Ören;"Sayın Tanrıverdi’nin Cesareti Varsa Karşıma Çıksın"

Ören;'Sayın Tanrıverdi’nin Cesareti Varsa Karşıma Çıksın'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Manisa birinci sıra Milletvekili adayı Hasan Ören gazetecilerin karşısına geçerek seçime 40 gün kala partisinin projelerini ve seçim çalışmalarını anlattı.

Merkez ilçe Başkanı Hamza Kopal ve parti yönetim kurulu üyelerini de yanına alan Ören; AK parti'nin Manisa'da seçim kazanmak için çırpındığını, ancak bunu başaramayacağına önemle işaret etti.

CHP il binasında Gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Manisa birinci sıra Milletvekili adayı Hasan Ören;"CHP verdiği 41 söz ile büyük bir ivme kazanmıştır Manisa'da. Biz Manisa'nın karış karış her toprağını, beldesini, ilçesini, köyünü, mahallesini, sokağını geziyoruz. CHP Manisa da birinci parti olma yolunda şevkle ilerliyor. Yukarıya doğru büyük bir ivme kazanıyor. Bu durumu bir de 1977-1978 de görmüştüm. Birde şimdi görüyorum. AKP'nin söyledikleri, Sayın Tanrıverdi'nin söylemleri CHP Manisa da birinci parti olma telaşından kaynaklanmaktadır. AKP belden aşağı vurmanın dışında Manisa da bir siyaset gündeme getirmiyor. AKP'nin birinci sıra adayı ya 'Çarkçı Kemal' ile uğraşıyor ya da kasetlerle. Mega projeleriniz yok mu? Manisa için çılgın, deli

projeleriniz yok mu anlatacağınız? Biliyorlar ki AKP süratle aşağı inmekte. CHP'de Manisa da süratle yukarıya çıkmakta. Bitmedi mi toplu gezileriniz? Vatandaşın arasına girebilecek, vatandaşla tek başına konuşabilecek milletvekili adaylarınız ne zaman vatandaşla tokalaşacaklar? AKP'nin milletvekilleri sokakta ne zaman yalnız başına dolaşacaklar? Vatandaşla muhatap olacaklar? Ne zaman halkın arasına girecekler? Duyacakları sözlere hazır mıdırlar? Duyacakları sözlere hazır olmadıklarını için, hesap veremeyecekleri için toplu gezilerini bir bitirmeye cesaret edemiyorlar." Dedi.

"Her tarafta müthiş bir baskı var"

Hasan Ören;"12 Eylül de bir Horoz Partisi çıkarmışlardı, o günün generalleri Horoz Partisini işaret ederek, 'oylarınızı buna vereceksiniz' diye toplumu baskı altında tutmuşlardı. Ama Türkiye Cumhuriyetin de yaşayan yurttaşlarımız o kadar zeki ve akıllı ki, hiçbir zaman baskıya boyun eğmemişlerdir. Sandıklar kurulduğunda Generallerin söylediğinin tersine horozun ne ibiği kalmıştır, ne tüyleri, ne de kanatları kalmıştır. Sandıktan başka birileri çıkmıştır. Şimdi '12 Eylül'den hesap soracağım' diyen AKP, 12 Eylül'ün baskılarından daha fazlasını uygulayarak 2011 seçimlerine gitmeye çalışıyor. Yaşıyoruz, görüyoruz. Her tarafta müthiş bir baskı. Kasetler, CD'ler havalarda uçuşuyor. Herkesin telefonları, her gün dinleniyor. Eee bir seçim kampanyası bunlar üzerine kurulabilir mi? Seçim kampanyasında insanlara vaat edersiniz. Toplumun ekonomik koşullarının düzelmesini, toplumun ekonomik koşulları ile rahat etmesiyle ilgili projeler üretirsiniz. Bunlarda toplumun rahatlığı, refahı ve huzuru adına hiçbir proje yok. İçinde insan faktörü olan hiç bir projeleri yok." Şeklinde konuştu.

