KKTC'de Şükran Etkinlikleri Sürüyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

KKTC'nin Varoluşunda Büyük Emekleri Olan Muharip Kuruluşların Mensuplarının Oluşturduğu Sivil Toplum Örgütleri Olan Emekli Mücahitler Derneği, Ktbk Gaziler Derneği, Emekli Subaylar Derneği, Emekli Astsubaylar Derneği, Tmt Derneği, Erenköy Mücahitler Cemiyeti, Mücahitler Derneği, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği ile Temsilcilerinin, Şükran Etkinlikleri Çerçevesinde Ziyaret Ettiği Türkiye'...

KKTC'nin varoluşunda büyük emekleri olan muharip kuruluşların mensuplarının oluşturduğu sivil toplum örgütleri olan Emekli Mücahitler Derneği, KTBK Gaziler Derneği, Emekli Subaylar Derneği, Emekli Astsubaylar Derneği, TMT Derneği, Erenköy Mücahitler Cemiyeti, Mücahitler Derneği, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği ile temsilcilerinin, şükran etkinlikleri çerçevesinde ziyaret ettiği Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin'e Türkiye'nin KKTC'ye verdiği maddi-manevi destekten ötürü teşekkür etti.

Kendilerini "muharip" diye tanımlayan derneklerin temsilcileri, Kurttekin'le görüşmelerinde, "Kıbrıs konusunda yürütülen politikadan" endişe duyduklarını da belirterek, "tavizkar tutum sergilemekle" suçladıkları CTP-BG'yi eleştirip konuyla ilgili bazı sorular yönelttiler.

Büyükelçi Kurttekin ise derneklerin eleştirileri ve sordukları sorularla ilgili olarak, "Dile getirdiğiniz bazı belirsizliklerle ilgili soruları, zannediyorum kendi makamlarınız nezdinde takip etmeniz daha doğru olur" dedi.

"BARIŞ MEVCUTTUR, YAPILACAK OLAN İMZA MERASİMİ" Görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Mücahitler Derneği Genel Başkanı Vural Türkmen, Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin dün yapılan "Talat-Hristofyas Zirvesi" hakkında memnuniyetsizlik beyan ettiğini anımsattı ve "Yoksa masada yeterince taviz verilmedi mi?" dedi.

Türkmen, Rum tarafıyla varılacak bir anlaşmanın Kıbrıs Türklerinin geleceğini tehlikeye atmayacak bir anlaşma olması gerektiğini söyleyerek, halihazırda adada barış bulunduğunu, yapılacak olanın "bir imza merasiminden" öteye gitmeyeceğini ifade etti.

Türkmen, geçmişten beri imzalı-imzasız tüm anlaşmaları Rum tarafının bozduğunu belirterek, tek egemenlik konusunun endişe verici olduğunu, varılacak anlaşmanın olası bir nedenle bozulması halinde Kıbrıs Türklerinin ne olacağının belirsiz olduğunu kaydetti.

"TAVİZ VERİLEMEYECEK KONULAR ÜZERİNDE MÜZAKERE EDİLMEMELİ" Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın halkın temsilcisi olduğunu fakat komitelerde görev yapanların "belli bir siyasi düşünceyi" temsil ettiğini savunan Türkmen, işin başlangıçta sıkı tutulmasını ve taviz verilemeyecek konuların kesinlikle görüşülmemesi gerektiğini söyledi.

Türkmen, Cumhurbaşkanı Talat ve Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın bir görüş birliği içinde olmasınınsa ayrı bir endişe kaynağı olduğunu ileri sürdü.

Türkmen, "Geçmişten gelen Rusya-AKEL-CTP ilişkilerinin" de kaygılarında rol oynadığını dile getirdi.

Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin ise 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı'nın 34. yıldönümünün kutlanacak olmasına işaret ettiği konuşmasında, Kıbrıs Türklerinin Anadolu Türkleriyle birlikte verdiği mücadelede Barış Harekatı'nın önemli yeri bulunduğunu ifade etti.

Kurttekin, 1974'te üç garantör ülkeden birinin adayı ilhak etmek istediğini ve TC'nin Garanti ve İttifak Anlaşmalarından kaynaklanan hakkıyla adaya gelerek Kıbrıs Türkünün varlığının yok edilmesini önlediğini; Kıbrıs Türkünün fiziki ve coğrafi olarak bir araya gelmesini sağladığını söyledi.

"1974'TEN BERİ ADADA BARIŞ VARDIR" Büyükelçi Kurttekin, 1974'ten beri Adada barış olduğuna ve o tarihten beri kan dökülmediğine işaret ederek, 1975'te Federe Devletin, 1983'te KKTC'nin ilanının ada üzerinde Rumlar kadar hakkı olan Kıbrıs Türkü'nün self determinasyon hakkının yansımaları olduğunu belirtti.

1983'te Cumhuriyet ilan edilirken Kıbrıs Türklerinin nihai bir çözüme kapılarını kapatmadığını söyleyen Kurttekin, Kıbrıs Türkünün, halk olarak eşitliğini koruyacak "iki eşit kurucu devletin oluşturacağı yeni bir ortaklığı hedef alan bir çözüm" peşinde olduğunun KKTC Cumhurbaşkanı tarafından ilan edildiğini ve bu politikanın da TC tarafından desteklendiğini kaydetti.

Kıbrıs Türkünün varılacak bir çözümde Türkiye'nin garantörlük hakkının devamını istediğini de söyleyen Kurttekin, derneklerin eleştiri ve sorularıyla ilgili olarak ise "Dile getirdiğiniz bazı belirsizliklerle ilgili soruları, zannediyorum kendi makamlarınız nezdinde takip etmeniz daha doğru olur" dedi.

Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'ye yaptığı son ziyaret sırasında Başbakan Erdoğan'la görüşmesi olmadığını kaydeden Kurttekin, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin açıklanmış politikasının, belirtilen parametrelerde Kıbrıs Türkünün çözüm çabalarını desteklemek üzerine olduğunu söyledi.

"ÇÖZÜM İKİ HALKIN ONAYINA SUNULACAK" Çözümün iki taraftaki halkın onayına sunulacağını ifade eden Kurttekin, Kıbrıs Türkünün çoğunluğunun kabul edemeyeceği bir çözümün yaşayamayacağını, tüm tarafların akılda tutmasının faydalı olacağını bildirdi.

Kıbrıs Türkünün esas mücadeleyi KKTC'nin kurumsallaşmasını güçlendirmek ve ekonomik performansını daha yukarı çıkarmak yolunda yapmakta olduğunu dile getiren Kurttekin, bu mücadelede TC'nin KKTC ile yoğun bir işbirliği içinde olduğunu ve bu alanlardaki eksikliklerin giderilmesinin Kıbrıs Türkü'nün mücadelesine güç vereceğini söyledi.

Kıbrıs Türkü'nün mücadelesinin birlik ve beraberlik içinde yürümesini dileyen Kurttekin, bu mücadelede Türkiye'nin her zaman KKTC'nin yanında olacağını vurguladı.

(MG-NO-NO-D)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı