Nurseli İdiz Cep Telefonunu Bıraktı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ergenekon Soruşturması Kapsamında Göz Altına Alınan Nurseli İdiz Yaşadıklarını Hürriyet'e Anlattı.

ERGENEKON SORUŞTURMASI KAPSAMINDA GÖZ ALTINA ALINAN NURSELİ İDİZ YAŞADIKLARINI HÜRRİYET'E ANLATTI.

Nurseli İdiz, geçtiğimiz perşembe günü aralarında 'Sisi' lakaplı menajer Seyhan Soylu'nun da bulunduğu 16 kişiyle birlikte Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Savcılık soruşturmasının ardından pazar günü serbest bırakılan İdiz, Seyhan Soylu'nun yürüttüğü 'Cumhuriyet Kadınları' adlı belgesel projesinin koordinatörlüğünü yapıyordu. İdiz, yaşadıklarını Hürriyet'e anlattı.

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındınız, savcılık sorgusunun ardından da serbest bırakıldınız. İddiada yer almamasına rağmen, silah kaçakçılığı yaptığınız için gözaltına alındığınız yazıldı...

Artık cep telefonu kullanmayacağım

Telefon dinlemesine takıldığınız için göz altına alındığınız doğru mu?

Bu olaydan sonra cep telefonu taşımamaya karar verdim ve cep telefonumu kaldırıp attım. Bu herkes için geçerli, insanların özel neyi varsa birileri tarafından bilinmesi çok ayıp bir şey. Bu gibi durumlarda insan kendisini savunmasız hissediyor. Çünkü en özel anlarınızı paylaştığınız cümleler, karşınıza getiriliyor. Bu konuda da herkesin dikkatli olması gerek. Ayrıca karşı tarafın da dinlenebiliyor olma ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerek. Böyle bir durumda başka ne söylenebilir, bilmiyorum. Tek bildiğim şey bundan sonra cep telefonu kullanmayacağım. Uzun bir süre tatile gidip kafamı dinleyeceğim.

Ben bunu espri olarak söyledim. Sağlık kontrolünden geçirilmek için hastaneye sevkedildik. Gazeteciler neden gözaltına alındığımızı biliyorlar sonuçta... Sorduklarında da sırf espri olsun diye 'Silah kaçakçılığı yüzünden' dedim. Bunu ciddiye aldıklarına inanamıyorum! Biz hiçbir zaman hiçbir şeyden kaçmıyoruz. Elbette çok yaralayıcı bir şey bu, böyle bir soruşturma kapsamında terörle mücadele ekipleri tarafından gözaltına alındık. Ama suçlu olmadığımız kanıtlandı. Belirli bir prosedür var, onlar bu prosedüre uyuyorlar. Biz de vatandaş olarak buna uymak zorundayız. Yasa değişikliği şart! Yaşanan şeyi espriye vurup dayanıklı çıktık. Elbette psikolojik olarak bunlara katlanmak çok zor bir süreç.

'Cumhuriyet Kadınları' projenizle ilgili olarak mı gözaltına alındınız?

Bir neden ya da suçlamada bulunmadılar. Birçok soru sordular. 100 tane sorudan bir-iki tanesi de 'Cumhuriyet Kadınları'na aitti. Bütün sorulan sorulara da cevap verdik. Hiçbir suçlama olmadı, çok da iyi davrandılar bize.

Projeye devam edecek misiniz?

Şu an telefonumu kapattım. Başımı dinlemek için tatil yapmak istiyorum. 'Cumhuriyet Kadınları' projesi de tüm Türkiye'de turne halinde devam edecek, çok da büyük bir patlama var. Gözaltından sonra bu konuda çok daha fazla ilgi gördüm. Proje büyüyerek yayılmaya başlayacak. Daha çok sanata, daha çok üretmeye ihtiyacımız var Türkiye için. Bunlar Cumhuriyet'in ilk öncü kadınları... Hem onların anısına bir saygı duruşunda bulunmak hem de şapka çıkarmak adına çok önemli bir proje bu. Herkesi bu kadınlarımızla ilgili bilgilendirmek gerekiyor. Türk gençlerine Atatürk'ün nutkunu okumalarını tavsiye ediyorum. Tekrar tekrar okusunlar.

Gözaltında tutulduğunuz süreçte neler yaşadınız?

Gözaltı, çok ağır bir süreç. Kendinizi çok kötü hissediyorsunuz. Sonuçta bir hücreye kapatılıyorsunuz.

Yalnız mıydınız?

Evet, herkes hücresinde yalnızdı. Üzerinize demir parmaklıklar kilitleniyor, narkotik suçlular ve siyasi suçlular ile aynı nezarethanede kalıyorsunuz. Zor bir süreç... Dünyayla ilişiğiniz kesiliyor. Gazete yok, kitap yok, görüşme yok... Kızınızla bile görüşemiyorsunuz. Ne verilirse onu yemek zorundasınız. Şehir suyunu kullanabiliyorsunuz. Çamaşır değiştirmeniz, yıkanmanız bile söz konusu değil. Bir sedirin üzerinde sadece battaniye ile yatabiliyorsunuz.

Gözaltındayken en çok neyi düşündünüz?

Kamuoyunun ve medyanın tepkisini merak ediyorsunuz. Bir

Kaynak: Gecce