Arzum Onan ATLATTIĞI O ZOR GÜNLER HAKKINDA AÇIKLAMALARDA BULUNDU.
Hep bir naif tarafınıza vurgu yapılır.
A. Onan: Naif bir yanım olabilir; ama her dem baskın olduğunu düşünmüyorum. Hayatımızın genel seyrini belirleyen bir üslup vardır şüphesiz; ancak az önce de söylediğim gibi tek renkten ibaret değilim.
Önemli bir hastalık geçirdiniz. Peki o zor günlerden sonra hayatı, ilişkileri, dostlukları, çocuğunuzu algılayışınızda neler değişti?
A. Onan: Birçok insanın yaşadığı kötü olayların, daha sert hastalıkların yanında benimki hafif kalır. Hastalığı yaşarken de bu bilinçte olduğum için sahip olduğum birtakım değerleri algılama biçimim değişmedi. 'Neden ben' diye sorgulamadım.
Artık sadece "ben kendi hayatımı yaşamalıyım" dediğiniz oldu mu?
A. Onan: İnsanların başlarına gelen olaylarda tevekkül sahibi olmaları gerekir diye düşünüyorum. Bunun tabii ki kolay bir olgunluk olmadığını biliyorum. Çok da fazla bilmiş bir edayla konuşmak istemiyorum; ancak her şeyin insanlar için olduğunu bilmek nispeten rahatlatan bir duygudur. Dolayısıyla başıma gelen herhangi kötü sayılabilir bir olayda bundan daha kötü bir olay olduğunu düşünmek, her daim şükretmek ve aileme sığınmak asıl değerlerimdendir diyebilirim.
Ara ara eşinizden ayrılacağınız spekülasyonları yapılıyor. Sizce neden böyle düşünülüyor? Zaman zaman Mehmet Aslantuğ'un yalnız katıldığı sosyal yaşam nedeniyle olabilir mi?
A. Onan: Bu tarz spekülasyonlar hep çıkabilir, çıkacaktır da... Bunun önüne geçmek için yaşam biçimimizin normal seyrini değiştiremeyiz. Bunun için de yapabileceğimiz çok fazla bir şey yok. Mehmet'in de elbette benim dahil olmadığım bir sosyal ya da iş hayatı olacaktır. Ya da onun olmadığı, benim katıldığım... Bir hayatı birlikte paylaşmak demek, yapışık ikizler gibi yaşamak demek değildir!...
(Gecce.com) 16.04.2008 20:25
[1307569]