik ve sonuçta makul bir çıkış yolu bulduğumuzu düşünüyoruz. Bu çıkış yolunun, şu ana kadar bize gelen sinyallere baktığımız da, çok da yanlış olmadığını söyleyebiliriz."

(Doğan Haber Ajansı) 27.07.2008 01:34 [1449130] 5/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12