Merkez Bankası Enflasyon Tahminini Yüzde 11.1'e Çıkardı(2 -Son) -Yılmaz: " IMF'nin İtmesine Gerek Duymamalıyız Ama Sigorta Olduğu da Açık"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, Geçmişte IMF'nin İtmesi ile Bazı Reformların Yapılabildiğini, Böyle Bir Etki Olmadan da Çalışılabilmesi Gerektiğini Söyledi. Yılmaz, Buna Karşın, IMF'nin Dış Piyasalarda Bir Sigorta Niteliği Taşıdığını da Vurguladı.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, IMF ile anlaşma yapılıp yapılmaması konusundaki tartışmaları yorumlarken, geçmişte IMF'nin itmesi ile bazı reformların yapılabildiğini, böyle bir etki olmadan da çalışılabilmesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, buna karşın, IMF'nin dış piyasalar nezdinde bir sigorta niteliği taşıdığını da vurguladı.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, şunları söyledi:

"Akıl için yol bir. IMF bize ne söyledi; şunları şunları yaparsanız şöyle şöyle sonuç alırsınız, dedi. Biz de bunları yaptık. Eğer IMF bunları bize söylemeseydi ve biz bunları yapsaydık aynı sonucu almayacak mıydık?, alacaktık. Ama demek ki içerdeki iç dinamiklerimiz birtakım reformları yapmaya yetmiyor. Yapmadığı için bazı dış dinamiklerin bizi itmesi gerekiyor. Geçmiş dönemde IMF ile yaptığımız anlaşmaların bize sağladığı fayda bu. Bizim bunlardan bir ders çıkarmış olmamız lazım. Önümüzdeki dönemde geçmiş dönemde bu iç dinamiklerin yetmediği ve dolayısıyla dışardan bir itici gücün itmesi sayesinde elde ettiğimiz başarıyı, bu sefer kendi irademizle kendi aklımızla yapabilir miyiz?, yapmamız lazım ama yapamıyor isek uluslararası piyasalarda herkes her şeyi detayına kadar incelemiyor. Siz yatırım yaptığınız zaman, Türkiye'deki bütün mali piyasalardaki bütün riskleri bilebiliyor musun, bilemiyor musun. Bir reyting kuruluşunun o konuda size verdiği bilgiler var, o bilgileri satın alıyorsun, ona güvenerek yapıyorsun. Dolayısıyla bizim IMF ile olan ilişkilerimize o açıdan bakmak lazım. Piyasalara bir penceredir bu, bir sigorta satın almaktır."

-MEVDUAT GÜVENCESİNİ ARTIRMAK DOĞRU KARAR-

Mevduat güvencesinin artırılması için Bakanlar Kuruluna yetki tanınması için yapılan düzenlemeyi değerlendiren Yılmaz, şöyle konuştu:

"Bugün bulunduğumuz noktada mevduat güvencesi ile ilgili yeni bir düzenleme yapmayı gerektiren bir durum söz konusu olmayabilir. Fakat bizim dışımızdaki ülkelerin aldıkları kararlar uluslararası rekabet koşullarını bozdu. Biz dezavantajlı duruma düştük. Bu dezavantajlı durumdan, bozulan rekabet koşullarından mutlaka olumsuz etkileneceğiz sonucu çıkarılmayabilir. Ama neyle karşılaşacağımızı bugünden kestirmek kolay değil. O nedenle bozulan bu rekabet ortamını düzeltmek herhalde doğru bir karardır diye düşünüyorum. Ve burada önemli olan Türkiye'nin dış finansman ihtiyacı göz önüne alındığında bu finansman ihtiyacını sağlayacak tedbirlerin alınması çok daha önemlidir diye düşünüyorum."

