"Kişilerin Suçlarını Kurumlar Çekmemeli"

'Kişilerin Suçlarını Kurumlar Çekmemeli'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği'nin (UEFA) 36.Olağan Kongresi İstanbul'da gerçekleşti.

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği'nin (UEFA) 36. Olağan Kongresi İstanbul'da gerçekleşti. İstanbul Kongre Merkezi'nde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla düzenlenen kongrede, FIFA Başkanı Joseph Sepp Blatter, UEFA Başkanı Michel Platini ve yönetim kurulu üyeleriyle, 53 üye ülke federasyonu temsilcileri yer aldı.

Platini ile birlikte salona giren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı üyeler alkışlarla karşıladı. Kongre için İstanbul Kongre Merkezi ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, akreditasyonları bulunmayanlar, kongre merkezi yakınına sokulmadı.

Bu arada, kongrede 9 dilde simultane tercüme yapıldı. Toplantıda, İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Rusça, Türkçe, İbranice, İspanyolca, Sırpça çeviriler gerçekleştirildi.

BLATTER: "ŞİKE KONUSUNDA INTERPOL İLE ÇALIŞIYORUZ"

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) Başkanı Joseph Sepp Blatter, İstanbul'da düzenlenen UEFA'nın 36. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Avrupa futbolu, Türk futbolu ve uluslararası futbol için önemli bir gün yaşandığını ifade etti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da kongreye katılmasının ve kendileriyle birlikte olmasından büyük şeref duyduklarını ifade eden Blatter, Erdoğan'a teşekkür etti. Blatter, UEFA 1. Asbaşkanı Şenes Erzik, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören'e ve uluslararası futbol camiasının temsilcilerine de 'Hoşgeldiniz' dedi.

2012 yılının futbol adına önemli organizasyonların gerçekleştirileceğini, Londra Olimpiyatları'nın yine bu yıl düzenleneceğini, Azerbaycan'da Kadınlar Dünya Şampiyonası'nın gerçekleştirileceğini hatırlatan Joseph Sepp Blatter, FIFA'nın gelecek yıl düzenleyeceği ve çok önemli olan 20 Yaş Altı Dünya Kupası'nı Türkiye'de organize edecek olmasından dolayı da büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

"Futboldan bahsederken maalesef sadece iyi şeylerden bahsetmek durumunda değiliz" diyen Blatter, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık olarak futbol dediğimizde 300 milyon kişiyi etkileyen bir spor dalından bahsediyoruz. 300 milyonluk kitle için her türlü çabayı sarf ediyoruz. Disiplin, saygı ve fair-play için ancak buna rağmen hala bazı sorunlar yaşıyoruz. Bunlardan bahsetmek durumundayız. Tüm problemlere değinmek istemiyorum ama özel bir sorundan da söz etmek istiyorum. Sahada oynanan futbolu kontrol etmek nispeten kolay. Her şeyden önce sınırları çizeceksiniz, çizgiler var, hakem var, topun kale çizgisini geçmesi lazım ki gol olabilsin... Bir de 45'er dakikalık iki devre oynamak gerekiyor. Sahada tüm bunları idare etmek nispeten kolay. Bazen sorunlar çıksa dahi. Ancak saha dışına çıktığında, 300 milyonluk kitleyi idare edecek, kontrol edecek, hakem bir şey yok, zaman da yok, süre açık. Acaba spor, futbol, FIFA, UEFA ve diğer konfederasyonlar herkesin sarf ettiği kelimelerden sorumlu mudur- Hayır, böyle bir şey yok. Ancak gözlerimizi açmak zorundayız.

Bir sorun var. Şöyle ki; yakın tarihte bulunduğumuz bölgeyi de etkileyen bir problem bu. Yasa dışı bahisler ve bu tabii ki maalesef şike ile neticeleniyor. Ancak memnuniyetle müşahede etmekteyim ki UEFA ve diğer konfederasyonlarla erken uyarı sistemi tesis ettik. Bir de 1 yıldan bu yana şike belasına karşı, Interpol ile müşterek çalışmalar yapıyoruz ve tüm dünyada emniyet güçleri işbirliği içinde çalışmalarını sürdürmekte. Başka tehlikeler de mevcut ama bu tehlike, şike tehlikesi sporu tehdit eden bir tehlike. Çünkü yarışma ruhuna çok aykırı sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyoruz."

Sigorta uygulaması geliyor

Kulüplerin ve federasyonların müsabaka takvimi nedeniyle, karşı karşıya gelmemeleri gerektiğini, ayrıca oyuncuların menfaatlerinin de unutmamaları gerektiğini dile getiren Blatter, şöyle konuştu: "Büyük bir memnuniyetle belirtmek isterim, bir sonraki icra kurulu toplantısında da ele alacağız, bu yıldan itibaren Dünya Kupası elemeleri gerçekleşecek ve bu çerçevede biz de tam bir güvence vermeyi hedefliyoruz. Uluslararası takvim uyarınca gerçekleştirilecek tüm maçlardaki oyuncular için bir sigorta getireceğiz. Hem kulüplere, hem oyunculara, hem de ulusal federasyonlara önemli bir destek olacak bu sigorta uygulaması. Ayrıca önümüzde bir reform süreci de yer almakta. Bu çerçevede ben de tabii bir sonraki kongreye çok önemli bilgiler aktaracağım. Hepinizi 24-27 Mayıs'ta Budapeşte'de düzenlenecek kongremize davet etmek isterim."

DEMİRÖREN: "FİNANSAL FAIR PLAY ÖNCELİĞİMİZ"

Kongrenin açılışında konuşma yapan TFF Başkanı Yıldırım Demirören, konuşmasına, kendilerine ev sahipliği şerefini veren UEFA Başkanı Michel Platini ve UEFA Yönetim Kurulu'na teşekkür ederek başladı.

Dünya futbolunun lokomotifi olduğunu belirttiği Avrupa futbolunun, şu anda karşı karşıya bulunduğu temel sorunlara çözüm aramak ve futbolun dostluk, barış ve kardeşlik ilkelerini pekiştirmek, Avrupa vatandaşlığı temellerini güçlendirmek için atılacak her adımda Avrupa'nın en büyük futbol ekonomilerinden birisine sahip olan Türkiye'nin, bu hareketin ön saflarında olacağını kaydeden Demirören, "Futbolun sorunlarını, 12. Avrupa Konseyi Spor Bakanları Konferansı'nda özetleyen Platini'nin görüşlerine tümüyle katılıyorum" dedi.

Avrupa ülkeleri arasında şike, teşvik konularına da yer vererek en kapsamlı sporda şiddetin önlenmesine dair yasayı çıkaran bir ülkenin federasyon başkanı olarak, bu sorunlara karşı Avrupa ülkelerinin ortak tavır belirlemesinin çok önemli olduğunu düşündüğünü aktaran Demirören, "Futbol kulüplerinin rekabet ve sportif başarı amaçlayarak yapmış oldukları harcamalar sonucu karşılaştıkları ekonomik zorluklar ve bunun oyuna etkisi hepimizin malumudur. UEFA'nın en önemli projelerinden birisi olan Finansal Fair Play, bizim de önceliklerimiz arasında en üst sıralarda yer alıyor" diye konuştu.

"Kulüplerin sağlıklı bir mali ve kurumsal yapıya kavuşarak kaynakların doğru kullanımı en önemli hedeflerinden birisi olduğunu" ifade eden TFF Başkanı, kulüplerin ekonomik açıdan desteklenmesinin, ekonomik disiplin kadar önemli olduğu ve bu konuda da gerekli adımların atılmasını önemle rica etti.

