Anavatan Partisi Genel Başkanı
Erkan Mumcu, cumhurbaşkanlığı konusunda Başbakan Recep Tayip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal'ı "bahis" tutuşmakla suçladı.
Mumcu, NTV'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Mumcu, Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı konusunda "sürpriz olabilir" sözlerini "kamuoyunu oyalama sözleri" olarak değerlendirdi.
Mumcu, "AKP hükümeti parlamentodan seçmek konusundaki kararlılığını ifade ediyor. Bu kararlılığı ifade ettikten sonra bunun sürprizi falan olmaz" dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanlığı seçimi konusunu kılık kıyafet meselesine indirgediğini savunan Mumcu, "Benim gördüğüm kadarıyla CHP bu tavrıyla AKP'yi kışkırtıyor. Yani Erdoğan'ı cumhurbaşkanı seçmek konusunda kışkırtıyor" iddiasında bulundu.
İŞİ KARAKOLA DÜŞÜRMENİN DERDİNE DÜŞMÜŞLER
Mumcu, 367 tartışmaları çerçevesinde CHP'nin Anayasa Mahkemesi'ne gitme sinyali konusunda ise "Biz çözümü demokrasi içinde, çözümü TBMM'de bulmak durumunda olan yapılarız. Yani 'TBMM çözüm bulmasın da iş mahkemeye kalsın' demek bana çok tutarlı, çok demokratik bir yaklaşımmış gibi gelmiyor" dedi.
Mumcu, CHP'ye "CHP Anayasa Mahkemesine götürecek yerde bir Anayasa değişikliği konusunda bizimle işbirliği yapmaktan neden kaçıyor? Başından beri söylüyorum; Cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönünde bir Anayasa değişikliği teklifi, eğer bugün CHP ve bizim imzamızla verilse AKP bundan kaçamayacaktır" çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanlığını halkın seçmesi konusunda bir sistem yanlışının düzeltilmesi gerektiğini belirten Mumcu, Erdoğan ve Baykal'ı şöyle eleştirdi:
"Türkiye'de bu krizi niye yaşıyoruz biz? Türkiye niye 2 yıldır 10 milyarlarca dolar ilave faiz ödüyor? Kim ödüyor bunu? Recep Tayyip Erdoğan mı ödüyor? Veya Deniz Baykal mı ödüyor? Bunu en sıradan vatandaş ödüyor. İnsanlar hayatlarıyla bedel ödüyorlar, bizimkiler burada bahis tutuşuyorlar. İşi karakola düşürmenin derdine düşmüşler."
YILMAZ'IN YOLU AÇIK OLSUN
Mumcu, eski Başbakan Mesut Yılmaz'ın Rize'den bağısız milletvekili olacağı yolunda basında çıkan iddiaların sorulması üzerine ise şu yanıtı verdi:
"Olabilir, bilmiyorum, yani, ben de kendimle ilgili yazılanları okuduğumda şaşırıp kalıyorum. Belki Sayın Yılmaz da aynı şekilde kendisiyle ilgili yazılanları okuduğunda şaşırıp kalıyordur. Belki de gerçekten böyledir. Böyle olması da olmaması da beni ilgilendirmiyor. Benim bildiğim; kendisi Partimizin üyesi, benim bildiğim o. Kendisi Partimizin eski bir genel başkanıdır. Hatasıyla sevabıyla, eğrisiyle doğrusuyla bu partinin içinde bir yeri var. Bunu yok saymak, bunu görmezden gelmek hiçbir aklı başında insanın makul görebileceği bir şey değildir ama kendi tercihi böyle bir şeyse, bilmiyorum, buna da saygı göstermek icap eder. Ben buna da saygı gösteririm. Siyasette bütün bunlardan kıyametin kopmadığını öğrenecek kadar tecrübem var. Yani siyasetin istikamet demek olduğunu, siyasetin bir maraton olduğunu bilecek kadar bir tecrübem var. O bakımdan beni hakikaten, çok samimi olarak söylüyorum, ilgilendirmiyor. Beni hiçbir şekilde meraklandırmıyor, "acaba öyle mi böyle mi", öyle de olur böyle de olur, öylesi de olur böylesi de olur. Hayatta bu çeşitlilik var. Oluyor böyle şeyler, ne diyeyim, yolları açık olsun."
ERDOĞAN İYİ BİR CUMHURBAŞKANI OLAMAZ
Mumcu, Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığının Türkiye'yi kaosa götürüp götürmeyeceğinin sorulması üzerine ise "Kendi kişisel tarihi içinde biriktirdikleri, birikimleri ve hayata ilişkin tutumları, cumhurbaşkanlığı gibi kritik bir görevde bulunmasının çok da verimli olmayacağını bana söylüyor. Yani ben şunu söylerim; kaos çıkar diyemem ama iyi bir cumhurbaşkanı olamayacağını biliyorum" yanıtını verdi.(ANKA)