Malatya'nın Depremselliği
Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (BİLSAM) Akademik Düşünce Topluluğu, Malatya'nın 100 yılda bir yıkıcı depremle karşı karşıya kaldığını ve Doğu Anadolu Fay Hattı üzerindeki en riskli bölgede yer aldığını bildirdi.
Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (BİLSAM) Akademik Düşünce Topluluğu, Malatya'nın 100 yılda bir yıkıcı depremle karşı karşıya kaldığını ve Doğu Anadolu Fay Hattı üzerindeki en riskli bölgede yer aldığını bildirdi.
BİLSAM'dan yapılan yazılı açıklamada, dernek bünyesindeki Akademik Düşünce Topluluğu üyelerinin bir araya gelerek Malatya'nın deprem riski ve yapılması gerekenlerle ilgili değerlendirme toplantısı yaptığı ifade edildi.
Açıklamada, toplantının sonuç bildirgesine yer verilerek, Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) Türkiye'nin en önemli deprem kuşaklarından birini oluşturduğu, DAF kuşağında Bingöl, Elazığ, Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Antakya illerinin bulunduğu kaydedildi.
Bu deprem kuşağında yaklaşık 3 milyon kişinin yaşadığı hatırlatılan açıklamada, DAF'ın jeolojik özellikleri ve tarihsel deprem kayıtlarına bakıldığında, bu kuşak içerisinde 7'den büyük depremlerin olabileceğinin görüldüğü vurgulanarak, "Tarihsel katalog verilerine göre M.S. 602 yılından 1905 yılına kadar bu hat üzerinde 21 yıkıcı deprem oluşmuştur. Bunların 13'ü Malatya, 2'si Kahramanmaraş, 2'si Muş-Bingöl arası, 2'si Palu (Elazığ) ve 2'si de Hazar Gölü (Elazığ) çevresinde gerçekleşmiştir" denildi.
Bu veriler ışığında, Malatya'nın her 100 yılda bir yıkıcı bir depremle karşı karşıya kaldığının belirlendiğine işaret edilen açıklamada, Doğu Anadolu Fay Hattı üzerindeki en riskli bölgenin Malatya civarı olduğu, bu fay üzerinde son bin yılda oluşan depremlerin çoğunun Malatya merkezli gerçekleştiği, Malatya'nın sadece Doğu Anadolu Fay Hattı'nın değil, aynı zamanda Malatya-Ovacık Fay Hattı'nın da tehdidi altında olduğu belirtildi.
-Depremle Mücadele Stratejisi oluşturulmalı-
Depremle mücadele konusundaki önerilere de yer verilen açıklamada, şöyle denildi:
"İlimizde 'Depremle Mücadele Stratejisi' geliştirilmeli, bu stratejiyi yürütmek üzere bir 'Deprem Konseyi' oluşturulmalı, olası deprem senaryoları dikkate alınarak deprem parkları belirlenerek, buralarda bağımsız elektrik enerjisi kaynakları, su kaynakları, çadır, ısıtıcı, demir kesici, vinç gibi araç ve gereçler hazır bulundurulmalıdır. Yapılan inşaatlarda aşırı yüksek binalara yer verilmemeli, binalar arasında esneme boşlukları bırakılmalı, en önemlisi ise mimari yaklaşımda değişime gidilerek 'Dikey Mimariden Yatay Mimariye' geçilmelidir. Bu yaklaşım sosyal psikoloji açısından da anlamlı olacaktır."
Yapılan her bina için binanın teknik özelliklerini, kim ya da kimler tarafından inşa edildiğini, kullanılan malzemelerin özelliklerini, temel yapısı gibi özellikleri gösteren 'Bina Tanıtım Levhası' hazırlanması gerektiği ifade edilen açıklamada, bu levhaların yetkili merciler tarafından onaylandıktan sonra binanın girişine asılması gerektiği aktarıldı.
- MALATYA








