Memur-Sen Mardin İl Temsilcisi
Sait Uçar, milliyetçi çatışmaların, düşmanlıkların ve kendi gibi olmayana karşı beslenen etnik kaynaklı öfkenin, Türkiye'ye ciddi bir biçimde zarar verdiğini söyledi.
Son günlerde gündeme oturan "milliyetçilik kavramı" üzerine bir açıklama yapan Uçar, Fransız İhtilali'nden bu yana negatif milliyetçiliğin etkisinin sistematik bir şekilde bütün dünyaya ve özellikle Ortadoğu insanına empoze edildiğini kaydetti. Türkiye'de uzun bir süredir bu akımın hegemonyası altında nesillerin yetiştiğini ve bu tarz milliyetçiliğin azımsanmayacak derecede geniş bir tabanının oluştuğunu savunan Uçar, "Artık bu taban, kamuoyu oluşturmakta ve bu tabanın istek ve temennilerine göre hareket edilmektedir. Bu düşünceye sahip olanlara yaranma ve ondan rant sağlama yarışında bir propaganda endüstrisi oluşmuştur. Bu menfaat temin etme yarışına siyasetçisinden yazarına, akademisyeninden televizyoncusuna kadar toplumu etkileyen birçok kesim katılmıştır. Söz konusu kesimler, bu pazardan pay kapmak için bu akımı adeta kutsama yarışı içine girmiş, etnik temele dayanan milliyetçi söyleme teslim olmuşlardır. Ancak unutulmamalıdır ki, bu ülke etnik temele dayalı milliyetçi propagandalarla kurulmadı" dedi.
Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarının söz konusu bu milliyetçi dalganın gücüyle kazanılmadığını söyleyen Uçar, bu ülkenin topyekün kardeşlik bağlarıyla birbiriyle kenetlenen Türkiye halkı tarafından kurulduğunu ve dolayısıyla hiç kimsenin, diğerinden daha fazla bu ülkenin sahibi olmadığını belirtti. Bu ülkenin korunması ve gelişmesinin de, ancak Çanakkale ruhu ve kardeşliğiyle birbirine kenetlenen tüm Türkiye halkı tarafından mümkün olabileceğine vurgu yapan Uçar, "Buna mukabil son yıllarda yükselen milliyetçi dalga ve bu dalgadan nemalanmaya çalışan kimi çevreler, ülkenin üzerine bina edildiği kardeşlik, barış ve huzurunu baltalamaya çalışmışlardır. Milliyetçi çatışmalar, düşmanlıklar ve kendi gibi olmayana karşı beslenen etnik kaynaklı öfke, ülkemizi ciddi bir biçimde etkilemeye başlamıştır. Türkiye'de farklılıkların oluşturduğu milli birlik ve kardeşlik, etnik özellikleri ön plana çıkarmak adına, tek sesli korolar haline dönüştürülmek istenmektedir" şeklinde konuştu.
Ülkemizin içine sürüklenmeye çalışıldığı bu atmosferden, çatışmadan rant sağlayan karanlık güç odaklarının ve toplumu giderek bir iç çatışma sürecine götürmek isteyenlerin besleneceğini ifade eden Uçar, bu sürecin devam etmesi ve buna karşı herhangi bir önlem alınmaması durumunda, ülkenin içinden çıkılamayacak krizlere, ucunun nereye açılacağı belirsiz olan karanlık bir dehlize sürükleneceği, toplumda bir kaos ve yılgınlık oluşacağı, birarada yaşama bağlarının gittikçe zayıflayacağı konusunun kesin olarak bilinmesi gerektiğinin altını çizdi.
Memur-Sen olarak herkesi sağduyuya davet ettiklerini dile getiren Uçar, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
"Saldırgan bir milliyetçilik anlayışının hak ve özgürlükleri kısıtlamasına, kişilerin can ve mal güvenliğini tehdit etmesine, hukuk devleti olgusunun işlemez hale getirmesine izin verilmemesini talep ediyoruz. Yazılı ve görsel medyanın, iletişim ve kamuoyu görevini yerine getirirken kardeşlik ilkesini ve toplumsal barışı gözetmesini diliyoruz. Özellikle bazı televizyon kanallarının şiddete ve cinayetlere prim veren, mafyaya övgüler düzen, adalet ve yasalarla alay eden içerikte dizileri piyasaya sürüp reyting uğruna ülkenin ahlaki ve sosyal değerlerini sömürmesini kaygıyla izliyoruz. Başta hükümet olmak üzere tüm yetkili kişi ve kuruluşları, hukuk devleti ilkesi ve sosyal barışı sağlayan değerler çerçevesinde görevlerini tarafsız ve etkin bir şekilde yapmaya çağırıyoruz. Kerkük sorununun çözümü için oluşturulan politikaların, ülkeyi geren hamaset ve çatışma ikliminden ziyade, daha barışçı ve tüm Türkiye halkının huzur ve barışına halel getirilmeyecek bir mahiyette sürdürülmesini umuyoruz. Hükümeti, son günlerde milliyetçi dalganın yıkıcı tesiriyle meydana gelen 'Hrant Dink cinayeti' sorumlularına hukuk devletinin öngördüğü şekliyle caydırıcı yaptırımlar uygulamaya davet ediyoruz. Yaşanabilecek buna benzer olaylara ilişkin etkin tedbirler alınmasını, milliyetçiliği körükleyecek kimi politika, söylem ve davranışlardan kaçınılmasını, halk arasında ayrımcılığa sebebiyet verecek her türlü girişimlere karşı önlemler alınmasını ve toplumsal barışın korunması için herkesin üzerine düşeni yapmasını diliyoruz."
(MNG-EST-NÇ-NÇ-Y)