Haber Tarihi: 18 Nisan 2011 Pazartesi Saat 11:14
Anadolu Ajansı  [2661954]

Köy Enstitülerinin Kuruluşunun 71. Yıldönümü


Eğitim-İş Burdur Şubesi Başkanı Salih Kepenek, köy enstitülerinin kuruluşunun 71. yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı

Eğitim-İş Burdur Şubesi Başkanı Salih Kepenek, Cumhuriyetin çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma hedefine varmak, çağdaş bir toplum yaratmak için planlanan köy enstitülerinin, eğitimcinin ülkenin gelişimindeki rolünü anlatması bakımından oldukça iyi bir örnek olduğunu bildirdi.

Köy enstitülerinin kuruluşunun 71. yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklama yapan Kepenek, Cumhuriyeti kuran çağdaş Aydın kadroların, eğitimin ve kalkınmanın öncelikle "Köylü milletin efendisidir" anlayışı ile köylerden başlaması gerektiği fikrini benimsediklerini ve cehalete karşı açılan savaşta zeki köy çocuklarının eğitilmesi önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Köy enstitüleri olgusunun, dünyada eşi benzeri olmayan, Türkiye'nin dünya eğitim tarihine kazandırdığı en özgün eğitim projelerinden biri olarak döneme damgasını vurduğuna işaret eden Kepenek, açıklamasında şunları kaydetti:

"Cumhuriyetin çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma hedefine varmak, çağdaş bir toplum yaratmak için planlanan köy enstitüleri, eğitimcinin ülkenin gelişimindeki rolünü anlatması bakımından oldukça iyi bir örnektir. Kalkınmış bir toplumun ihtiyacı olan yetişmiş iş gücü, bu kurumlarda sanatla, edebiyatla ve çağdaş olan tüm yeteneklerle harmanlanarak Türkiye'nin her bir yanına cesaret, iddia, inanç ve bitmek bilmeyen bir umutla yayılmışlardır. Köy enstitüleriyle birlikte aydınlanma yurdun her yanına taşınmıştır. Yoksul ve cahil olan köy halkı cumhuriyet devrimleriyle köy enstitüleri sayesinde tanışmıştır. Böylece yurttaş olma bilinci kazanmıştır. "

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk on beş yılında Cumhuriyet heyecanının, aydınlanma devriminin ülkede rüzgar estirip, halkı ve ülkesi için gelecek kurgulayan bir öğretmen, bir Aydın modeli yetiştirdiğini belirten Salih Kepenek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Öyle ki, çok kısa zamanda yetişen öğretmenlerin etkisi bugün bile toplumda varlığını göstermektedir. Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullarda köy enstitüleri muhteşem bir proje olarak uygulamaya alınmış, Hasan Ali Yücel'in çağdaş bakanlık anlayışı, İ. Hakkı Tonguç'un ilerici, toplumcu anlayışıyla, Hasanoğlan'da yakılan ateş, Cılavuz, Beşikdüzü, Çifteler, Düziçi gibi köy enstitülerinde yıldız gibi çoğalarak ve parlayarak bütün ülkeyi aydınlatmaya başlamıştır. Hasan Ali Yücel'in (Bu bizimdir, kimseden almadık; bizden alsınlar) diyerek milli ve özgün bir proje olduğuna işaret ettiği köy enstitüleri, pek çok yabancı bilim adamının da dikkatini çekmiş, akademik çalışmalara konu olmuştur. unesco'da bu modeli gelişmekte olan ülkelere tavsiye etmiştir.

Bugün köy enstitüsü ruhunu yeniden yakalamak ancak çağdaş, üretken ve demokratik eğitim yöntemini ulusal eğitim sistemimizin her aşamasına uygulayarak; eleştiren, sorgulayan çağdaş bireyler yetiştirmekle olur. Üretken ve yaratıcılığın desteklendiği eğitim anlayışı bugün yaşadığımız eğitim sorunlarının da çözümü olarak görülmelidir. İşte o zaman Atatürk'ün ve cumhuriyetin öğretmenlerden istediği (Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür) nesilleri yetiştirebiliriz). Amacımız, köy enstitülerinin heyecan ve ruhunu okullarımızda yaşatmak, tüm yurtta cumhuriyetin, aydınlanmanın ateşini yeniden yakmak, ülkemizin geleceğine umut ve ışık olabilmek. "

- Burdur

6/10 (4 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12