Haber Tarihi: 17 Ekim 2011 Pazartesi Saat 13:01
Anadolu Ajansı  [3063585]

KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu Çanakkale'de Açıklaması


KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, "Bu ayın sonunda New York'ta iki ayrı görüşmemiz olacak.

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, "Bu ayın sonunda New York'ta iki ayrı görüşmemiz olacak. Belki bu son olur diye düşünüyoruz. Çözebilir miyiz, çözemez miyiz? Sadece bize bağlı olan bir olay değil. Karşı tarafın da aynı niyeti beslemesi gerekir. Bugüne kadar çok fazla bir anlaşma için hahişkar (istekli) olduklarını görmediğimi söyleyebilirim. Ama neticede mücadelemize müzakere masasında devam ediyoruz" dedi.

Eroğlu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesince (ÇOMÜ) kendisine layık görülen "fahri doktora" unvanını almak için geldiği Çanakkale'de Vali Güngör Azim Tuna'yı ziyaret etti.

Valilik bahçesinde Vali Tuna ile daire amirleri tarafından karşılanan Eroğlu, selamlaşma sırasında protokoldeki 2 Kıbrıs gazisiyle bir süre sohbet etti. Daha sonra Polis Merasim Mangası'nı selamlayan Eroğlu, Tuna'nın makamına geçti

Derviş Eroğlu, burada yaptığı açıklamada, Çanakkale'nin her Türk'ün kalbinde müstesna bir yeri olduğunu söyledi. Kıbrıs Türk'ünün de Çanakkale Savaşları'nı, Kıbrıs'tan izlemeye çalıştığını, Çanakkale'den Kıbrıs'a İngilizler tarafından taşınan esirleri kaçırmak için bir milli mücadele, seferberlik başlattığını ve birçok Türk esiri de İngiliz kamplarından kaçırarak sandallarla Türkiye'ye uğurladıklarını dile getiren Eroğlu, şöyle konuştu:

"Dolayısıyla Kıbrıs Türk'ü ile anavatan Türkiye'nin mücadelesi hep birlikte olmuştur. Bizim Osmanlı zamanında Kıbrıs'a yerleştirilmemiz ve buradan Türklük mührünü bugünlere kadar taşıyabilmemiz, hep Türklük inancı içinde anavatan dediğimiz Türkiye'ye bağlılık nedeniyle bu mücadele sürdürülebilmiştir. Özellikle 1950'li yıllarda Rumların EOKA teşkilatının Türkleri toplu imha gayretleri içine girdiği zaman yine anavatan yanımızda ve 1960 anlaşmasıyla kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti Devleti'nin de tabii ki garantörü olan Türkiye yeri geldiğinde mücadelesini, Kıbrıs'a müdahaleyle bir Barış Harekatı ile devam ettirmiş ve bugün Barış Harekatı'nın yarattığı coğrafya üzerinde bir devlet kurmuş vaziyetteyiz. Devlet kurmuş olmamıza rağmen, tabii ki hala müzakere masasından da kalkamıyoruz. Şimdi bu ayın sonunda New York'ta iki ayrı görüşmemiz olacak. Belki bu son olur diye düşünüyoruz. Çözebilir miyiz, çözemez miyiz sadece bize bağlı olan bir olay değil. Karşı tarafın da aynı niyeti beslemesi gerekir. Bugüne kadar çok fazla bir anlaşma için hahişkar (istekli) olduklarını görmediğimi söyleyebilirim. Ama neticede mücadelemize müzakere masasında devam ediyoruz."

