Muhsin Yazıcıoğlu’nun Ölümü İle İlgili Olay Yaratacak Açıklamalar

Siirt'e Gelen Gönülden Bağlılar Platformu Kurucu ve Sözcüsü Nihat Eren; Platform, Helikopter Kazası ve Gündem İle İlgili Soruları Cevapladı.

Daha sonra yerel haber sitelerinden Siirt Manşet'e bir röportaj veren Nihat Eren, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümü ile ilgili şok açıklamalarda bulundu. Muhsin Yazıcıoğlu'nun geçirdiği kazayla ilgili konuşan Erin, kazadan 15 gün önce de Yazıcıoğlu'na suikast yapıldığını ve bu durumu rahmetli genel başkanın engin hoşgörüsünün ortaya koyduğu fikirlerle hep geçiştirdiklerini belirterek Yazıcıoğlu'nun birçok kazaya muhatap olduğunu belirtti.

YAZICIOĞLU HASTANE YERİNE BAŞKA YERE Mİ GÖTÜRÜLDÜ?

MYGBP Kurucu ve Sözcüsü Nihat Eren, Kayseri Valisi Mevlüt Bilici'nin "Kurtarma ekipleri olay yerine ulaştı. Yazıcıoğlu yaralı, şuuru açık hastaneye götürülüyor" şeklindeki açıklamaya da değindi.

Nihat Eren, Kayseri Valisi aslında doğru bir bilgi aldığını belirterek; "Bizim de ortak kurduğumuz bir varsayım, belki de Allah rahmet etsin Muhsin Bey'e giden ilk ekip buldu ve yapılan kontrolde kaburgasında zedelenme, ayağının kırık olduğunu gördüler ve bunu Kayseri Valisi'ne söylediler. Kayseri Valisi tabi belki Emniyet, İstihbarat ve Valilik gerçekten bu açıklamayı yaptığı ancak kötü niyetli ve işte rahmetliye suikast de bulunanlar hiç beklenmedikleri bir kurtarma ameliyesinin gerçekleştiğini görünce müdahale ettiler." şeklinde açıklamalarda bulundu.

Nihat Eren, kamuoyuna şu ana kadar hiç açıklama yapmadıkları bazı konulara da değinerek, Yazıcıoğlu'nun söz konusu hastane yerine başka bir yere bırakılmış olabileceğine dikkat çekti. Eren, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: "Bir iddiaya göre yani bunları tekrar ediyorum kamuoyuna hiç konuşmadım ama bir iddiaya göre rahmetli Genel Başkanını söz konusu hastane yerine başka bir yere aldılar ve orda belki tuttular ve belki orda kasti canına kıydılar ve ondan sonra tekrar kaza yerine getirip bıraktılar. Dolayısıyla burada Kayseri Valisinin bu kadar kendinden emin açıklamasını yanlıştı ve bulmayı geciktirdi diye yorumlayanlar olduğu gibi hayır, bu doğru bir tespitti. Kayseri Valisin e verilen doğru bilgiydi. Bunu o bilgiyi kamuoyuyla beraber bu şer kuvvetlerde alınca engellediler. Muhsin Yazıcıoğlu'nu yaralı halde aldılar, sonra canına kastettiler ve tekrar helikopter kazası sonucu ölmüş gibi yerine koydular diye bir iddia var. Bunu asla biz doğrulayamıyoruz. Çünkü bunu doğrulayabilecek mercide değiliz."


YAZICIOĞLU'NUN SİM KARTI VE İHA MUHABİRİNİN ÇEKTİĞİ FOTOĞRAFLARA NE OLDU?

İHA Muhabiri İsmail Güneş'in olay sonrası çektiği fotoğraflardan haberinin olmadığını belirten MYGBP Kurucu ve Sözcüsü Nihat Eren, yardım talebi için yaklaşık 1 saat boyunca telefon görüşmesi yapan bir kişinin fotoğraf çekmemeyi akıl etmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Erin, sim kartı ve fotoğraf makinesindeki filmlerin aynı güçler tarafından alındığı iddiasında bulunarak; "Rahmetli genel başkanımızın da cep telefonunun sim kartı çıkarılmıştı. Teslim edildiğinde dolayısıyla o anda sim kartı kim çıkardıysa muhtemelen İsmail Güneş'in rahmetlinin çektiği fotoğraftaki filmleri de veya fotoğraf makinesinin kasetini de alan aynı güçler." açıklamasında bulundu.

HELİKOPTER NEDEN PATLAMADI?

Kazanın meydana geldiği bölgenin çok dik Yamaçlı olmadığını belirten Nihat Eren, uçağın burun üstü yere çakıldığını belirtti. Kaza sırasında patlamanın neden olmadığını da merak ettiklerini belirten Eren, teknik bir konu olan bu durumun da araştırılması gerektiğini açıkladı.

ENKAZI BULAN KÖYLÜLER TEHDİT Mİ EDİLDİ?

MYGBP Kurucu ve Sözcüsü Nihat Eren, enkazı bulan köylülerin cep telefonlarına el konulmasıyla ilgili; görüntülerin medyaya satılacak olması ihtimalinin hiç sağlıklı ve mantıklı olmadığına değindi.

Kazanın kamuoyuna farklı anlatıldığı konusunu da dile getiren Eren, "Muhtemelen köylülerin daha sonra Gülefer Hanımefendi'ye de verdiği ifadesinde özellikle bir köylünün "bizim çoluk çocuğumuz var" manasındaki sözlerinden anlıyoruz ki kamuoyuna kazanın görüntüsü ve kaza sonrası o tablo kamuoyuna farklı anlatıldı. O köylüler zaten bu işi gönüllü yapmışlardı yani resmen vazifeli değillerdi. Dolayısıyla gerçek görüntüleri oradaki köylüler tarafından anlatılmasın diye de hem belki tembihlendi, tehdit edildi, hem de böyle bir şey yapmalarını engellemek içinde cep telefonlarına el konuldu." iddialarında bulundu.

Nihat Eren, Siirt'in yerel haber sitelerinden Siirt Manşet'e verdiği röportajın son kısmında Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın konuyla ilgili talimatlar vereceğine inandıklarını belirtti.

7