Manisa // 2 // Şener'Den Sivil Anayasaya Protokol Tepkisi

Türkiye Partisi (tp) Genel Başkanı Abdüllatif Şener, AKP'nin Sivil Anayasa Konusunda, Meclis'te 1 Milletvekiliyle (yozmat Milletvekili Mehmet Yaşar Öztürk) Temsil Edilmelerine Rağmen Kendileriyle Görüşmemesine Tepki Gösterdi. AKP'nin Bu Tavrını 'devlet Protokolünü Hiçe Saymak' Olarak Niteleyen Şener, Anayasaların Uzlaşma Metinleri Olduğuna Dikkat Çekerek, 'maalesef Daha Önce de Demokratik Açılımda Olduğu Gibi İktidar Partisi ve Başbakan, Devlet Protokolünü Hiçe Saymaktadır. Yok Saymaktadır. Devlet Adabı ve Geleneği Olmayan Bir Siyasi İktidarın, Devletin ve Ülkenin Başında Olması Büyük Sıkıntıdır' Dedi.
TÜRKİYE Partisi (TP) Genel Başkanı Abdüllatif Şener, AKP'nin sivil anayasa konusunda, Meclis'te 1 milletvekiliyle (Yozmat Milletvekili Mehmet Yaşar Öztürk) temsil edilmelerine rağmen kendileriyle görüşmemesine tepki gösterdi. AKP'nin bu tavrını ''devlet protokolünü hiçe saymak' olarak niteleyen Şener, anayasaların uzlaşma metinleri olduğuna dikkat çekerek, ''Maalesef daha önce de demokratik açılımda olduğu gibi iktidar partisi ve Başbakan, devlet protokolünü hiçe saymaktadır. Yok saymaktadır. Devlet adabı ve geleneği olmayan bir siyasi iktidarın, devletin ve ülkenin başında olması büyük sıkıntıdır' dedi.
TP Genel Başkanı Abdüllatif Şener, partisinin Manisa teşkilatlarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Sivil anayasa tartışmalarına değinen Şener, ''Başbakan ve iktidar, sivil anayasa üzerinden aylarca kavga yapıyor. Sonra da kavga yaptığı konuyu arkada bırakıyor. 3 yıldır sivil anayasa tartışması yapılmıştır bu ülkede. Sonra sivil anayasayı askıda bırakmıştır. Şimdi de anayasanın bazı maddelerini değiştireceğiz demektedir. İktidar partisinin sürekli kavga etme, muhalefetin de sürekli bu kavgaya cevap verme ve bu kavgaya taraf olma alışkanlığı ülkeye çok şey kaybettirmektedir. Bu ülkenin sorunları siyasi kavgalar sebebiyle sahipsiz hale gelmektedir. Siyaset sorun çözme yeridir, iş yapma yeridir. Bu ülkenin açları ile yoksulları, işsizleri, çiftçisi, esnafı, emeklileri dert küpü haline dönüşmüştür. İktidar yığınların sorunlarını ve taleplerini karşılama yeridir' dedi.
Şener, anayasa değişikliklerinin bir mutabakatla olması gerektiğini vurgularken, ''Herşeyden önce bir sivil anayasanın, bir anayasa değişikliğinin nasıl yapılacağını bir iktidarın öğrenmesi lazım. Anayasalar mutabakat metinleridir. Uzlaşma metinleridir. Anayasalar çoğunluğun hakkını korumak için yoktur. Anayasalar çoğunluktan daha fazla azınlığın hakkını korumak ve garanti altına almak için vardır. Anayasanın mantığı budur. Bu ülkede tek bir vatandaşın bile temel insan haklarının korunmasını garanti altına alan bir metindir anayasa. Onun için çoğunluğun dediği oldu, azınlığın dediği olmadı gibi tartışmalar anayasa metinlerinden sürdürülmemesi gereken hususlardır. Dünyanın her tarafından anayasalar uzlaşma ve mutabakat metinleri olarak kabul edilir. ve farklı siyasi görüşe sahip kesimler biraya gelir, konuyu tartışırlar. Bu ülkede yaşayan her vatandaşın haklarını garanti altına alacak, hukuk devletinin gereklerini yerine getirecek, ülkenin idare ihtiyaçlarına göre yapılanmasını sağlayacak bir metin ortaya çıkar. Ama bu son anayasa maddelerindeki değişiklikler, iktidar partisi tarafından hazırlanmış ve meclise sunulmadan önce 'Bizim metnimiz budur, destek olun' deniliyor. Bu metinleri nasıl değiştirelim, bu taslak üzerinde nasıl bir dönüşüm yapalım, bu maddelerdeki değişiklikler veya ilave edilecek hususlar ne olsun arayışından öte 'işte metin kabul ederseniz edersiniz. Etmezseniz ben meclise giderim' şeklinde olaya yaklaşmaktadır' diye konuştu.
