Mahmur'a Dönenler Kime Kırgın

Mahmur'a Dönenler Kime Kırgın
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Mahmur'a Dönen Grubun Sözcüsü, Özellikle Bir İsime Kırgın Olduklarını Söyledi.

"Bakan bizim için (arkadaşlar) dedi. 8 Ay boyunca bu kelimeyi bekledik, ama söylenmedi. Devlet bize bir kez (arkadaşlar) deseydi geri dönmezdik. Döndükten sonra arkadaş dediler"

HÜKÜMETİN geçen yıl başlattığı demokratik açılım sürecine katkıda bulunmak için terör örgütü yöneticiliğinden hükümlü Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla Kandil'den inen 8 PKK'lı ile birlikte Türkiye'ye giden ancak 8 ay sonra tekrar Kuzey Irak'a dönen Mahmur grubu üyeleri, özellikle Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e kırgın. Mahmur'a döndükten sonra bakan Sadullah Ergin'in "Arkadaşlar keşke kalıp sürece katkıda bulunsalardı" sözlerini hatırlatan grubun sözcüsü Bülent Aka, " Türkiye'deyken bizim için bir kez bile (arkadaşlar) cümlesi kullanılmadı. Bize hep terörist gözüyle bakıldı. Mahmur'a geri döndük bu kez bakan bizim arkamızdan (arkadaşlar) dedi. Bizim için bu kelimenin söylenmesini 8 ay bekledik. Ama söylenmedi. Bu kelime biz ordayken sarf edilseydi, buraya gelmezdik" dedi

19 Ekim 2009 tarihinde Kandil'den inen 8 PKK'lı ile birlikte İmralı'da ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla Türkiye'ye gelen ancak haklarında açılan davalar ve gördükleri baskıları gerekçe göstererek tekrar Kuzey Irak'a dönen 20 kişiden oluşan Mahmur grubu Musul yakınlarındaki kampta tekrar eski yaşamlarına geri döndü. Türkiye'de 8 ay kaldıktan sonra Mahmur kampına dönen grup üyelerinin sözcüsü Bülent Aka hakkında giyabi tutuklama kararı bulunan Nizar Buldan ile İsmail Ayaz ve Emine Sağat, Türkiye'de kaldıkları süre içinde yaşadıklarını ve yapmak istediklerini kampta DHA'ya anlattı.

GİDİŞİMİZ HAYRA DEĞİL ŞERRE YORUMLANDIĞI İÇİN İNEGÖL VE HATAY OLAYLARI OLUYOR

Hakkında Terör Örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütü propagandası yapmak suçundan gıyabi tutuklama kararı bulunan grup üyelerinden Nizar Buldan, Türkiye'de kaldıkları 8 ay boyunca, geliş amaçlarını katıldıkları toplantılarda sürekli anlattıklarını, barışın önünün açılmasını istediklerini, ancak Türkiye'de 1990'lı yıllar göre gözle görülür bir değişiklik yaşamadıklarını dile getirdi. 1990'lı yıllarda toplu halde gözaltılar, çocuklara çeşitli cezalar verilmesi gibi uygulamaların olmadığını dile getiren Nizar Buldan, "1990'lı yıllarda siyasi parti çalışanları, belediye başkanları toplu bir şekilde tutuklanmıyordu ve bu kadar baskı yoktu. Şu anda 1600 kişi içerde. Çocuklara hapis cezaları verildi. Türkiye'de değişen tek şey, 1990'larda inkar edilen Kürtler şimdi artık kabul ediliyor. Tek değişen Devletin artık Kürtlerin varlığını kabul etmesidir. Biz Türkiye'ye bir taraf olarak gitmedik. Biz tarafız demedik. Tek amacımız insanların artık ölmemesi ve barışın sağlanmasıydı. Hükümetin bize soğuk yaklaşımı, toplumun sesinden çok bazı ırkçı şoven darbeci kesimin sesine kulak vererek kendi açılımını sabote etmesi sonucu biz buralara geldik" dedi. Bursa'nın İnegöl ve Hatay'ın Dörtyol ilçelerinde yaşanan olaylara da değinen Nizar Buldan, "bu olaylar hükümetin açılım sürecini eline yüzüne bulaştırmasından kaynaklanıyor. Bu olayların önü de pek alınmak istenmiyor. Eğer hükümet çözümden yana olsaydı, gidişimizi şavaşa şerre değil, hayra yorardı. Ancak hükümet gidişimizi şerre yorduğu için bu tür olaylar çıkıyor." dedi

