Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), global piyasaları etkisi altına alan krizden Türkiye'nin avantajlı çıkabileceğine dikkat çekerek, Türkiye'nin krizden güçlü çıkabilmesi ve reel sektörün korunması için bir takım önerilerde bulundu.
MÜSİAD'tan yapılan açıklamada, dünyanın şu ana kadar pek görülmeyen bir finansal krizle karşı karşıya kaldığı ve finansal sektörde yaşanan şok iflaslarla sarsıldığı vurgulandı.
Açıklamada, "Süreç hızla tüketici güvenine ve reel sektöre yansımak eğilimindedir. Genelde AB piyasaları büyük bir durgunluk içindedir. Fransa ve İngiltere gibi büyük ekonomiler ise resesyona girmiş ve bu şekilde Avrupa kıtasında durgunluk ve işsizliğe ilaveten maliyet şoklu enflasyon da üst düzeye çıkmış durumdadır" denildi.
Japonya'da büyümenin, ivmesini kaybettiği ve krizin ana üssü olan ABD'de büyümenin hızla gerilediği belirtilen açıklamada, "Oluşan güven erozyonu, bilgi eksikliği ve varolan bilginin de eşitsiz dağılması ve kredi sıkışıklığı nedeniyle finansal piyasalarda fiyat mekanizması etkinliğini büyük oranda kaybetmiştir" denildi.
Açıklamada, söz konusu krizin reel kesimin risk unsurunu arttırdığına dikkat çekilerek, şu önerilerde bulunuldu:
"-Günlük kararlardan kaçınılmalı: Uzun bir süre daha günlük haberlere bağlı oynaklıklar artarak devam edecek görülüyor. Bu nedenle kararlarınızı orta vade için alın ve bunlara bağlı kalın, günlük haberler ile irrasyonel ve yanlış kararlar vermeyin.
-Yasal ortam, değişen mevzuat sıkıca takip edilmeli: Yaşanan sıkıntılar nedeniyle içeride ve dışarıda mevzuat, yasalar, tedbirler sürekli değişiyor. Bunlar dikkatle takip edilmeli, herkes kendi açısından bunların gereğini yerine getirmeli.
-Satış ve büyümede muhafazakar politika dönemi: İçeride ve dışarıda satışlar yavaşlayacağından, iki yönteme ağırlık verilmeli. Bir yandan alternatif piyasalar ve yeni pazarlama yöntemleri geliştirilerek var olan talep yakalanmalı. Öte yandan bunlar yapılamıyorsa şirketlerin büyüme hedefleri geçici olarak sınırlanmalı, iştahlı değil, muhafazakar davranılmalı.
-Maliyetler kontrol edilmeli: Girdi maliyetlerinin çok arttığı bir dönemde elden geldiğince maliyet düşürmeye odaklanılmalı.
-Nakit ihtiyacı azaltılıp likit kalınmalı, harcamalarda tasarruf yapılmalı: "Nakit nasıl tutulmalı' sorusuna her birey veya işletmeci kendi ihtiyaçlarına göre cevap vermeli, tasarruf araçlarını tayin etmeli.
-Mali varlıklar ve döviz kurlarındaki dalgalanmaya dikkat edilmeli: Belirsizlik ortamı sona erinceye kadar mali varlıkların fiyatlarında ve döviz kurlarında aşağı ve yukarı yönlü dalgalanma devam edeceğinden, bu risklere karşı açık pozisyonlar alınmamalı.
-Pariteler dalgalı olduğundan aynı para biriminde işlem yapılmalı: Alacak-verecekte vade ve döviz yapısı uyumuna dikkat edilmeli, elden geldiğince borç ve alacak aynı para birimi üzerinden olmalı.
-Borçlanma ihtiyacı azaltılmalı, sermayeden yemeli: Yaşanan küresel darboğazda yerli ve yabancı kaynak kullanımına bağımlılık azaltılmalı, özellikle banka kredilerine dayalı nakit akımları gözden geçirilmeli.
-Girdi ve emtia fiyatlarındaki oynaklığa dikkat etmeli: Maliyet hesaplarında oynaklıklar göz önünde bulundurulmalı ve satış fiyatlarını oluştururken de bu oynaklık riskleri hesaba katılmalı, vadeli işlemler yaparak girdi fiyatları, emtia ve kurlardaki oynaklıklara karşı garantiler oluşturulmalı." (ANKA)
(NUR/BÜN)