Öymen: "Anayasa Değişikliği Rejim Değişikliği Anlamına Gelir"
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Onur Öymen, Yeni Anayasa Hazırlıklarıyla İlgili Olarak, "Hükümetler Değişince Bir Seçimden Sonra Anayasa Değişmez. Anayasalar Temel Belgelerdir. Anayasa Değişikliği Genelde Rejim Değişikliği Anlamına Gelir" Dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Onur Öymen, yeni Anayasa hazırlıklarıyla ilgili olarak, "Hükümetler değişince bir seçimden sonra anayasa değişmez. Anayasalar temel belgelerdir. Anayasa değişikliği genelde rejim değişikliği anlamına gelir" dedi.
Öymen, partisinin il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, son zamanlarda Türkiye'de önemli gelişmeler yaşandığını, bunların başında anayasa değişikliği çalışmalarının geldiğini belirterek, AKP hükümetinin 2002 seçimlerinden önce hazırladığı seçim bildirgesinde de yeni bir anayasa hazırlamaktan söz edildiğini anımsattı.
AKP'nin geçen seçimlerde başaramadığı anayasa değişikliğini, şimdi yeniden gündeme getirdiğini ifade eden Öymen, seçimlerden hemen sonra ''yeni anayasa, sivil anayasa'' adı altında çalışmalar yürütülmeye başlandığını kaydetti. Öymen, şunları söyledi:
''İşin esasına bakmak lazım. 'Sivil anayasa, askeri anayasa' diye bir şey yok. AKP iktidarı askeri anayasaya göre mi iktidara geldi? 1982 Anayasası'nın eksiklikleri zaman içerisinde anayasa değişiklikleriyle düzeltildi. O bakımdan bu anayasaya birinin kalkıp da askeri anayasa demesi biraz zordur. Kaldı ki anayasada değiştirilmesi düşünülebilecek maddelerin değiştirilmesinin yolu da bu anayasayı çöpe atarak yepyeni bir anayasa yapmak değildir. Anayasada sizi rahatsız eden maddeler neyse, getirirsiniz, konuşuruz mecliste. Ama sizin amacınız anlaşılıyor ki o değil. Bu anayasayı tümüyle ortadan kaldırmak yepyeni bir anayasa yapmak ve bunu da 'Madem ki biz iktidara geldik, bunu yapmak hakkımızdır. Bundan daha doğal bir şey olamaz' anlayışıyla kamuoyuna kabul ettirmeye çalışıyorlar. İşin esası şu, hükümetler değişince bir seçimden sonra anayasa değişmez. Anayasalar temel belgelerdir. Anayasa değişikliği genelde rejim değişikliği anlamına gelir.''
Öymen, bunun örneklerinin tarihte görüldüğünü, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra İtalyanların 1947 yılında bir anayasa yaptıklarını ve bu anayasanın hala yürürlükte olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
''Biz de niye oluyor? Amerikan anayasası yaklaşık 220 yıldan beri yürürlüktedir. Niçin hala o anayasa yürürlüktedir? İşte onun için anayasalar temel belgelerdir. Bir parti seçimi kazandı diye, hemen anayasayı değiştirme yoluna gitmiyor medeni ülkelerde. Bizimkiler gidiyor acaba neden? Acaba sizin amacınız gerçekten anayasanın bazı aksayan maddelerini mi değiştirmek, yoksa bir rejim değişikliği mi? 5 yıldan beri hep beraber izliyoruz ki, bu hükümetin anayasa rejimimizle ilgili ciddi sıkıntısı var. Yargının yetkisiyle, cumhuriyetin temel değerleriyle, laiklikle sıkıntısı var. Anayasamızın temelini oluşturan Atatürk ilkeleriyle sıkıntısı var ve bunları değiştirmek istiyorlar. Nitekim seçimlerden hemen sonra, daha meclis toplanmadan, bir hukukçu uzman profesör AKP milletvekili dedi ki anayasadan Atatürk ilkelerini çıkaracağız. İlk lafları bu oldu. Anayasayı toptan değiştirme fikrini demek bunun için çıkarıyorlar. Yani herhangi bir milletvekili, genel başkanına, parti yetkililerine danışmadan 'Anayasadan Atatürk ilkelerini çıkartacağız' diye bir laf eder mi? Demek ki bu bilinçli bir girişimdir.''
Sürekli olarak laiklik üzerine tartışmalar çıkarıldığını, ancak laik kavramının değiştirilemeyeceğinin anlaşıldığını ifade eden Öymen, şunları kaydetti:
''İçini boşaltacaklar. 'Laikliği yeniden tarif edeceğiz' diyorlar. 'Laiklik din ve vicdan hürriyetidir' diyorlar. Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Siz bunu din ve vicdan hürriyetine indirgeyeceksiniz ve diyeceksiniz ki herkese, kendi istediği yaşama biçimini, özgürce uygulama hakkını vereceğiz. Anayasa taslağı hazırlıklarında da bu yaşam biçimi kavramı geçiyor. Ne demek yaşam biçimi, aslında her insanın farklı yaşam biçimi var. Bunun için anayasa yapılır mı? Yaşam biçiminden kasıt şu, kendi inancını, dini itikatı doğrultusunda, özgürce her istediğini yapma hakkı. Yaşam biçimi bu. Bu geçmişte Osmanlı İmparatorluğu'nda böyle bir sistem vardı. Müslümanlar için ayrı Hristiyanlar için ayrı mahkemeler vardı. İşte bunun adına da adli kapitülasyonlar diyorlardı. Bizim Lozan'da yaptığımız, bu bütün kapitülasyon sistemiyle birlikte ekonomik kapitülasyonların yanı sıra adli kapitülasyonları kaldırmaktı. Şimdi yeniden geri mi getirmek istiyorsunuz?''
Bunların son derece tehlikeli gelişmeler olduğunu savunan Öymen, onun için böyle topyekun anayasa değişikliği fikrini çok büyük bir ihtiyatla karşıladıklarını belirterek, ''Niyetinizin ne olduğunu açıkça ortaya koyacaksınız. Amacınız 1. cumhuriyeti bitirip, Atatürk cumhuriyetini bitirip yeni bir cumhuriyet mi kurmak. Şimdi bunları çok iyi değerlendirmemiz lazım'' dedi.










