Orgeneral Başbuğ: Soruşturmada Bulunan 45 Silahın Hiçbiri TSK Envanterine Dahil Değil (2)
Orgeneral İlker Başbuğ, "Law"ın Mühimmat Olduğunu, Bir Mühimmatın Sadece Bir Kez Kullanılıp Atılacağını, Mühimmatların Özel Numaraları Değil Toplu Numaraları Bulunduğunu, Üretilen Silahların Sadece Orduya Değil, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne de Gönderildiğini Anlattı.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, MKE tarafından üretilen silah ve mühimmatların hepsinin Türk Silahlı Kuvvetleri'ne gitmediğini, bazılarının Emniyet Genel Müdürlüğü envanterine girdiğini belirtirken, kimi silah ve mühimmatın da iç güvenlik operasyonlarında kaybolma olasılığını ifade etti.
Başbuğ, "1988 yılında 3 bin 300 tane savunma el bombası üretilmiş, bunun 3 bin tanesi Emniyet Genel Müdürlüğü'ne verilmiş, 300'ü Silahlı Kuvvetler'e gitmiş. Ve bu el bombalarından bir kısmı da bulunan mühimmatın içinde. Yanlış bir anlaşma olmasın, hayır, bu Silahlı Kuvvetler'in değil orası Emniyet'in demiyorum. Keşke bulabilsek sorunumuz o zaten" dedi.
-"MÜHİMMATA DA NUMARA ÇALIŞMASI SÜRÜYOR"-
Soruşturmalarda bulunan 45 silahın hiçbirinin TSK envanterine ait olmadığını anlatan Başbuğ, mühimmatlara da silahlar gibi özel numara çalışmasının sürdüğünü bildirdi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Poyrazköy'de bulunan silah ve mühimmatlarla ilgili açıklamasında ise silah ve mühimmat arasındaki farkı ayırt etmeden sağlıklı değerlendirme yapılamayacağını bildirdi. Her silahın üzerinde sadece o silaha ait bir stok numarası bulunduğunu, aynı numaralı iki silah olamayacağını, silahın sarf malzemesi olmadığını, envantere girdikten sonra uzun süre kullanılan bir malzeme olduğunu bildirdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bugüne kadar soruşturma kapsamında tabanca, tüfek, av tüfeği gibi 45 silah bulduğunu kaydeden Başbuğ, "Birinci önemli olan noktayı açıklıyorum. Bu bizim için çok önemli. Soruşturma kapsamında bugüne kadar bulunan veya yakalanan 45 adet silah hiçbirisi Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki envantere dahil değil. Kamuoyumuz medyamız bu kavramları bilmiyor. Bunu özellikle net olarak açıklıyorum. Bunun doğru anlaşılmasını istirham ediyorum. Kime aittir, ayrı bir konu, Silahlı Kuvvetler'e ait değil" dedi.
Bir subayın üzerinde bulunan silahların kendi kayıtlı silahları olduğunu belirten Orgeneral Başbuğ, diğer silahların nereden geldiğini yargının ortaya çıkaracağını, bunun kendi konuları olmadığını bildirdi. Başbuğ, "Bunların TSK envanterinde bulunması demek, bu silahların çalındığı anlamına gelir. Burada hanımefendiler de var tabii, çoğunuz Silahlı Kuvvetler'de görev yaptınız, silah ordunun namusudur, Türklüğün de şeyidir, yani orada da bir şey var, silah bizim için çok önemli. Bunu bir kere net olarak ifade etmek isterim. Çünkü yorumlarda silah ve Silahlı Kuvvetler arasında bağlantı kur çalışılıyor, bu kesinlikler doğru değildir" dedi.