Türkiye'nin son yıllarda birbirinden önemli futbol organizasyonlarını düzenleyerek rüşdünü ispat ettiğini anlatan Demirören, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İki kıtanın birleştiği bu ülke, son yıllarda birbirinden önemli futbol organizasyonlarını da düzenleyerek rüşdünü ispat etmiş durumda. Son UEFA Kupası finalini düzenlediğimiz 2009 yılındaki bu etkinliğin yanı sıra temmuz ayında Antalya'da düzenleyeceğimiz UEFA U19 Kadınlar Avrupa Şampiyonası için de mükemmel bir hazırlık dönemi geçiriyoruz. Ayrıca FIFA 2013 U20 Dünya Şampiyonası organizasyonu için de çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor.

Açık ara ülkemizin en çok sevilen ve tutkuyla takip edilen spor dalı olan futbol sevgisini daha da yaygınlaştırmak en önemli hedefimiz. 2028 Futbol Gelişim Projemiz ile altyapıya ve eğitime daha çok önem vererek genç oyuncuları düzenli olarak futbolumuza kazandırmak istiyoruz. Futbolun içinden gelen bir Başbakan'a sahip olmak Türk futbolunun en büyük şansıdır. Ülkemize 18 yeni stadyum kazandıracak projeler için kendilerine sizlerin huzurunda kendim ve Türk futbolu adına bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Kongrenin başarılı geçmesini ve tüm katılımcıların ülkemizden güzel anılarla ayrılmasını diler, saygılarımı sunarım."

Başkan Demirören'in ardından sırasıyla FIFA Başkanı Sepp Blatter, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, UEFA Başkanı Michel Platini de bir konuşma yaptı.

ERDOĞAN: "KİŞİLERİN İŞLEDİĞİ SUÇLARI KURUMLAR ÇEKMEMELİ"

Kongrede kürsüye gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin spora bakışı ve geleceğine değinerek İstanbul'un bir spor ve futbol şehri olduğunu belirterek son dönemde ev sahipliği yaptığımız ve yakın zamanda yapacağımız önemli şampiyonalar ve finallerden örnekler verdi.

"Yatırımlar devam ediyor. 2012'de 18 yeni stat inşaasına başlıyoruz" diyen Başbakan Erdoğan alt yapı eksiklerinin hızla tamamlandığını belirtti. Futbolun da sporun da barışın dili olduğunu belirten Erdoğan: "15 yıl aralıksız futbol oynadım. Amatör de oynasam takım ruhunu, paslaşmayı, paylaşmayı, gözle iletişim sağlamayı, gönülden gönüle uyumu futbol sahalarında pekiştirdim" diye konuştu.

"Futbolu muhafaza etmek zorundayız"

Babası ile futbol konusunda adeta maç yaptığını, basının kendisinin okumasını istediğini, ama kendisinin gizli gizli futbol oynadığını anlatan Başbakan "Sonuçta babam haklı çıktı, futbolu bıraktım siyasete atıldım. Ama 15 yıl boyunca futboldan edindiğim ahlakı, erdemi hayatımın her alanında yaşatmaya çalıştım. Açıkçası futbolu muhafaza etmek zorundayız. Futbolun şiddetle, şikeyle anılmasını önlemek için her tedbiri almak ve uygulamak zorundayız"

Suçların şahsiliği ilkesinden hareketle suçu kim işlemişse onun en büyük cezayı alması gerektiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, "Futbolda suçların şahsiliği ilkesi var. Gerçek kişi ve tüzel kişi noktasında değerlendirmeyi iyi yapmak lazım. Gerçek kişilerin suçları yüzünden tüzel kişilik ceza alırsa sadece tüzel kişi ceza almıyor, taraftarı, şehri de cezalandırılmış oluyor" dedi.

