MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Sadece Sınır Ötesi Değil, Sınır Berisi de Etkisiz Hale Getirilmeli"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Irak'ın Kuzeyine Yapılan Kara Harekatına Tam Destek Vererek, "Unutulmaması Gereken Husus, Bugün Üzerine Sınır Ötesi Harekat Yapılan Bölücü Terörist Unsurların Menşeinin Maalesef Türkiye İçindeki Mihraklar ve İhanet Odakları Olmasıdır. Bu Nedenle İcra Edilen Kara Harekatının Kalıcı ve Etkili Olabilmesi İçin Yalnızca Sınır Ötesinin Değil, Sınır Berisinin de Etkisiz Hale...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Irak'ın kuzeyine yapılan kara harekatına tam destek verdi. Bahçeli, "Unutulmaması gereken husus, bugün üzerine sınır ötesi harekat yapılan bölücü terörist unsurların menşeinin maalesef Türkiye içindeki mihraklar ve ihanet odakları olmasıdır. Bu nedenle icra edilen kara harekatının kalıcı ve etkili olabilmesi için yalnızca sınır ötesinin değil, sınır berisinin de etkisiz hale getirilmesi gerekmektedir" dedi. Bahçeli, TSK'nin görevini tamamlayıp yurt içindeki birliklerine dönerken, hassas noktalarda kuvvet bırakarak 'güvenlik kuşağı' oluşturması gerektiğini savundu. Bahçeli, türbanla ilgili de YÖK Kanunu'nun ek 17'nci maddesi konusunda AKP'nin tutumunu eleştirerek "Biz, bizimle mutabık kalarak taahhüt içine girmiş siyasal muhataplarımızdan da aynı fazilet ve ahlaka sahip olduklarına inanmak isteyen köklü ve erdemli bir siyasal geleneğin temsilcisiyiz" dedi.

MHP Lideri Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında, Irak'ın kuzeyine düzenlenen kara harekatı ile türban ve YÖK Kanunu'nun ek 17'nci maddesine ilişkin tartışmaları değerlendirdi. Mehmetçiğin, olumsuz hava ve coğrafya şartlarına rağmen iftihar edilecek bir mücadele içinde olduğunu belirten Bahçeli, eksi 20 derece soğuk altında, karla kaplı yüksek bir coğrafyada, 35 kiloluk teçhizatı taşıyarak yürütülen operasyonun her türlü takdirin ve övgünün üstünde olduğunu söyledi. Genelkurmay'dan yapılan açıklamalardan, teröristlerin yuvalandığı noktaların ele geçirildiği ve çok sayıda teröristin etkisiz hale getirildiğinin anlaşıldığını ifade eden Bahçeli, "Bu kürsüden Milliyetçi Hareket mensuplarını, milliyetçi ve ülkücü gençliği canı gönülden hissettiklerini bildiğim derin acıları, aziz şehit naaşlarının kaldırıldığı mukaddes meydanlarda paylaşmaya bekliyorum" diyerek, MHP'lileri şehit cenazelerine katılmaya çağırdı.

-"ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ"-

Temennilerinin en az kayıpla en büyük başarının gelmesi, teröristlerin ve terör yuvalarının ele geçirilerek çeyrek yüzyıldır süren ihanete kesin olarak son verilmesi olduğunu kaydeden Bahçeli, "şehitler ölmez, vatan bölünmez" dedi. PKK terör örgütünün yıllardır Irak'ın kuzeyinde yuvalandığı, Barzani'nin hoşgörüsü ve desteğiyle faaliyetlerini serbestçe sürdürdüğü ve ABD'nin ise verdiği bütün sözlere rağmen teröristlere karşı son aylara kadar hiçbir müdahalede bulunmadığını kaydeden MHP lideri, şunları söyledi:

