Kurtulan: Yasal ve Demokratik Gösteriler Müdahalelerle Terörize Ediliyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

DTP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Güvenlik Güçlerince, Yasal ve Demokratik Çerçevedeki Gösterilere Yapılan Müdahalelerle, Toplumsal Muhalefetin Bastırılmak ve "Terörize' Edilmek İstendiğini Öne Sürdü.

DTP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, güvenlik güçlerince, yasal ve demokratik çerçevedeki gösterilere yapılan müdahalelerle, toplumsal muhalefetin bastırılmak ve "terörize' edilmek istendiğini öne sürdü.

Meclis Genel Kurulu'nda, İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında verilen gensoru önergesi üzerinde DTP grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, en demokratik hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin Anayasa'nın 34'ncü maddesiyle güvence altına alındığını söyledi. Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere rağmen Türkiye'de toplumsal gösterilerin kolluk güçlerinin "orantısız güç kullanımı'na sahne olduğunu kaydeden Kurtulan, "Avrupa Birliği sürecinde sloganlaştırılan, "işkenceye sıfır tolerans" sözüyle hükümet adeta ironi yapmış, yurttaşlarımız sokak ortasında, evlerinde, iş yerlerinde, araçlarında işkenceye ve kötü muameleye maruz bırakılmıştır. İşkenceye sıfır tolerans diyen AKP hükümeti, 1 Mayıs'ta gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan kitleye, Taksim meydanını dar ederken; polisin, yalnızca dur ihtarına uymadığı gerekçesi ile Baran Tursun ve daha bir çok kişiyi ensesinden vurarak hayatına son vermesi karşısında hiçbir rahatsızlık duymamıştır" dedi. 2008 Şubat ayından bu yana toplu gösteri ve yürüyüşlerde kolluk kuvvetlerinin müdahalelerinde 9 kişinin yaşamını yitirdiğini ve bu ölümlerin Kürt sorunuyla ilgili gösteri ve yürüyüşlerde yaşandığına dikkat çeken Kurtulan, "İçişleri Bakanının bu ölümlere ilişkin bu güne kadar bir açıklama yapma gereği bile duymaması bir içişleri bakanı misyonunu yeterince üstlenmediğini anlaşılması için yeterli neden değil midir? Yaşanan olaylar karşısında, İçişleri Bakanlığı'nın gerekli tedbirleri almaması ve güvenlik görevlileri hakkında etkin bir soruşturma başlatmaması, müdahalelerin tarafınca onaylandığı anlamını taşırken, bu yaklaşım, yaşam hakkının açıkça tehdit edildiği bir güvensizlik ortamı yaratmıştır" diye konuştu.

En temel insan hakkı olan yaşam hakkına kasteden bütün bu olayların, "işkenceye sıfır tolerans" sözü veren Hükümetin, İçişleri Bakanlığı'nın sorumluluğu altında yaşandığını savunan Kurtulan, şunları söyledi:

"İçişleri Bakanı'nın gerek emrindeki polis gücünü kontrol edememesi gerekse de ölümleri durdurmak için gerekli caydırıcı tedbirleri alma gayreti göstermemesi, kamuoyundaki güvenlik kaygılarını haklı olarak daha da arttırmaktadır. Yasal-demokratik çerçevedeki gösterilere ateşli silah kullanılarak yapılan müdahaleyle, toplumsal muhalefet bastırılmak ve "terörize" edilmek istenmektedir. OHAL dönemini aratmayan bu uygulamalarla, devletin şiddet yöntemlerine başvurmasının yolunun açılması ve güvenlik aygıtının idari yönetim üzerinde hakimiyetinin sağlanması hedeflenmektedir. Ülkemizi çatışmalı ortama sürükleyen bu politika, oluşturulmaya çalışılan toplumsal barışı ve demokratik istikrarı da açıkça tehdit etmektedir" diye konuştu. (ANKA)

(EG/ZG)

Kaynak: ANKA