Mersin'de 89 Gün Sonra Yağan Yağmur, Üreticiyi Sevindirdi
Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Mehmet Güneş, 89 Gün Sonra Yağan Yağmurun, Çiftçinin Kanayan Yarasına Pansuman Olduğunu Belirterek, Dere Yataklarına Yapılan Evler Nedeniyle Doğanın Dengesinin Bozulduğunu ve İnsanlık Aleminin Kuraklıkla Karşı Karşıya Kaldığını Söyledi.
Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Mehmet Güneş, 89 gün sonra yağan yağmurun, çiftçinin kanayan yarasına pansuman olduğunu belirterek, dere yataklarına yapılan evler nedeniyle doğanın dengesinin bozulduğunu ve insanlık aleminin kuraklıkla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Güneş, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, 89 gün sonra Mersin'de sahil kesiminde yağmur, dağlık alanlarda da kar yağışının, çiftçi açısından sevinç yarattığını söyledi. Yağmurdan çok kar yağışının daha faydalı olacağına dikkat çeken Ateş, "Kar yağışı şu an dağlık kesimlerde devam ediyor. Biz, kar yağmasını, yağmur yağmasından daha çok istiyoruz. Çünkü yeraltı su kaynaklarımızı besleyecek olan kardır. Kar olmadığı zaman ülkemiz sıkıntıya girer. Bu yağmurlara kanıp da 'Bu yılı da böyle atlattık, böyle geçiriyoruz' demek bizi iyimserliğe götürür. Doğayı bozmamamız lazım. Doğayı bozduğumuz zaman, doğa bizden öcünü alıyor. Dere yataklarını, güzergahını değiştiriyoruz, önlerine evler yapıyoruz ve 'Dere yatakları kurudu' diyoruz. Aslında oralarda sirkülasyon devam ediyor ama bizim hatalarımızdan dolayı dere kurumuş gibi görünüyor" dedi.
Doğa olaylarında en büyük etkenin insan kaynağı olduğuna vurgu yapan Ateş, insanlar doğayı, yeşili yok ettiği müddetçe atmosfere oksijen yerine karbondioksit gittiğini ve bu karbondioksit gazlarının da atmosfere ulaştığında, güneş ışınlarının dünyaya farklı bir şekilde yansımasına sebep olduğunu ifade etti.
Bugüne kadar yağmur yağmadığı için buğday veriminde yüzde 10'luk bir kayıp yaşandığının altını çizen Ateş, "Yağmur olmadığı için sulamayı da herkes yapamadı. Kışın beslenebilen buğday, arpa, yulaf ve buna benzer ürünlerde kök gelişimi olmadı. Özellikle buğdayda kök gelişimi istediğimiz düzeyde olmadı. Dolayısıyla ürün, tabandan alıp başağa kadar götüreceği gerekli besin maddelerini taşıyamayacak. Bazı insanlarımız şu ana kadar yağmur yağmadığı için buğday yerlerini söktü. Şu aşamada sıkıntıyı atlatmış gibi gözüküyoruz ama geçici pansuman tedavisi diyoruz biz buna. Doğayı tahrip etmeyeceğiz, kullandığımız yakıtlara dikkat edeceğiz. Geleceğimiz buna bağlı" diye konuştu.
Ateş, dünyadaki hesaplamalara göre önümüzdeki 50 yılda 4 derece sıcaklık artışının olacağını da hatırlatarak, bütün insanlık aleminin yeşili katletmemesi gerektiğini ve bu tür sorunların altından kalkmak için daha çok yeşil alanlara ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.
(ÖT-MT-NÇ-NÇ-E)