-"KORKMAYIN BU BOŞ"-
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, "law"ın bir kez kullanılabilen "mühimmat" olduğunu, her mühimmatın üzerinde sadece toplu kafile numarası olduğunu, silahlardaki gibi özel numara bulunmadığını bildirdi. Binlerce malzemeye aynı numara verilebildiğini anlatan Orgeneral Başbuğ, her mühimmata da silahlarda olduğu gibi özel tek numara verilme çalışmasının başlatıldığını bildirdi. Konuklara bir kullanılmış law malzemesini gösteren Orgeneral Başbuğ, "Bu bir kere kullanılır. Sarf belgesini imzaladığınız zaman bu kayıttan düşer ve adetler tabi binlerce. Bu boş law korkmayın, kullanılmış boş law. Bu içindeki roket ateşlenmiş ve geride kalan parça alüminyum parça, bu ne işe yarar beki eğitimde birliklerde kullanırsınız onun dışında başka hiçbir şeye yaramaz çöpe atılır. Bunu roket koyarak ikinci kere kullanma olanağınız yok. Etkili, bunu 200 metre kullanırsanız 30 santim zırhı deler. Boş lawı ne aparsınız ya eğitimde kullanırsınız ya da imha edilir, yakılır" dedi.
Beykoz Poyrazköy'deki kazıların bir tanesinde beş tane boş lawın paketlenmiş olarak bulunduğunu anlatan Başbuğ, "Bu boş lawın kullanım olanağı yok, kullanamazsınız. Ben de bu soruyu soruyorum, tabii yargıya gitmiş bir olaydır, bunu gömenler bu beş tane boş lawı niye gömdüler? Ben bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Bunu sormaya hakkım var mı var, merak için soruyorum" diye konuştu.
Makine Kimya Endüstrisi'ne binlerce el bombası, law sipariş edildiğini, bunların hepsinin Türk Silahlı Kuvvetleri'ne gitmediğini, bazılarının Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ihtiyaçlarını karşılamak için bu kuruluşa gönderildiğini belirten Orgeneral İlker Başbuğ, law, hafif silah mühimmatı, tüfek bombası, tahrip kalıpları, bubi tuzakları gibi malzemeye mühimmat dendiğini kaydederken, "Örneğin 1988 yılında 3 bin 300 tane savunma el bombası üretilmiş, bunun 3 bin tanesi Emniyet Genel Müdürlüğü'ne verilmiş, 300 tanesi Silahlı Kuvvetler'e gitmiş Ve bu el bombalarından bir kısmı da bulunan mühimmatın içinde. Yanlış bir anlaşma olmasın, hayır bu Silahlı Kuvvetleri'nin değil, orası Emniyet'in demiyorum. Keşke bulabilsek, sorunumuz o zaten, konu basit değil, şu anki durumuyla basit değil ama konunu karmaşık olduğunu anlatmak için söylüyorum" şeklinde konuştu.
-"POYRAZTEPE ARAZİSİ MSB'NİN DEĞİL"-
Poyraztepe'deki arazinin Milli Savunma Bakanlığı'na ait olmadığını, ikinci derece askeri kara yasak bölge olduğu için halka açık olduğunu, izinle ev, işyeri yapılabileceğini bildirdi.
Özel Kuvvetler Komutanlığı'na ait gömülü malzemenin 1986'da başlayıp 1998'de biten süreçte topraktan çıkarılıp depolara kaldırıldığını belirten Başbuğ, "Bu ne demektir. TSK'nın Türkiye sathında hiçbir yerde gömülü silah ve mühhimmat yoktur. Mühimmatın kontrolü konusunda bazı sorunların olduğunu sizler de anladınız. O halde bizlere düşen görev bu mühimmata ilişkin sistemimizi bütün boyutlarıyla gözden geçirerek daha sağlıklı kont edilebilir sisteme sokmaktır. Çünkü bundan en fazla zarar gören biziz. Çünkü neticede birşey olduğu zaman ilişki kurulmaya çalışılıyor" diye konuştu.