"Daha önceki operasyonlardan farklı olarak bu harekat son beş yıldır, aziz milletimizin birikmiş beklentilerinin, öfkesinin dışa yansımasının bir ifadesidir. Yapılmaya başlanan operasyon için önce hükümetin ve sonra uluslar arası güçlerin harekete geçirilmesindeki zorluk dikkate alındığında bu ortamın çok iyi değerlendirilmesi, harekatın siyasal, psikolojik, diplomatik ve ekonomik anlamda kapsamlı bir topyekun mücadeleye dönüşmesi elzemdir. Bu itibarla, ilk bölücü terör eyleminin başladığı 1984'den bu yana geçen yirmi dört yıl boyunca, milletimize musallat olmuş terör belasının tamamen ortadan kaldırılması ve işbirlikçilerinin susturulması için,icra edilen kara operasyonu ile büyük bir fırsat doğmuş bulunmaktadır. Bu operasyonla Türkiye, üzerindeki çaresizlik ve teslimiyet baskısını kaldırarak, ülke üzerinde oyun oynanmasına izin vermeyeceğini Silahlı kuvvetlerinin gücü ile bir kez daha gösterecektir. Ancak gelişmeler konunun yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin müdahale gücüne ve kabiliyetine ihale edildiğine işaret etmektedir. Anlaşıldığı kadarıyla hükümet, ABD makamları ile yaptığı görüşmelerden elde edebildiği sınırlı imkanları yeterli görmekte, ilave tedbirleri almaktan kaçınmayı tercih etmektedir."

-"KARA HAREKATIYLA EŞ ZAMANLI EKONOMİK VE SİYASAL YAPTIRIMLAR UYGULANMALI"-

MHP Genel Başkanı Bahçeli, yapılan harekat sonucunda kaçan PKK teröristlerinin yerel peşmerge reislerine sığınacakları ve izlerini yerel halkın içinde kaybettireceklerini savunarak, hükümetin yapılan kara harekatı ile eş zamanlı olarak acilen bölge üzerinde ekonomik ve siyasal yaptırımlar başlatması gerektiğini savundu. Bahçeli, "Ancak hükümet yetkililerinin bu konuda yaptıkları açıklamalar harekatın kapsamı, hedefleri ve süresi bakımından sınırlı olduğu izlenimi uyandırmaktadır. Bu kapsamda olmak üzere geçtiğimiz aylarda, MGK toplantılarında konuşulan ve hükümet yetkililerinin de açıkladığı arkası gelmeyen tedbirler şimdi uygulanmalıdır. Habur sınır kapısından geçiş, Irak'ın Kuzeyine ekonomik yaptırımlar ve enerji kısıtlaması hususu acilen değerlendirilmelidir" dedi. Bahçeli, MHP'nin, operasyon kapsamında atacakları her adım için siyasi iktidarın ve Mehmetçiğin arkasında olduğunu da kaydetti.

-"GÜVENLİK KUŞAĞI OLUŞTURULMALI"-

Havadan desteklenen kara harekatının, Türkiye'nin meşru, haklı ve gerekli bir askeri güç kullanımı seçeneği olduğunu kaydeden Bahçeli, hükümetten gelen "dünyayı ikna ettik", "diplomasinin başarısı" gibi gerekçelerle, haklı olunan bir davanın sulandırılmaması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Türk Silahlı Kuvvetleri, görevini tamamlayıp yurt içindeki birliklerine dönerken, bu hassas noktalarda kuvvet bırakarak 'güvenlik kuşağı' oluşturmalı ve teröristlerin yeniden üslenmelerine izin vermemelidir. Peşmerge yönetiminin PKK teröristlerine yeniden yardım ve yataklık etmemesi için caydırıcı davranılmalı, kesin sonuç alınıncaya kadar bölgede kalınmalıdır. Ayrıca dağılan terörist unsurların bölgede yaşayan Türkmen nüfusa zarar vermelerini önlemek amacıyla merkezi Irak hükümeti uyarılmalı, soydaşlarımızın can ve mal güvenliği sağlanmalıdır."