-BANKALAR BASİRETLİ TÜCCAR OLSUN-

Bankaların kredileri geri çağırmaya başladığı iddialarını değerlendiren Yılmaz, ekonomi bir bütün olduğunun altını çizdi. "Değerlendirme yaparken hepimizin aynı gemide olduğumuzu düşünelim. Biri diğerine tercih edilmeden, makro düzeyde optimum çözüm neyse ona odaklanalım diyorum" değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, genel olarak kredi geri çağırmaları yaşandığına dair bulgularının olmadığını da ifade etti. Yılmaz, buna karşılık, "Daralan bir dünyada daralan bir kredi piyasası var. Bu kredi piyasasının bankacılık sistemi üzerine etkileri var. Dolayısıyla bankalarımızın basiretli tüccar, tacir olarak, ilerideki reel kesimin, şirketler kesiminin sıhhat ve sağlığını düşünerek birtakım tedbirler almasında fayda var" uyarısında da bulundu.

Kamunun özel sektörün açık pozisyonundan kaynaklanan faizleri üstlenmesi tartışması sorulan Yılmaz, özel sektörün 80 milyar dolar açık pozisyonu olduğunu, bunun 40 milyar dolarının bankaların off-shore şubeleri aracılığıyla verdikleri krediler olduğunu ifade etti. Yılmaz, giderek ağırlaşan kredi koşulları içerisinde daha dikkatlice düşünüp buna göre bütün kesimlerin gerekeni yapmasında fayda olduğu vurgusunu yaptı.

-90 MİLYAR DOLAR ABARTILI BİR RAKAM-

Deutsche Bank'ın Türkiye'nin 90 milyar dolar dış kaynağa ihtiyacı olacağı yönündeki raporunu değerlendiren Yılmaz, bir miktar dış kaynağı ihtiyaç bulunacağının görülmesine karşın, 90 milyar doların "son derece abartılı bir rakam" olduğunu söyledi.

Krizin şiddetlendiği son altı haftada yaşanan yabancı çıkışı konusunda bilgi veremeyeceklerini belirten Yılmaz, "Bir miktar çıkış oldu. Fakat bu çıkış döneminde bile bazı günler içeriye para girişi oldu" dedi.

-"BANKALARIN SENDİKASYON KREDİSİ ÇEVİRMESİNDE SORUN OLMAZ"-

Yılsonuna kadar sistemin çevirmesi gereken birtakım sendikasyon kredilerini olduğunu ifade eden Yılmaz, "Eğer herhangi bir şekilde sorun çıkar ise biz bankalarımızın Merkez Bankası nezdindeki döviz deposu piyasasındaki limitlerini artırdık. Bu artırılan limitler yılsonuna kadar bankalarımızın sendikasyon kredilerinin tamamını, artı seküritizasyonunu, artı bankalararası mevduatını karşılayacak büyüklükte. Bankalarımız bunu elbette uluslararası koşullara göre yenilemeye devam edecekler. Yenileyemezler ise bizim orada açtığımız bir pencere var. Yüzde 10 faiz ile açık olarak bekliyor. Ve verdiğimiz limit de bunun tamamını kapsıyor" diye konuştu.

Maliye Bakanlığı'nın Kaynak Kullanım ve Destekleme Fonu'na (KKDF) ilişkin yapmayı düşündüğü kesinti sorulan Yılmaz, bu tür düzenlemelerin TL'yi güçlendirmeye yönelik olarak hazırlanması gerektiğini, ayrıca Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi başta olmak üzere diğer vergilerde değişiklik ile birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Döviz kurlarının bu dönem "dramatik olarak düşeceğini" örgörmediklerini kabul eden Yılmaz, vatandaşları dövizle borçlanmamaları konusunda uyardı. Yılmaz, Varlık Barışı yasa tasarısının yurtdışından kara para gelmesine neden olacağını düşünmediğini de ifade etti. Yılmaz başka bir soru üzerine tahminler belirlenirken esas alınan yüzde 4'lük büyüme hedefini tutturmanın zor olduğunu da kabul etti. (ANKA)

(YLD/NB/BÜN)

SON

Kaynak: ANKA