Osteoporozun Maliyeti Yıllık 300 Milyon Dolar

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eftal Yücel, Osteoporoz Tedavisinin Yüksek Maliyetli Bir Hastalık Olduğunu Belirterek, "Türkiye'de Osteoporoz Tedavisinde Kullanılan İlaçlara Bir Yıl İçinde Yaklaşık 300 Milyon Dolar Harcanıyor. Bu Paranın Yaklaşık 200 Milyon Dolardan Fazlası Gereksiz Yapılan Tedaviler İçin Ödeniyor" Dedi.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eftal Yücel, osteoporoz tedavisinin yüksek maliyetli bir hastalık olduğunu belirterek, "Türkiye'de osteoporoz tedavisinde kullanılan ilaçlara bir yıl içinde yaklaşık 300 milyon dolar harcanıyor. Bu paranın yaklaşık 200 milyon dolardan fazlası gereksiz yapılan tedaviler için ödeniyor" dedi.

Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneği (RAED) tarafından 11-15 Ekim 2008'de Antalya'da düzenlenen 9. Ulusal Romatoloji Kongresinin başkanlığını yürüten Yücel, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, kemiklerin güçsüzleşip kırılmasına neden olan ve kırık olmadığı sürece ağrı yapmayan bir hastalık olduğunu anlattı.

Osteoporoz kronik bir hastalık olduğu için ilaçların uzun süre kullanılması gerektiğini anlatan Yücel, ilaç tedavisine ilişkin kararın dikkatli alınması gerektiğine işaret etti.

Yücel, batı ülkelerinde osteoporoz tedavisinde uygulanan geri ödeme sisteminin, "Türkiye'den çok sıkı" olduğuna dikkat çekerek, İngiltere'de ilaç parasının ödenmesinde, "70 yaş üstü, risk faktörü taşıma ve kemik mineral yoğunluğu ölçümünün osteoporozu gösterme" kriterlerinin temel alındığını bildirdi.

Türkiye'de ise sadece kemik mineral yoğunluğu ölçümüne göre, kırık riski fazla ve yaşı ileri olmayan kişilere gereksiz ilaç tedavisi yapılabildiğini bildiren Yücel, "Bu durumda da, Sosyal Güvenlik Kurumu, binlerce hastanın tedavi masrafını gereksiz üstleniyor. Buna karşılık çok az kırığın önüne geçilebiliyor" dedi.

Yücel, gereksiz ilaç kullanımının maddi kaybın yanısıra hasta için de vücuda gereksiz ilaç yüklenmesi ve yan etkilerin ortaya çıkması nedeniyle zararlı olduğunu vurguladı.

Görülme oranının özellikle 65 yaş üstünde yüksek çıktığını bildirdiği osteoporozun genetik olma özelliği taşıdığını belirten Yücel, risk grubunda olanları, "ailesinde kalça kırığı olanlar, 3 aydan uzun süre ve günde 5 miligramdan fazla kortizon kullananlar ya da kullanacaklar, bazı hormonal bozukluğu olanlar, çok sigara içenler ve zayıf kişiler" diye sıraladı.

Risk taşıyan kişilerin kemik mineral yoğunluklarına 65 yaşından daha önce bakılabileceğini dile getiren Yücel, bunun dışında kalanların 65 yaşından önce kemik mineral yoğunluğu ölçümü yaptırmanın gereksiz olduğunu bildirdi.

Yücel, bu çerçevede, Türkiye'deki ilaç tedavisi için gerekli kriterlerin yeniden düzenlenmesi gerektiği görüşünü savunarak, "Özellikle 70 yaşından önce sadece kemik mineral yoğunluğu sınırın altında ancak diğer riskleri taşımayan osteoporotik hastaların osteoporoz ilaçları Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmamalı." diye konuştu.

Kaynak: AA