Haber Tarihi: 16 Aralık 2010 Perşembe Saat 21:46
Anadolu Ajansı  [2420307]

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay:


Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Aslında Türk Milletinin Büyük Bir Kültür Zenginliğinin İçerisinden Geldiğini Belirterek, 'Sonra Her Şeyi Tekdüze Kılmaya Kalkmışız Ama Olmamış.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, aslında Türk milletinin büyük bir kültür zenginliğinin içerisinden geldiğini belirterek, 'Sonra her şeyi tekdüze kılmaya kalkmışız ama olmamış. Çok renksiz, tatsız, tuzsuz olmuş. Bir dönem yok etmeye çalıştığımız o çok kültürlülüğü büyük bir ahenk içinde yeniden yerine getirmeye çalışıyoruz' dedi.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkent Ajansı Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğünün katkılarıyla gerçekleştirilen ve Gönül Paçacı'nın koleksiyonundan derlenen 'Neşriyat-ı Musiki: Osmanlı Müziğini Okumak' başlıklı sergi, Yıldız Sarayı Büyük Mabeyn Köşkü'nde açıldı. Serginin açılışında konuşan Günay, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nın yaptıklarına genellikle eleştirel bir gözle baktığını belirterek, bu akşam sergi nedeniyle çok gurur duyduğunu ve ajansa övgüyle baktığını söyledi.

Günay, sadece İstanbul'un değil, Türkiye'nin en önemli zenginliklerinden birinin bu sergiyle gün yüzüne çıktığını vurgulayarak, şöyle konuştu::

'Aslında ne kadar büyük bir kültür zenginliğinin içerisinden geliyoruz. Sonra her şeyi tekdüze kılmaya kalkmışız ama olmamış. Çok renksiz, tatsız, tuzsuz olmuş. Bir dönem yok etmeye çalıştığımız o çok kültürlülüğü büyük bir ahenk içinde yeniden yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu sergiyi gezerken herkesten rica ediyorum fotoğraf altlarını da okusunlar ki İstanbul'un ne kadar etnik bir yapısı olduğunu ve farklı kültürlere sahip insanların sanata katkı sağladığını görebilsinler. Meğer müzik alanında o dönemde ne çok yayın varmış. 'Bugün de bu kadar yayın var mı?' diye sordum. Olumlu bir cevap alamadım. Oysa Cumhuriyet döneminde kültürümüzün ve sanatımızın daha çok geliştiğini varsaydık, ama yaşam galiba bazı bilgilerimizi yeni baştan gözden geçirmemezi ve nerelerde geri kalıp, o yönlerimizi geliştirmek için neler yapmamız gerektiğini bize öğretiyor.' Günay, sabah saatlerinde Ankara'da, Diyarbakır'la ilgili bir toplantıya katıldığını ve Diyarbakır'ın bütün güzelliklerinin orada sergilendiğini belirterek, şimdi de İstanbul'da Türk kültürünün zenginliğinin başka bir yönünü görmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti. Serginin düzenlendiği Yıldız Sarayı'na da işaret eden Günay, sarayın birinci katında müze, ikinci katında da bir devlet kabul merkezi oluşturacaklarını ifade etti.

Günay, Yıldız Sarayı'nın her birimini İstanbul halkının hizmetine açacaklarını sözlerine ekledi.

Açılışta, 'Humayun' başlıklı bir konser verildi. Sergi açılışına, aralarında İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Emre Bilgili'nin de bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

- SERGİ-

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkent Ajansı Kültürel Miras ve Müzeler Direktörlüğünün katkılarıyla gerçekleştirilen ve Gönül Paçacı'nın koleksiyonundan derlenen 'Neşriyat-ı Musiki: Osmanlı Müziğini Okumak' adlı sergi, Osmanlı musikisinin derinlemesine incelenmesiyle köklü müzik tarihine ışık tutmak amacıyla hazırlandı. Sergi kapsamında Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında eski harflerle basılmış müzik malzemeleri arasından seçilen eserlerin, dönem kayıtlarından sesli dinleme sistemi aracılığıyla dinletilmesi sağlanacak. Sergi kitabı ile de İstanbul'un kültür zenginliğinin ses boyutunu araştırmak isteyen araştırmacılara önemli referanslar sunulacak. Böylelikle projede, Osmanlı musikisinin değişim sürecine dair ipucu taşıyan her ayrıntı değerlendirilmiş olacak.

Sergide, köklü Osmanlı musiki geleneğinin bir asırdan daha az bir zamanda eski harflerle basılmış dilimine bakarak, Osmanlı musikisinin Batı kültürüyle etkileşime girmesi, yerli müziğin farklı ifade biçimleri kazanıyor olması gibi sonuçlar da anlatılmaya çalışılıyor. Bu yayınlar içinde ses sistemi, ana dizi, kuram, Osmanlı müziğinin ses aralıklarının yeni yazım sistemine uyarlanması tartışmaları gibi ayrıntılar da izlenebiliyor.

Serginin temelde, belirli bir zaman aralığına yayılmış olan müzik yayınları üzerinden bu zaman aralığı ile müzik ve toplumu ilişkilendiren bir malzeme grubunu toplu halde sunması da hedefleniyor.

Tüm bu malzemeyi detaylandıran, müzik teorisi ve toplumun müzik ihtiyacı ile ilişkilendiren 'Osmanlı Müziğini Okumak' isimli bir kitap da sergiyle paralel olarak hazırlandı. Dönemin müzik tartışmaları ve çeşitli yaklaşım farklılıkları da kitaba eklenen çeviri yazılardan izlenecek şekilde toparlandı.

Sergi süresince düzenlenecek üç konserde, Osmanlı müziğinin çeşitli dönemlerine ait ve orijinal belgelere dayalı seslendirmeler de yapılacak. (SMR-TUR-SEM) - İstanbul

6/10 (7 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12