Haber Tarihi: 28 Kasım 2010 Pazar Saat 22:54
Doğan Haber Ajansı  [2385638]

Mersin-Mehdi Eker:Narenciyede Hasat Sezonunu 9 Aya Çıkarmalıyız

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Narenciyede Hasat Sezonunu 4-5 Aydan 9 Aya Çıkaracak Ürün Deseni Oluşturulması Halinde Pazar Sıkıntılarının Aşılabileceğini Söyledi.

Haber: Mersin-Mehdi Eker:Narenciyede Hasat Sezonunu 9 Aya Çıkarmalıyız

MERSİN'de bu yıl 2'ncisi organize edilen Narenciye Festivali'ne katılan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, narenciyede hasat sezonunu 4-5 aydan 9 aya çıkaracak ürün deseni oluşturulması halinde pazar sıkıntılarının aşılabileceğini söyledi. Son 8 yılda Türkiye'de narenciye üretiminin 1 milyon ton artışla 3 milyon 500 bin tona ulaştığını belirten Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, "Üreticimiz, narenciyede hasat sezonunu mayıs ayı sonuna kadar uzatacak türlere yönelmeli. Vatandaşlarımız da asitli ve gazlı içecekler yerine limonata, portakal, greyfurt veya mandalina suyu tüketmeli" dedi.

Adnan Menderes Bulvarı'nda sahil yolu Galatasaray Meydanı'ndaki festival alanında beraberinde Mersin Valisi Hasan Güzeloğlu, Mersin Milletvekilleri AK Partili Kürşad Tüzmen ve Ali Er, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ile Festival İcra Komitesi Başkanı Abdullah Özdemir'le birlikte stantları gezip, üreticilerle bir araya gelen Bakan Mehdi Eker, sorun ve sıkıntıları dinledi.

Stantları gezerken ikram edilen narenciye çeşitlerini tadan ve taze sıkılmış portakal suyu içen Bakan Eker, konuk olduğu Aktoroslar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin yörük çadırında sıkma-börek yiyip, yayıkta ayran dövdü.

Bakan Eker, daha sonra festival kapsamında Mersin Ziraat Odası ile Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü'nce ortaklaşa düzenlenen 'Turunçgil Yetiştiriciliği Kursu'nda başarılı olan 40 çiftçiye sertifikalarını verdi. Tören öncesinde Bulgaristan ve Gürcistan'dan özel olarak davet edilen gösteri gruplarının etkinliğini izleyen Bakar Eker, keyifli anlar yaşadı.

'ÜRETİCİYE YILDA 6 MİLYAR TL DESTEK'

Burada konuşan Eker, tarım alanında 8 yılda yaşanan gelişmeleri değerlendirip, hükümet olarak yapılan çalışmaları anlattı.

Festivallerin bir kentin tanıtımında olduğu kadar, gelişiminde de önemli bir misyon üstlendiğini vurgulayan Eker, bu noktada da Mersin'in, Türkiye'nin bütün güzellik ve zenginliklerini bünyesinde bulundurduğunu vurguladı. Narenciye sektöründe yaşanan sorun ve sıkıntıların Türkiye'de ilk defa yine narenciye ürünleriyle birlikte böylesi bir organizasyonla dile getirildiğini anlatan Eker, bu durumun sorunun çözümü noktasında kentin yapıcı bir misyon üstlendiğini de ortaya koyduğunu savundu. Türkiye'deki toplam narenciye üretiminin 2002 yılında 2 milyon 500 bin ton olduğunu ve 2009 yılı sonu itibariyle bu rakamın 3 milyon 500 bin tona ulaştığı söyleyen Eker, bunun da önemli bir gelişme olduğunu vurguladı.

Dünya piyasalarında yaşanan daralmanın olumsuz etkilerinin Türkiye'ye de yansıdığını, sıkıntıların aşılabilmesi noktasında gerekli çalışmaların yürütüldüğünü dile getiren Eker, geçen yıl Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) aracılığıyla üreticiye 97 milyon 700 bin dolarlık maddi destek verildiğini, 2010 yılında da şu ana kadar verilen destek miktarınınsa 55 milyon dolara ulaştığını söyledi.