"Bunlar çaresizler"

CHP AKP'nin bütün hesaplarını, bütün planlarını allak bullak ettiğine vurgu yapan Hasan Ören;"CHP beklenmedik bir anda Genel Başkanı ile çözüm söyleyen ve üreten bir parti konumunda, bütün toplumun rahat bir nefes alacak projeleri ile ortaya çıktı. AKP'ye söylenecek proje kalmadı. 600 bin lira Aile sigortasının üzerine söylenecek bir tek söz ve proje vardır, '700 bin lira vereceğim' AKP bu işi buraya kadar getirdi. Bu kadar çaresizler. Koskocaman Manisa da seçim otobüslerini çekecek bir garaj bulmadıysa AKP, bize rica ederler ise biz onlara bir garaj yeri gösterebiliriz. Ama Özel İdare'nin içerisi olmaz. Manisalı çok zekidir. Manisalı baskıya karşı sesini çıkarmaz, ama günü geldiğinde o baskının nerede, nasıl sonuç vereceği ile ilgili tepkisini sandığa gittiğinde gösterir. Ve gösterecektir. CHP Manisa da birinci parti olma yolunda azimlidir. AKP Manisa da düşmektedir." İfadelerine yer verdi.

"Ertuğrul Günay'ın parlamentoya gitmesi tehlike de "

Hasan Ören İzmir Büyükşehir Belediyesine yapılan baskını da kınayarak;"Dün sabah İzmir Büyükşehir Belediyesinde yine aşina olduğumuz görüntülerle karşı karşıya geldik. Yüzlerce polis metropol bir kentin belediyesine baskın yaparak, aramaya başladı. Yüzde 50 sinden fazla AKP'li belediyeye ve belediye Başkanına sahip Türkiye de, acaba neden bir AKP'li belediyeye baskın düzenlenmez? Neden AKP'li bir belediye başkanı sorgulanmaz? Bu polisler AKP'li belediyelere niye gitmezler bu polisler? Giderlerse niçin bir tane yolsuzluk dosyası ortaya çıkmaz? Deniz Feneri kapandı gitti? Kayseri olayı ise cumhurbaşkanımız kefil olmasına rağmen, sus-pus. Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Bir hafta evvel maliye müfettişleri İzmir Büyükşehir Belediyesini ve Belediye Başkanını; doğru çalıştığından, kayıtları doğru olduğundan dolayı Türkiye de örnek belediye olarak göstermiştir. Yıllardan beri maliye müfettişleri İzmir Büyükşehir Belediyesinin içinden çıkmamaktadır. Sayın Aziz Kocaoğlu için az iş yaptı, çok iş yaptı söylenebilir. Şöyle davrandı, böyle davranmadı denebilir. Ama CHP'nin İzmir de aldığı yüzde 59 oy bir patente dayalıdır. İzmir de yaşayan; AKP'li, CHP'li, MHP'li, SP'li…vs. sorun. Her türlü eleştiri getirilebilir. Ama Aziz Kocaoğlu ile ilgili bir patent vardır. O'da 'yemez, yedirmez'dir. Dürüsttür. Hiç kimse teklif bile edemez. Aziz Kocaoğlu'nun patenti budur. Şimdi seçim üstü bu baskınların anlamı nedir, bilmiyorum. Ama İzmir'i başka şehirlerle karıştırmasınlar. İzmir'i başka şehirlerle karıştırmasınlar. İzmir bizden giden ve 1. Sırada olan Sayın Kültür Bakanımız Ertuğrul Günay'ın bile bu olaydan sonra yeri garanti değildir. CHP'nin İzmir'de uğradığı bu haksızlığın dersini AKP kendi seçmeninden ve İzmirli vatandaştan alacaktır. Seçmen AKP'li de olsa Aziz Kocaoğlu'na sürülecek bu lekeyi asla kabul etmez. Sayın Ertuğrul Günay AKP'nin bu yanlış hamlesi nedeniyle parlamentoya gitmeme tehlikesi ile karşı karşıya kalabilir. Kendi kazdıkları kuyuya kendileri düştüler. Bu operasyondan hemen vazgeçilmelidir. Artık bu tür seçim hamleleri Türkiye de çok sıradan, bayağı ve kimin tarafından yaptırıldığı, kimin tarafından kontrol edildiği belli olan operasyonlardır. AKP gerekli dersi İzmir'de alacak. " dedi.