Bir yıldır her mühimmata bulunamayacak ve silinemeyecek özel numara verilme çalışmalarını başladıklarını belirten Orgeneral Başbuğ, "Şimdi yeni üretilenlerde başlamak üzere el bombası ve lawda başlanmıştır. Bunu size de söylemem, bu bulunamayan yerler yapılmaya başlandı ve bulsanız dahi silme olanağı olmayacak. Bütün sistemimizi zorluyoruz, imkan ve kabiliyetlerimizi zorluyoruz tabii dolu el bombalarına yazmamız mümkün değil, kafile numarası sistemi değişmiştir, el bombaları ve özellikle lawlar için bunu mümkün olan en kısa zamanda tamamlamayı hedefliyoruz. Biraz zaman alacak. Rakamlar onbinler yüz binlerle ifade ediliyor" diye konuştu.
Bir yerde silah ortaya çıkarsa askeri birimlerin denetim yapmaya gönderildiğini anlatan Orgeneral Başbuğ, "Ani denetleme ve rapor sonuçlarına göre, birliklerden alınan resmi raporlarda da bizim kayıtlarımıza göre mühimmat eksiğimiz gözükmüyor" dedi.
-"IRAK'TAN GELMİŞ OLABİLİR"-
Silahların nereden gelmiş olabileceği yerlerden söz ederken Irak'a değinen Orgeneral Başbuğ, "Şu andaki durumu bilmiyorum, ama dört beş sene evvel sokakta neredeyse uçak savar silahı alır getirirsiniz, el bombası, kaleşnikof, law da alınabilirdi. Bir kaynak" dedi. Askerlik görevi sırasında boş kovanların toplatılıp döküm yapıldığını, iç güvenlik harekatlarında operasyonlardan sonra böyle bir olanak bulunmadığını belirten Orgeneral Başbuğ, "Operasyona çıkan bir birliğin operasyondan sonra üzerindeki mühimmatı tam çek etmeniz, kontrol etmeniz güç, atıştan sonra el kovanlarını topla. Operasyondan sonra diyebilir misiniz, hem çatışacaksınız hem kovanı topla. Ama ben bunları mazeret olarak söylemiyorum. Elbette bunları daha sağlıklı bir sisteme bağlamalıyız" diye konuştu. Orgeneral İlker Başbuğ, birlik, tabur komutanı "sarf edildi" dediği zaman hukuki belge oluştuğunu, daha üst komutanlar tarafından onaylanma zorunluluğu gelebileceğini anlattı.
-"HER İDDİA ARAŞTIRILIR"-
Her bulunan silah ve mühimmat iddiasıyla ilgili askeri savcılıkların hemen soruşturma açtıklarını da anlatan Orgeneral İlker Başbuğ, bir yarbaya ait silah ve mühimmat bulunması olayıyla ilgili açılan askeri savcılık soruşturmasının sonuçlanmak üzere olduğunu, Poyrazköy'de bulunanlar hakkında da Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Savcılığının soruşturma başlattığını bildirdi. Orgeneral Başbuğ şöyle devam etti:
"Soruluyor. Bu mühimmat özellikle kimler tarafından ne amaçla konuldu, bu bize soruluyor. Bu sorunun muhatabı ben değilim, bu sorunun muhatabı yargıdır, yargı bunu sorguluyor. Temenni ediyoruz ki, bütün bu kendisine gelen konuları mümkün olduğu kadar kısa bir sürede, bu olayların kimler tarafından, ne amaçla yapıldığını ortaya çıkartsın. Bunun için herkesten özellikle bunu istirham ederim biraz sabırlı olun, yargının bu konularla ilgili kararlarını vermesini sabırla bekleyelim. Çok sabırsızlık var, bazen da yargımız elbette, yargımızın zaman olarak da yavaş işlediğini kritize edebilirsiniz, tenkit edebilirsiniz doğrudur, ama başka alternatifimiz yok, mühimmatın gerçekte kimler tarafından konulduğunu, ne amaçla yapıldığını yargıya bırakmak durumundayız, yargıya intikal etmiştir, hepimize düşen görev sabırla yargıda sonuçlanmasını beklemektir. Genelkurmay bulsun, bu bizim işimiz değil. Bu konu bizi de Türk kamuoyunu da rahatsız etmektedir." (ANKA)
(ORH/BÜN)
