2010 yılında sadece Mersin'de ihraç edilen narenciye miktarının 355 bin ton, yaş meyve-sebze miktarının ise 378 bin ton olduğuna işaret eden Eker, bunun önemli bir gelişme olduğunun altını çizdi.

Türkiye'de tarımın daha iyi bir noktaya taşınması, daha fazla gelir elde edilebilmesi, üreticilerin emeğinin karşılığını alabilmesi adına çaba sarf ettiklerini belirten Eker, kendilerinden önceki dönemde Türk çiftçisine yılda bir milyar 800 bin TL destek verilirken, bu rakamın kendi dönemlerinde yaklaşık 3 kat artarak 6 milyar TL'ye ulaştığını vurguladı.

Kentte faaliyetlerini sürdüren Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü'nün sadece Mersin için değil, aynı zamanda da Türkiye açısından önemli olduğunu vurgulayan Eker, enstitüde bugün 'çekirdeksiz limon' üretimi yapıldığına dikkat çekerek, üretilen ürünlerin de Mersin üzerinden Türkiye'ye ve dünyaya tanıtıldığını dile getirdi. Üretilen narenciyenin sadece yılın birkaç ayı pazara sunulması halinde burada çok ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında da bulunan Bakan Eker, yılın belirli bölümlerine yayılacak şekilde ürün çeşitliliğine gidilmesi gerektiğini, bunun yapılması halinde eylül ayından başlayıp mayıs ayına kadar devam edebilecek bir hasat dönemi de oluşturulabileceği gibi pazarlama sorununun da bir nebze de olsa aşılabileceğini ifade etti.

Eker, "Ürün desenini çeşitlendirip, hasat sezonunu uzatırken, iç pazarı da zorlamamız lazım. Bugün baktığımız zaman Anadolu'nun birçok yerleşim bölgesinde olduğu gibi köylerde de gelen misafirlere asitli ve gazlı içecekler ikram ediliyor. Türkiye'de 3.5 milyon ton narenciye üretiliyor, bunun 1 milyon tonu yurtdışına ihraç edilirken, geriye kalan 2.5 milyon tonu iç piyasada tüketilemiyor. Bu sorunu aşmamız, çözüm yolu aramamız lazım. Üretimi arttırırken, ulusal ve uluslararası pazarlardaki payımızı da arttırmamız gerek. Bu konuda devlet olarak üreticilerimize gerekli tüm desteği vermeye hazırız. Dün olduğu gibi bugün de üreticimizin yanındayız" dedi.

'HER ŞEYİ DEVLETTEN BEKLEME DÖNMENİ GERİDE KALDI'

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, artık her şeyi devletten bekleme döneminin geride kaldığını vurgulayarak, meslek kuruluşlarının da hani sektörde olursa olsun uluslararası rekabete kendilerinin en iyi şekilde hazırlamaları gerektiğini, bu nedenle de herkesin çok fazla çalışması gerektiğini söyledi. Ekonomik koşullara ve iklimsel özelliklere bağlı olarak farklı bölgelerde yine farklı ürünler yetiştirilebilmesi noktasında çalışmalarda bulunduklarını anlatan Bayraktar, özellikle narenciyede kalite ve standart bakımından önemli mesafeler alındığını, bunun da sevindirici bir gelişme olduğunu, ancak bunun yeterli olmadığını, verimlilikte süreklilik kaydeden bir sürece girilmesi gerektiğini dile getirdi.

Mersin Valisi Hasan Güzeloğlu da, 'Narenciye Festivali' ile birlikte bir kamuoyu oluşturarak, kentin tanıtılması ve kendini daha iyi tanıtabilmesinin yanında zenginliklerini ortaya koyabilmesi noktasında festivalin önemli bir misyon üstlendiğini vurguladı. Güzeloğlu, "Artık rekabete açık olan uluslararası pazarlarda ürün kalitesini arttırıp, en üst düzeydeki ürünü pazara sunmak zorundayız. Bunu yapabilme adına da Türkiye'nin ilk 'Tarım Teknoparkı'nı Mersin'de hayata geçireceğiz. Teknoparklar aracılığıyla tarımı bilimle buluşturup, nitelikli üretimin temelini de atmış olacağız. Bu konuda tahsis için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan gerekli onay da çıktı" diye konuştu.

7/10 (8 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12