TÜRKİYE'YE HER ZAMAN DÖNEBİLİRİZ, BURDA KALICI DEĞİLİZ

Mahmur kampında isteyerek kalmadıklarını kaydeden Nizar Buldan, "Biz umutlarımızla buradayız. Türkiye'ye sürekli dönme umudu taşıyoruz. Şartlar uygun olduğunda Türkiye'ye tekrar gidip barış çabalarımızı sürdüreceğiz. Türkiye'ye her zaman dönebiliriz. Burdaki insanlar burda kalıcı değil. Sadece burdakiler değil, Avrupa'da, Rusya'da siyasal sebepten kalan Kürtler var ve Türkiye'ye dönemiyor. Ancak herkeste bir dönüş umudu var. Kesinlikle bizimde dönme niyetimiz var ama bu koşullarda değil. Gündelik olarak ne yediğimiz, ne içtiğimiz, ne yaptığımız takip edildiği sürece gidemeyiz" diye konuştu.

Kuzey Irak'a tekrar geri dönen Mahmur grubunun sözcüsü olan Bülent Aka, Türkiye'ye gidip amaçlarının İnegöl ve Dörtyol ilçelerinde yaşanan olayların olmamasına yönelik olduğunu belirterek, "bizim amacımız hükümetin açılım paketine destek vermekti. Biz bu pakete karşı değildik. Bu nedenle Türkiye'ye gittik. Ancak Türkiye'de kaldığımız 8 ayda yapılan tartışmaların Kürt sorununun çözümüne yönelik olmadığını gördük." dedi.

ADALET BAKANI BİZ ORDAYKEN " ARKADAŞLAR" DESEYDİ BURAYA DÖNMEZDİK

Mahmur kampına tekrör geri döndükten sonra Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in "arkadaşlar keşke kalıp sürece katkı sağlasalardı" sözünü hatırlatan Bülent Aka, "Adalet bakanı Arkadaşlar keşke dönmeseydi diyor. Arkadaşlar diyor bir de. Biz 8 ay bu kelimenin bizim için söylenmesini bekledik. Bize arkadaş denilmesini istedik. Ama sürekli 34 kişilik terörist grubu dendi bize. Niçin döndükten sonra bize arkadaş deniliyor. Biz aylarca bu kelimeyi bekledik ama söylenmedi. Bu politakaya gerek varmıydı?. döndükten sonra arkadaşlar keşke dönmeseydi deniyor. Eğer bunlar ciddiyse orda cezaevinde tutuklu bulunan 10 arkadaşımız var. Bu arkadaşlarımıza göstereceğiniz yaklaşım buna bir cevap olabilir." dedi Mahmur'da yaşamaktan mutlu olmadıklarını dile getiren Bülent Aka, 2 keşke böyle olmasaydı. İpler henüz kopmadı, umudumuz sürüyor. Adalet bakanının sözüne karşılık bizde şunu diyoruz. Keşke bu çözüm konusunda samimi olsalardı. Bu olsaydı şu anda Türkiye'de, Bursa, Hatay'da yaşanan olayların hiç biri olmazdı. Bunun yerine Türkiye'yi geliştirebilecek, Türkleri, Kürtleri birleştirecek yeni politikalar oluşurdu. Eğer devlet, hükümet bu süreci geliştirecek politikaları gerçekleştirirse biz her şeye varız. Biz bu ülkeye barışın hakim olmasına dünden razıyız" diye konuştu.

Türkiye'de kaldıkları 8 ay boyunca sürekli takip edildiklerini, attıkları her adımın polis tarafından kameralara kaydedildiğini dile getiren İsmail Ayaz ise, "polis tarafından sürekli takip edilmekten bıktık. Yaşamımızın her alanına girmek istiyorlardı. Bizde arkadaşlarla geri dönmeye karar verdik" derken, 70 yaşındaki 4 çocuk annesi Emine Sağat ise, "biz ne polis, ne asker, ne de dağdaki gençlerin ölmemesi için bir sorumluluk yüklenerek Türkiye'ye gittik. Zaten Türkiye'nin de bize çağrısı vardı. Ama orda bize baskı kurulmaya çalışıldı. Ben de yargılandım. Biz artık Türk, Kürt çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz" dedi

Ramazan YAVUZ/MAHMUR (Kuzey Irak), DHA)

Kaynak: Demirören Haber Ajansı