''DEVLET PROTOKOLÜNÜ HİÇE SAYDILAR'
AKP'nin anayasa değişikliği konusunda, anamuhalefet, muhalefet ve Mecliste temsil hakkı bulunmayan bazı partilerle görüştüğünü, ancak kendileriyle görüşmediğini belirten Şener, şunları söyledi:
''Verilen bilgilere göre mecliste temsil edilmeyen bazı siyasi partiler ile de görüşme yaptığı halde iktidar, mecliste 1 milletvekili bulunan Türkiye Partisi ile görüşmüyor. Böyle bir randevu talebi bize gelmedi. Son belediye seçimlerinde şu kadar oy alan parti ile görüşüyoruz diyor. Türkiye Partisi belediye seçimlerinden sonra kurulmuştur. Ama TBMM'de bir milletvekili vardır. Mecliste temsil edilen partiler arasındadır. Devlet protokolünde sıralama mecliste temsil edilen partilere göredir. Başta iktidar partisi, sonra ana muhalefet partisi, sonra mecliste grubu bulunan partiler ve daha sonrada mecliste gurubu olmayan ancak temsil edilen partileri görürsünüz. Maalesef daha önce de demokratik açılımda olduğu gibi iktidar partisi ve başbakan devlet protokolünü hiçe saymaktadır. Yok saymaktadır. Devlet adabı ve geleneği olmayan bir siyasi iktidarın devletin başında ve ülkenin başında olmasının bu ülke için ne kadar büyük bir sıkıntı olduğu bu durumdan da açıkça anlaşılmaktadır. Hiçbir zaman devlet geleneğini, düzenini ve halkın ihtiyaçlarını önemsemeyen, her konuyu siyasi çıkarları açısından değerlendiren ve ona göre bir strateji oluşturan bir siyasi iktidar, bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felakettir. Olay Türkiye Partisi'nden randevu istenip veya istenmemesi olayı değildir. Olay devlet protokolünün çiğnenmiş olmasıdır. Devlet geleneğini ve protokolünü çiğnemek bir iktidarın işi değildir. Her konu üzerinden 'şurayla görüşürsem siyaseten ne kazancım olur. Falanca partisi ile ne görüşümsem siyaseten ne zararın olur' diye hesap yaparak, edeple, adapla, düzenle, devlet geleneği ile ilgili konuları bir tarafa bırakmak maalesef mevcut iktidarın alışkanlığı haline gelmiştir. Bu ülkenin en büyük talihsizliğidir.'
''SİVİL ANAYASA İHTİYAÇ VARDIR AMA BU KAVGA ORTAMINDA DEĞİL'
Türkiye'nin sivil bir anayasaya ihtiyaç duyup duymadığı konusunda Şener, ''Biz sivil siyasetten yanayız. Demokrasiden, hukuk devletinden, özgürlüklerden, temel insan haklarından yanayız. Bu nedenle Türkiye'nin bir sivil anayasa ihtiyacı vardır. Türkiye Partisi iktidarında yapacağımız ilk iş tam bir sivil anayasa hazırlamaktır. Siyasi partiler kanununu baştan sona yenilemektir. Bu bizim en temel hedefimizdir. Bugün içinde anayasada sivilleşmeye ihtiyaç var. Ama bu kavga ve gürültü ortamında 'Ben yaparım isteyen beğensin, isteyen beğenmesin' diye anayasa yapılamaz. Bu anayasa yapma mantığına aykırıdır. 3 yıldır sivil anayasa yapmayı engelleyen bir iktidar partisi vardı. 3 yıldır kavga yaptı. Şimdi sorarız 3 yıldır neden kavga yaptınız? Şimdi getirdikler bazı maddelerin değişimi ile ilgili. Ana hatları itibari ile baktığımızda bu anayasa değişikliğinde tartışılacak birkaç madde vardır. Örneğin, HSYK üyelerinin sayısı ne olmalıdır, nasıl atanmalıdır konusu müzakere edilebilir bir konu. Bu ülkenin lehine olabilecek, vatandaşın hak arama isteğini karşılayacak adalet duygusunu karşılayacak bir yapılanma nasıl yapılanması gerekir. Bu nasıl olmalıdır sorusu HSYK yapısı ile bağlantılı olarak müzakere edilebilir. Mevcut metin değişikliğe uğrayabilir. ya da değişmesi gerektiğini savunanlar olabilir. Ama ana hatlarıyla baktığımızda bu gelen maddelerin olumlu yanlarının bulunduğunu düşünüyorum. Kısmi değişiklik olmakla birlikte, konjonktüre göre iktidar partisinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir metin olmakla birlikte gelen değişiklikler tamamiyle yalnıştır demenin doğru olmadığı kanaatindeyiz. Daha salim kafayla, siyasi ortamın uzlaşmaya müsait olduğu bir dönemde sağlıklı bir değişim ve dönüşümün yapılması lazım' dedi.
















