Nükleer Santrallerde Maliyetin Yüzde 60'ı Güvenlik Giderlerine Harcanıyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Nükleer Güç Santrallerinin İlk Yatırım Maliyetinin Diğer Santral Teknolojilerine Göre Yüksek Olduğunu, Bunda Yüksek Güvenlik ve Kalite Anlayışının Önemli Rol Oynadığını Belirterek, "Nükleer Santrallerde İnşaat Maliyetinin Yaklaşık Yüzde 60'ı, Nükleer Güvenlik Giderlerine Harcanmaktadır" Dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, nükleer güç santrallerinin ilk yatırım maliyetinin diğer santral teknolojilerine göre yüksek olduğunu, bunda yüksek güvenlik ve kalite anlayışının önemli rol oynadığını belirterek, "Nükleer santrallerde inşaat maliyetinin yaklaşık yüzde 60'ı, nükleer güvenlik giderlerine harcanmaktadır" dedi.
CHP Kırklareli Milletvekili Tansel Barış, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler tarafından cevaplanmak üzere TBMM Başkanlığı'na verdiği yazılı soru önergesinde Türkiye'de üretilen ve tüketilen elektrik enerjisi miktarları, elektrik arzı ve nükleer enerji konularında sorular yöneltti. Barış'ın soru önergesini cevaplayan Bakan Güler, 2006 yılı sonu itibariyle 174.6 milyar kilowatt saat olarak gerçekleşen brüt elektrik enerjisi talebinin yüzde 24'ünün mesken, yüzde 14'ünün ticarethane, yüzde 4'ünün
resmi daire, yüzde 48'inin sanayi ve yüzde 10'unun diğer alanlardan geldiğini belirtti. Söz konusu elektrik enerjisinin 573,2 milyon kilowatt saatinin ithalat olduğunu, geri kalan tüm enerjinin Türkiye'de üretildiğini kaydeden Güler, yapılan ithalata karşılık 2 milyon 235 bin kilowatt saat ihracat yapıldığını ifade etti.
Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminin 2006 yılında 176,3 milyar kilowatt saat olarak gerçekleştiğini bildiren Güler, bunun yüzde 74.8'inin termik santrallerden, yüzde 25.2'sinin hidrolik, katı atık, jeotermal ve rüzgar enerjisinden elde edildiğini kaydetti. Güler, 2006 sonu kayıp kaçak değerinin yüzde 15.08 olduğunu açıkladı.
Enerji üretim maliyetlerinin ülkeler arasında büyük farklılıklar gösterdiğini ifade eden Bakan Güler, toplam elektrik üretim maliyetinin santral kurulu gücüne, inşa süresine, paranın zaman içinde gösterdiği değişim oranına ve kredi şartlarına bağlı olarak değiştiğini belirtti. Nükleer güç santrallerinin ilk yatırım maliyetinin diğer santral teknolojilerine göre yüksek olduğuna işaret eden Güler, bunda yüksek güvenlik ve kalite anlayışının önemli rol oynadığını belirtti. Nükleer santrallerde inşaat
maliyetinin yaklaşık yüzde 60'ının nükleer güvenlik giderlerine harcandığını vurgulayan Güler, personel maliyeti, malzeme ve ekipman fiyatı, kurumsal ve düzenleyici çerçeve, altyapı, yer şartları, iskonto oranı, ekonominin büyüklüğü gibi yatırım maliyetini etkileyen unsurların ülkeden ülkeye farklılık gösterdiğine dikkat çekti. Güler, sermaye yoğun teknoloji olduğu için indirgeme oranının yüksek olmasının yatırım maliyetlerini çok etkilediğini bildirdi.
Nükleer yakıt çevrim maliyetinin, yakıtın madenden çıkarılması, işlenerek yakıt haline getirilmesi ve kullanıldıktan sonra yeniden işlenmesi ya da kullanılmış yakıtların nihai depolanması aşamalarındaki tüm maliyetleri kapsadığını kaydeden Bakan Güler, nükleer santrallerde yakıt maliyetinin, hafif sulu reaktörler için kilowatt saat başına yaklaşık 0,5 cent, ağır sulu reaktörler için ise yaklaşık 0,3 cent olduğunu açıkladı. Nükleer yakıt çevrim maliyetinin, toplam elektrik enerjisi üretim maliyetinin
yüzde 15-20'si kadar olduğunu ifade eden Güler, nükleer güç santrallerinde yakıtın toplam maliyet içindeki payı düşük olduğundan nükleer yakıt piyasasındaki değişimlerin, toplam üretim maliyetini az etkilediğini belirtti. Güler, bu özelliğin doğal uranyumlu yakıtla çalışan nükleer güç santrallerinde daha da belirgin olduğunu vurguladı.
İletim hatlarının bakımsızlığı ve eksikliğinin söz konusu olmadığını ifade eden Güler, Türkiye'deki iletim kaybının dünya standartları seviyesinde yüzde 3 civarında olduğunu bildirdi. Güler, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi ile kaynak çeşitliliğinin sağlanmasına büyük önem verdiklerini vurguladı.
Bakan Güler, orta ve uzun dönemde, Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de elektrik üretimini yakıt bazında hidrolik ve yenilenebilir, kömür, doğalgaz, petrol ve nükleer olmak üzere 5 ana unsura dayandırarak kaynak çeşitliliğini sağlamak istediklerini kaydetti.
(ZÇ-CC-CC-Y)