-"SADECE SINIR ÖTESİ DEĞİL SINIR BERİSİ DE ETKİSİZ HALE GETİRİLMELİ"-

Sınır ötesinin yanı sıra Türkiye içerisinde de bölücülük adına vahim ve haince olaylar yaşandığını savunan Bahçeli, gelişmelerin operasyonların yalnızca silahlı teröristlerle yetinilemeyeceğini, kentleri, kasabaları tutmuş silahsız ihanet odakları ile de etkili bir operasyona ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bahçeli şöyle konuştu:

"Milletimiz, sınır ötesi operasyonun protesto edildiği, ellerinde örgüt paçavraları ile sokaklarda gösterilerin yapıldığı, al bayrağımızın yerlerde sürüklendiği vatan topraklarımızda da devletin kudretini ve kararlılığını gösterecek siyasi iradeyi aramakta ve beklemektedir. Terörle mücadele aslında bölücülükle mücadelenin yalnızca bir bölümüdür. Eli silah tutan bölücüyü zararlı, buna karşılık silahsız bölücüyü meşru ve zararsız kabul etmek, bölücülük ve terörle mücadeleyi sekteye uğratacak en büyük gaflettir. Ancak ne yazık ki, aziz milletimizin bütünlüğüne, devletimizin varlığına yönelik açıkça meydan okumalar ve tehditler bu iktidarla sıradan hale gelmiştir. Bugün hiçbir adli takibata uğramadan suç işleme ve bölücülük yapma imtiyazı olan bir zümre türediği ve hatta hükümet tarafından kollandığı açıkça görülmektedir. Unutulmaması gereken husus, bugün üzerinde sınır ötesi harekat yapılan bölücü terörist unsurların menşeinin maalesef Türkiye içindeki mihraklar ve ihanet odakları olmasıdır. Bu nedenle icra edilen kara harekatının kalıcı ve etkili olabilmesi için yalnızca sınır ötesinin değil, sınır berisinin de etkisiz hale getirilmesi gerekmektedir."

-"YENİ TAVİZ REÇETELERİ TÜRKİYE'NİN ÖNÜNE KONULACAK"-

Bölücülüğün bütün cepheleriyle ortadan kaldırılamazsa, muhtemelen yeni taviz reçetelerinin özgürlük ve siyaset adına önümüzdeki dönemde Türkiye'nin önüne konulacağını savunan Bahçeli, "Bu taleplerin ilk işaretleri her ortamda ve platformda açıkça dile getirilmeye başlanmıştır. Bunlar, bölücülere yönelik olarak adı maskelenmiş siyasi af, Barzani devletinin tanınması ve Irak'ın kuzeyi ile diplomatik temasın başlatılması, yeni anayasayla üniter yapı ve milli kimliği zayıflatan maddelerin dayatılması, federatif bir yapılanmanın idari mekanizmalar içinde sinsice yürürlüğe konulması olarak karşımıza çıkacaktır" dedi. Kaygılarının terör örgütünün dizginlenmesi adına çok kritik stratejik tavizlerin verildiği yönünde olduğunu ifade eden Bahçeli, "Özellikle yıllardır Türkiye'nin terörle mücadelesini çeşitli mekanizmalar ile oyalayarak sürüncemede bırakan ABD'nin tavır değiştirmiş olmasını, yalnızca diplomasinin bir başarısı olarak yorumlamak safdillik olacaktır" dedi. Bahçeli, 'anadilde eğitim, devlet yapısının yeni esaslara bağlanması, anayasal teminat altında yeni bir ortaklık devleti kurulması, Türkiye'nin idari yapısının yeniden düzenlenmesi, genel siyasi af ve İmralı canisine özgürlük talepleri ve etnik kimliklerle bölücü siyaset yapılması"nın Türkiye'nin önüne yakın zamanda getirileceğini da savundu.

-"ATEŞTEN İMTİHAN SÜRECİ YENİDEN BAŞLAYACAK"-

Başlanılan askeri harekatın bir sonuç değil, geçmişte düşülen hataları tekrarlamadan girişilecek geniş kapsamlı bir mücadelenin başlangıcı olması gerektiğini de ifade eden Bahçeli, "Bundan yirmi yıl sonra karşımıza yeniden çıkmaması için hükümet üstü bir karar gerektiren bu süreçte, devletin kalcı ve stratejik bir projeyi geliştirmiş olması ve uygulamaya koyması en samimi dileğimizdir. Tek millet, tek devlet ve tek dil anlayışına itirazların yoğunlaştığı şu günlerde Türk milleti için yeni bir ateşten imtihan sürecinin başlayacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu itibarla, sürdürülen sınır ötesi harekatın Türkiye içindeki boyutu ile bölücülüğün önlenmesi için alınacak tedbirlerin aynı anda, aynı çerçeve içinde ve ortak bir vizyon ile değerlendirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur" dedi.

