Mahmut Toptaş, Milli Gazete

Mahmut Toptaş, Milli Gazete
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Strateji uzmanlarımız, gazetecilerimiz, Bosna üzerine konuşurken, Srebrenitsa üzerine konuşurken Batı'nın ikiyüzlülüğünden dem vurabiliyor.

Libya konu olduğunda iki gün içinde hem Birleşmiş Milletleri toplamak, hem karar almak, hem de Libya'daki muhalefet üzerine hem Kaddafi taraftarları üzerine NATO askerleri eliyle bomba yağdırmayı gerçekleşebildiği halde Bosna'da üç yüz bin Müslüman, Hıristiyan caniler tarafından öldürülünceye kadar ses çıkarmadığı dile getirilebiliyor.

Avrupa Adalet Divanı'na giden bütün davalarda Yunanistan'ın haklı Türkiye'nin haksız olduğuna karar verildiğinde de "İkiyüzlü Avrupa" diye manşet atılabiliyor.

Ama İmamlarımızdan biri tarihi caminin önündeki yazı tahtasına:"Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları (idareci) dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur (idarecisidir.) Sizden kim onları (idareci) dost edinirse muhakkak o, onlardandır. Allah zalim toplumlara yol göstermez." (Maide süresi ayet 51) ayetini yazdığında hiç işi gücü olmayan basının "Amiral gemisi" diye nitelenen gazete ve en önemli yazarı bu ayetin oraya yazılmasını tenkit edebiliyor ve imam için soruşturma başlatabiliyor.

Olayın gerçekleştiği Kasım 2007'de sonucu takip ettim ve o değerli imama hiçbir şey yapılmadı. Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref Türkiye'ye geldiğinde kafilede olan bir Pakistanlı'dan dinlediğime göre Pakistan okullarında okutulan ders kitaplarında Yahudi ve Hıristiyanlardan bahseden ayetlerin çıkarıldığını, dört bin tane medresenin de Amerikalıların verdiği adreslerde kapatıldığını öğrenmiştim.

İmamın cami önüne yazdığı bu ayete müdahale aynı günlere rastlamıştı.Bazıları Kur'an'ın bazı ayetlerine karşı savaş açsalar da Kur'an'ın haber verdiği caniler, Kur'an'ın haberinin doğruluğunu onlara görüntülü olarak ispat ediveriyorlar.Afganistan'da, Çeçenistan'da, Irak'ta, Filistin'de, Bosna'da, Kıbrıs'ta, Libya'da, Habeşistan'da, Somali'de ve halkı Müslüman olan diğer ülkelerde yaptıklarını görmeyen kalmadı.

Onun için yukarıdaki ayeti veya, "Sen onların dinine uymadıkça, ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar asla Senden hoşnut olmazlar. De ki: "Gerçekten doğru yol, Allah'ın yoludur." Sana gelen bu ilimden sonra onların arzularına uyarsan, Sana Allah'tan ne bir dost ne de bir yardımcı vardır." (Bakara süresi ayet 120) ayetlerini Siyasal Bilgiler Fakültelerinin ders kitaplarına yazılmalı ve canlı örnekleriyle anlatılmalı.

Dışişleri Bakanlığı'nın giriş kapısının üzerine yazılmalı.

Bütün elçiliklerin duvarlarına yazılıp asılmalı.

Yazmaya ne gerek var, bilmek yeterli değil mi? Dememeli.

Maide 51'inci ayetin hemen arkasından onu takip eden 52'nci ayette Rabbimiz, hastalıklı adamların varlığından haber verirken,

"Kalplerinde hastalık bulunanların "Bize bir belâ gelmesinden korkarız" diyerek onların (Yahudi ve Hıristiyanların) arasında koşuşturduklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar." buyurur.

Her yere yaranmak hastalığına tutulanların sesi fazla çıktığından doğruyu bilenler ses çıkaramaz hale geliveriyor.Bu ayetlerin anlamını ister ılımlıların tercemesinden okuyun, ister radikallerin tercemesinden okuyun, ister Diyanetin tercemesinden okuyun fark etmez. Bence bu meallerin hepsi Müslüman insanların mealleridir.efsirini de "Şifa Tefsiri"nden okuyuverin.

Kaynak: Bültenler