-Kıbrıs Rum tarafının petrol ve doğalgaz sondaj çalışmaları-

Cumhurbaşkanı Eroğlu, bir gazetecinin "Kıbrıs Rum kesiminin Akdeniz'deki petrol ve doğalgaz aramalarındaki son gelişmeleri değerlendirmesini" istemesi üzerine, şunları kaydetti:

"Biz müzakere masasında sayın Hristofyas'a 'Görüşmeler devam ederken sizin petrol, doğalgaz aramaya başlamanız tabii ki müzakereleri menfi yönde etkiler, dolayısıyla erteleyin) dedik. 'Ama eğer ertelemezseniz bizim de atacağımız adımlar olacak'. Bizim bu sözlerimizi tehdit olarak almıştır. Ama 'inadından da vazgeçmemiş' diyeceğiz. Yani araştırmalar, kazılar devam ediyor. Şu ana kadar henüz gazı bulmadılar ama bulacakları umudunu taşıyorlar. Tabii ki biz de hemen Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile yani anavatanımızla gerekli çalışmaları yapıyoruz ve Dışişleri Bakanlığında toplantılar, daha sonra New York'ta bildiğiniz gibi Sayın Başbakan'la imzaladığımız Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması ve ertesi günü hükümetimizin almış olduğu bir kararla Türk Petrolleri Anonim Ortaklığına sismik araştırma yetkisi verilmiştir. Bir taraftan Rumların çalışması devam ediyor, bir taraftan bizim KKTC adına araştırma yetkisi verdiğimiz Piri Reis gemisinin de sismik araştırmaları devam ediyor. Biliyorsunuz bizim o topraklarda hakkımız olduğu gibi, bizim o deniz altı zenginliklerinde de hakkımız vardır. Dolasıyla onların aradığı gibi biz de aramaya devam edeceğiz."

-"2 milyon liralık mal varlığı" tartışması-

Bir başka gazetecinin, "2 milyon liralık mal varlığının olduğuna" ilişkin tartışmalar konusundaki sorusu üzerine Eroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Orada yazılı açıklama yaptım tabii. Benim veremeyeceğim bir hesap yoktur. Ben 1963'ten beri doktor olarak, 1976'dan beri de siyasetçi olarak KKTC'de çalışmaktayım. Dolayısıyla 48 yıllık çalışma hayatı olan, 20 yıl klinik çalıştıran bir kişinin, 19 sene Başbakanlık yapmış bir kişinin, 2 milyon lirasının olması doğaldır. Biz de geleceğimizi düşünerek tasarruf yapmak mecburiyetindeydik. Benim 4 çocuğum, 5 torunum var. Diyeceksiniz ki onları da eşleri düşünsün. Ama neticede biz babayız, anneyiz. Çocuklarımızın da geleceğini düşünerek, bizim de yaşlılığımızı düşünerek bir tasarruf yapmak hakkımızdır herhalde. Herhalde gün işleyip, gül yiyecek pozisyonda olamazdık. Bu kadar yıllık mütehassıs bir hekim, bir Başbakan, bir Cumhurbaşkanı olarak... Dolayısıyla 2 milyon lira, 3 milyon olsa ne yazıyor diyeceksiniz. Dolayısıyla siyasette bu sözler oluyor. Biz bunlara alıştık, çünkü ben 35 yıldır siyasetin içindeyim. Bu gibi sözlere, bu gibi söylentilere alışmış vaziyetteyiz. "

Vali Güngör Azim Tuna ise "Bugün milletimizin gönlünde müstesna yeri olan, bir ciğerimizin iki parçası Kıbrısımız ve Çanakkalemiz bir araya gelmiş, buluşmuş oluyor. Değerli Cumhurbaşkanımız Sayın Derviş Eroğlu'na ilimize teşriflerinden dolayı, şehitler diyarı Çanakkale'ye teşriflerinden dolayı hoş geldiniz diyorum, kendilerini burada ağırlamaktan dolayı büyük mutluluk duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Ömrünüzü bu davaya verdiniz. 35 yılık bir devlet hizmetiniz var. Biz Çanakkale'ye ilk kez gelmiş olmanızdan dolayı, sizi moral depolamış olarak göndermeyi arzu ediyoruz. Yapacağınız müzakerelerde bunun etkisi olacağını düşünüyoruz" şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Eroğlu ile Vali Tuna birbirlerine çeşitli hediyeler verdi.

- Çanakkale

6/10 (5 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12