"Tanrıverdi'nin sadece soyadı güzel"

Ören;"Manisa da ise sözünü icraatla tamamlayamayan AKP'nin birinci sıra adayı Sayın Hüseyin Tanrıverdi'nin soyadı çok güzel. Ama sadece güzel soyadıyla iş yapma kapasitesi olmaz. Sayın Tanrıverdi'nin çok güzel bir soy adı var. O güzel soyadının dışındaki güzellikleri ortaya koyar ve yapar ise, Manisa'nın seçmeni ancak o zaman kendisine ilgi duyar. Ama Sayın Tanrıverdi şu an ki davranış biçimi ile, soyadının dışında çok sığ, bayağı, sıradan, birinci sıra adaylığının ağırlığını çekebilecek açıklamalar yapmıyor. Sayın Tanrıverdi'nin bu bayağı açıklamaları CHP'yi her geçen gün bir puan- iki puan daha öne çıkarıyor. 12 ;Haziran'da CHP Manisa da birinci parti olarak çıkacak. "

"İstifalar mühim değil"

İstifalarla ilgili de açıklama yapan Hasan Ören;"Seçim üstü AKP'den, CHP'den, MHP'den hiçbir kıymeti yok. Seçim üstü istifalar oluyorsa mühim değil. Siyasi partilerin gelecekleri bunlara kalmadı. Bizde gidelim başka partilerden birkaç kişiyi ikna edelim, ortalık bulandıralım. Bunlar boş çabalardır. Bence siyaset buna pirim vermemeli. Zaten vermeyecekte. Siyaset insanların zaaflarının olduğu noktada kullanılacak olan bir malzeme değildir. Seçime 40 gün kalmış. Bugüne kadar CHP içinde bu aksaklıkların olduğunu görme dimi bu istifa edenler? Veya fazlalıkları görmediler mi? Bunlar karalama ve yaralama politikalarıdır. Ama CHP bundan yara almaz. CHP daha çok güçlenir. Şimdi AKP'den 5 kişi istifa etse, CHP'ye gelse ne olur? Ben Sayın Hamza Kopal'dan rica ediyorum. Böyle bir talep olursa lütfen kabul etmeyiniz. Lütfen; bunu lehimize malzeme konusu bile yapmayalım. Çünkü bizim CHP olarak Manisa'nın seçmenine ekonomik, sosyal yönden, yaşamını kolaylaştıracak, rahat ettirici çözümleri anlatıyoruz. Bu tür siyasi manevralardan medet ummuyoruz." Dedi.

"Sayın Tanrıverdi'nin cesareti varsa karşıma çıksın"

Hasan Ören Hüseyin Tanrıverdi'yi canlı yayında tartışmaya davet ederek;" Sayın Başbakandan izinleri var ise AKP'lilerin nerde, hangi kanalda olursa olsun çıksınlar karşıma canlı yayında konuşalım. 8 yıldan beri Recep Tayyip Erdoğan'ın dışında hiç kimse ile canlı yayına çıkılmıyor. Bu programlar hiçbir AKP'li milletvekili programlara katılmıyor. Ya söyleyecek lafları yok. Yada bizimle çıkıp, bizimle baş edebilecek cesaretleri yok. Bunların cesaretleri yok. Bu ağır bir kelimedir. Sayın Hüseyin Tanrıverdi nerede istiyor ise, nasıl istiyor ise, kimler soracaksa gelsin konuşalım. Sayın Tanrıverdi'nin mecliste dediği gibi 'aman ha pamuklu Mensucat'a beni bulaştırmayın' istediği de kabul. Pamuklu Mensucat'ı da konuşmayız. Hiç açmayız o konuyu. İçinden çıkamayacağını söylediği 'Et balık Kurumu meselesini de hiç açmayız. 'Büyüklerim var. Ben bu 2 konu içinden çıkamam' diyorsa Sayın Tanrıverdi, Söz O konuları hiç açmayacağım. Gelsinler karşımıza konuşalım. Cesaretleri varsa. Konuşalım. Mazotun nasıl 1, 5 lira ya verileceğini anlatalım. Şu an gemilere nasıl 90 kuruşa mazotu verdiğinizi anlatalım. CHP'nin 41 sözünü konuşalım ve tartışalım. Burada konu yenme -yenilme değildir. Kamu vicdanı ve inancıdır. Gelsinler tartışalım. " dedi.

Kaynak: Bültenler