Muğla: Knidos Antik Kenti İçin Sponsor Aranıyor
Akdeniz'in en büyük antik liman şehirlerinden biri olarak gösterilen Datça Knidos Antik Kenti'nin gün yüzüne çıkarılması için sponsor aranıyor.
Akdeniz'in en büyük antik liman şehirlerinden biri olarak gösterilen Datça Knidos Antik Kenti'nin gün yüzüne çıkarılması için sponsor aranıyor.
Kentin ünlü Korint Tapınağı'nın restorasyonu için Anıtlar Kurulu'ndan izin çıkarken, dünyada başka bir örneği bulunmayan Liman Çeşmesi'nin restorasyonunu Marmarisli adı açıklanmayan bir işadamı üstlendi. Muğla Valisi M. Temel Koçaklar, Knidos Antik Kenti'nde süren kazı çalışmalarını yerinde inceleyerek kazı heyetinden bilgi aldı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özgan, Knidos'ta elektrik bulunmadığını belirterek Vali Aksoy'dan bu konuda yardım ve Korint Tapınağı restorasyonu için bir sponsor bulunmasını istedi. Konya Selçuk Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ramazan Özgan'ın, Alman arkeolog eşi Christine Bruns Özgan ile 17 yıldır sürdürdüğü kazılarda, Afrodit Yontusu ile ünlü Knidos'un bazı bölümleri ayağa kaldırılabilir hale geldi. İlk etapta Liman Çeşmesi'ni ayağa kaldıracaklarını belirten Prof. Dr. Özgan, "Çeşmenin dünyada bir benzeri yok. Çeşmenin bir minyatürünü yaptık. Bütün parçalarını bulduk. Üzerinde 'Brokrates'in Knidoslular'a hayratı' yazılı. 3 bin yıl kadar önce bir hayırseverin yaptırdığı çeşmeyi ayağa kaldırmak, yeniden insanların hizmetine sunmak için bu günün bir hayırseveri gerekliydi. Onu da Marmaris'te bulduk. Şimdilik adını gizlediğimiz bu hayırsever önümüzdeki günlerde çeşmenin restorasyonunu başlatacak" dedi.
Knidoslular'ın antik dönemde çok zengin olduklarını, zenginliklerinin kentin tüm yapılarına yansıdığını ifade eden Prof. Dr. Özgan, "Yunanistan'da Defli Tapınağı'nın hazine dairesi de Knidoslular tarafından yaptırılmıştır. Knidoslular mimariye, sanata büyük önem vermiş. Çok sayıda tapınak ve tiyatro yaptırmışlar. Bu tapınakların en ünlüsü Datça Yarımadası'nın bu uç noktasında kentin zirvesinde yer alan Korint Tapınağı. Tapınağın tüm yapı malzemeleri ortayı çıkarıldı. Çizimleri yapıldı. Restorasyon projesi hazırlandı. Projeye Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan onay çıktı. Şimdi bu işi yapacak bir sponsor arıyoruz. Sponsor bulunursa restorasyona hemen başlanacak" diye konuştu.
Prof. Dr. Özgan bu yıl yapılan kazılarda kentin 2. tiyatrosunu bulduklarını kaydederek, "Kentin büyük tiyatrosu biliniyordu. Orada büyük bir tahribat yaşanmış. Deniz kıyısında ondan küçük bir tiyatro bulduk. Ötekine göre küçük olan bu tiyatro 5 bin kişilik ve önemli bölümü sağlam kalmış. Tamamen mermer olan bu tiyatronun özelliği Roma tiyatrolarına benzemesi. Eğer sponsor bulunabilirse, ayağa kaldırabileceğimiz 3. yapı bu olacak" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Özgan, mevcut haliyle de denizden çok sayıda turist çeken Knidos'un bazı bölümlerinin Efes gibi ayağa kaldırılması halinde dünya çapında bir çekim merkezi olabileceğini söyledi. Prof. Dr. Özgan Knidos ile ilgili olarak şu bilgileri verdi:
"Knidos önce İngilizler tarafından keşfedildi. İngilizlerin (1749) Lord Charlemont ile başlattıkları kazılar, Sir Charles Newton ile 1858'lere kadar sürdü. Bu kazılar sırasında başta 3 metre uzunluğunda ve tonlarca ağırlıkta aslan yontusu ve oturur vaziyette Demeter Yontusu İngiltere'ye götürüldü. Biritish Müzesi şaheserleri olarak bilinen bu eserlerin dışında nelerin götürüldüğü bilinmiyor. Knidos'a 1967 yılında Amerikalılar geldi. Iris C. Love'nin yürüttüğü kazılar da 1977 yılına kadar sürdü. Türk hükümetinin durdurduğu bu 10 yıl süren kazılarda yöre halkına göre Amerikalılar buradan çok sayıda eser götürdü. Geride, bugün insanlar için tehlike arz eden adeta talandan geri kalmış dev çukurlar kaldı."









