MHP'li Vural: Bu Komplonun Aktörleri Ortaya Çıkarılmalı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Askeri Savcılığın İrticayla Mücadele Belgesi'nin Genelkurmay'da Hazırlanmadığına Yönelik Açıklamasını "Hem Demokrasimize Hem Siyasetimize Yönelik Bu Komplonun Aktörlerini Muhakkak Ortaya Çıkartmamız Gerekiyor" Şeklinde Değerlendirdi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Askeri savcılığın İrticayla Mücadele Belgesi'nin Genelkurmay'da hazırlanmadığına yönelik açıklamasını "Hem demokrasimize hem siyasetimize yönelik bu komplonun aktörlerini muhakkak ortaya çıkartmamız gerekiyor" şeklinde değerlendirdi. Vural, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın "darbecilerin yargılanması'nın önünün açılmasıyla ilgili Anayasa'nın geçici 15'nci maddesinde değişiklik önerisine destek vererek, MHP olarak kendilerinin de 12 Eylül mağduru olduklarını söyledi.

Vural, Meclis'te gazetecilerin soruları üzerine, Askeri Savcılığın "İrticayla Mücadele Belgesi'yle ilgili yaptığı açıklamayı değerlendirdi. Belge üzerinden bir süredir yürütülen tartışmalar olduğunu belirten Vural, "İddia edilen kurum tarafından hazırlanmadığı kanaati hasıl olmuşsa kim tarafından neden hazırlandığı, nerede hazırlandığı ve ne amaçla hazırlandığı, kimler tarafından servis edildiğinin ortaya çıkarılması gerekir" dedi. Türkiye'de asker-sivil gerilimi üzerinden Türk siyasetinin parsellenmek istendiğini savunan Vural, "Bir şey için "yoktur' demek, "burada hazırlanmamış' demekle iş bitmez. Burada hazırlandığını iddia edenlerin böyle bir belgenin fotokopisi ortada olduğuna göre, nerede hazırlandığını ortaya koyması lazım. Hem demokrasimize hem siyasetimize yönelik bu komplonun aktörlerini muhakkak çıkartmamız gerekiyor. AKP bu konuda bir suç duyurusunda bulunmakla sıyrılamaz. "dedi.

BAYKAL'IN ÖNERİSİNE DESTEK

Genelkurmay tarafından hazırlanmadığı tespiti gerçek ise bu durumda "AKP'yi bitirme planı' olarak sunulan belgenin kime "cansuyu' verdiğinin tespit edilmesi gerektiğini de dile getiren Vural, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın "darbecilerin yargılanmasının' önünü açacak olan Anayasa'nın geçici 15'nci maddesinin değiştirilmesiyle ilgili önerisini de değerlendirdi. Vural şunları söyledi:

"Demokrasiye, milli iradeye müdahalenin kabul edilmesi mümkün değildir. Anayasada böyle bir müdahaleye hukuki bir dokunulmazlık, hukuki bir kılıfın yer alması da doğru değildir. Bu konuda AKP ne yapacak, bekliyoruz. Sayın Başbakan zaman zaman düğün şahitliğinde Kenan Evren'le buluşuyor. Çankaya Köşkü'nde yemekler veriliyor. Türkiye'de darbe sonrası ya da muhtıra sonrasında siyasi rant elde edenler vardır, var olmuştur. Halen darbe günlükleri ekseninde yürüyen bir dava var. Ortada somut bir müdahale olduğuna göre, bu somut müdahaleyi yapanlarla ilgili ne yapılabilir? Hükümet, Sayın başbakan bu konuda, gerekli adımı atmalıdır. Darbe amacına ulaşmış darbe olmuşsa, bir şey yapılmaz ama söylentiler varsa bununla ilgili suç duyurusunda bulunabilir ya da siyaset üretilebilir. Bu olmaz. O zaman bu asker-sivil geriliminden nemalanmak isteyen bir siyasetle karşı karşıyayız demektir."

"MHP OLARAK BİZ DE DARBE MAĞDURUYUZ"

MHP olarak kendilerinin de 12 Eylül mağduru olduklarını ifade eden Vural, "Mesele darbe söylentileri üzerinden siyaset üretip sırça köşklerde oturmak değildir. 3 Kasım 2002 seçimleri öncesinde siyasete müdahale etmek isteyen siyaset dışı, yurtdışı aktörlerin girişimleri karşısında hangi demokrat tavrı paylaşmışlardır? 27 Nisan bildirisine gelinmeden önce, sayın genel başkanımız "cumhurbaşkanlığı seçiminden önce seçim yapalım da Türkiye bir müdahale ile karşı karşıya kalmasın' dediği zaman acaba niye kılları kıpırdamadı? 27 Nisan bildirisini 22 Temmuz'a kadar bir siyaset malzemesi olarak seçim meydanlarında kullananlar, 4 Mayıs'ta Dolmabahçe'de baş başa konuştular. Dolmabahçe'de ne konuşuldu? Bu gerçeklerin ortaya konulması lazım. Bütün bu aktörlerin maskelerini düşürmeye de biz varız. Biz bu demokratik tavrı ortaya koyduk ama AKP'de göremedik. AKP'nin bu konudaki duruşunu merak ediyorum. "diye konuştu. (ANKA)

EG/NK

Kaynak: ANKA