-AKP'YE EK 17 ELEŞTİRİSİ-

Bahçeli grup konuşmasında, türbanla ilgili tartışmaları ve YÖK Kanunu'nun ek 17'nci maddesine yönelik AKP'den gelen açıklamaları da değerlendirdi. YÖK Kanunu'nun ek 17'nci maddesi konusunda AKP ve MHP'nin mutabakatının bulunduğunu hatırlatan Bahçeli, beklentilerinin konunun zamana yayılmadan, tahrik ve tartışmalar büyümeden Milli Eğitim Komisyonunda öncelikle görüşülmesi ve karara varılması olduğunu söyledi. Bahçeli, AKP'nin tutumunu ve Meclis Başkanı Köksal Toptan'ın açıklamalarını eleştirerek şöyle konuştu:

"Gerek AKP sözcülerinin açıklamaları, gerekçe YÖK Başkanlığının Cumhurbaşkanının onayını müteakip uygulamaya yönelik yayınladığı talimat, mutabık kalınan ek 17. maddedeki değişikliğin yasalaşması yönünde tereddüt hasıl olduğunu ortaya koymaktadır.Bu gelişmeler yaşanırken, anayasa değişikliğine bile gerek olmadığına yönelik şahsi fikrini beyan eden TBMM'nin sayın başkanının açıklamaları hayretle karşılanmıştır. Sorunun yalnızca YÖK ve üniversitelerin inisiyatifi ile çözülebileceğini söyleyen sayın Toptan'ın geçtiğimiz beş yıl boyunca bu değerli önerisini niçin saklamış olduğu tarafımızca bir türlü anlaşılamamıştır. Gelişmeler ve bazı açıklamalar mutabakatın muhataplarından olan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin YÖK Kanunu'nun ek 17'nci maddesinde yapılması kararlaştırılan değişikliği sürünceye ve zamana bırakmaya, hatta bundan vazgeçmeye niyetlendiği yönündedir."

-YÖK AÇIKLAMASINA TEPKİ-

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın açıklamalarını da değerlendiren Bahçeli, "YÖK Başkanlığının anayasada yapılan son değişikliklerin yeterli olduğuna ve YÖK Kanununda yapılması planlanan değişikliğe gerek olmadığına dair yetkisini aşan yorumu bundan sonra Yüksek öğretimde çok sıkıntılı bir dönemin başlayacağını göstermektedir. Şayet YÖK Başkanlığının ek 17'nci maddede yapılacak değişikliğe ihtiyaç olmadığına yönelik yaklaşımı kabul görür ise kıyafet konusunda tam bir kargaşa yaşanması ve her tür kıyafetin giyilmesi gibi bir tehlike karşımıza çıkabilecektir.Kaldı ki tartışma şimdiden alevlenmiştir. Aceleyle verilmiş YÖK kararı sonucu üniversitelerde, başörtüsü ile girilebilen ve girilemeyen ayrımı doğmuş, uygulamada çelişkiler ortaya çıkmıştır. Bu durum mevcut huzursuzluğu daha da artırmış, üniversite camiasında bölünme ve hizipleşmeleri kuvvetlendirmiştir" diye konuştu.

Bir mağduriyet alanının ortadan kaldırılmasına yönelik başlattıkları bir girişimin, eksik bırakılarak yeni bir mağduriyet ve çatışma ortamına neden olmasını asla tasvip etmeyeceklerini ifade eden Bahçeli, "Biz bizimle mutabık kalarak taahhüt içine girmiş siyasal muhataplarımızın da aynı fazilet ve ahlaka sahip olduklarına inanmak isteyen köklü ve erdemli bir siyasal geleneğinin temsilcisiyiz. Üniversitelere başı örtülü kızlarımızın girmesi yönünde en makul ve geçerli adımı atan Milliyetçi Hareket verdiği sözlerin bugün de arkasındadır" dedi. (ANKA)

(EG/ZG)

Kaynak: ANKA