"Şike ve şiddete en sert cezayı veriyoruz"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Şike ve şiddet ile mücadele bu şekilde sürmeli ki futbola olan aşkı, sempatiyi yaşatalım. Bizim neslimiz 60'ların 70'lerin 80'lerin şampiyonalarındaki heyecanı hâlâ hatırlıyor. Gençlerin de futbolu böyle hatırlaması için gereken neyse ortaya koymalıyız. Ben hem şimdiki hem de önceki TFF başkanlarıyla bunları konuşuyorum. Türkiye olarak şiddet ve şikeye karşı kararlı tutum içindeyiz. Çıkardığımız yasa ile şikeyi ve şiddeti en sert şekilde cezalandırıyoruz."

Konuşmasında ırkçılığa da değinen Başbakan: "Irkçılık, bir insanlık suçudur. Irkçılık, insanlığa, vicdana aykırı olduğu kadar, sporun ve futbolun ruhuna tamamen aykırıdır. Yeşil sahalarda olmasa bile, tribünlerde, ırkçı, ayrımcı eğilimlere karşı son derece hassas ve dikkatli olmamız gerektiği açıktır. Son dönemde, Avrupa'da tırmanma eğilimi gösteren ırkçılığın, spora ve futbola nüfuz etmemesi, bu noktada üzerinde hassasiyetle durmamız gereken bir durumdur diye düşünüyorum"

"Futbola barış hakim olmalı"

"Açıkçası, futbol endüstrisinin, futbol ticaretinin, reklamın, paranın, finansmanın, spor ruhunun önüne geçmesini engellemek zorundayız. Futbolu, bir sanat, bir gösteri sanatı olarak muhafaza etmek, futbolu barışın, dayanışmanın aracı olarak korumak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Az önce de ifade edildi, kısacası Fair Play hakim olmalı. Futbolun da, sporun da, şiddetle, hileyle, şikeyle anılmasını önlemek, bu noktada en güçlü tedbirleri almak ve kararlılıkla uygulamak mecburiyetindeyiz" dedi.

PLATINI: "AVRUPA FUTBOLU BÖLÜNEMEZ BİR BÜTÜNDÜR"

UEFA Başkanı Michel Platini, Avrupa'da futbolu oluşturan birimlerle mutabakat anlaşmaları yaptıklarını belirterek, "Avrupa futbolu artık bölünmez bir bütündür" dedi.

UEFA'nın İstanbul'da gerçekleştirilen 36. Olağan Kongresi'nin açılışında konuşan Platini, bunun katıldığı 5. kongre olduğunu vurgulayarak, "4 kongrenin ardından şu anda bu güzel İstanbul şehrindeyiz" dedi.

Birlik ruhunun önemine değinen Platini, bunun kongreye damgasını vuran bir özellik olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

"Bu birliğimiz, bütünlüğümüz sayesinde tüm üye federasyonlarımız ve futbol camiaları için, Avrupa futbolu için bu birliği teşkil edebiliyoruz. 2007 yılında bir masa çevresinde futbol camiası temsilcileriyle bir araya geldik ve dedik ki; 'Artık baltaları gömelim, yıllardır süren gerilimlere son verelim, bu sayede futbol kuruluşlarıyla UEFA arasındaki ilişkileri düzenleyelim.' Başkan seçilmemi takip eden birkaç ay içinde çeşitli mutabakat zabıtları imzaladı. Kulüp temsilcileri, liglerle oyuncularla herkesi bir araya getirmek hedefti, bu doğrultuda çağrımız oldu. Birlik oluşturmak çok önemliydi bizim için. İkna ettik ve o noktaya ulaştık. İşte aslında bunu yeniden onardık, konsolide ettik ve Avrupa futbolu artık bölünmez bir bütündür, herkesin ve futbolun çıkarları için, ben de bunla gurur duyuyorum."

Önemli projeler

Michel Platini, kulüpler müsabakalarını, milli takımlar şampiyonalarını reforme etmek, statüleri gözden geçirmek, Avrupa elemeleri, finansal fair play gibi çok önemli projeleri başlatıklarını ifade etti.

Birlikte ileriye doğru hareket etmeye devam etmek zorunda olduklarını kaydeden UEFA Başkanı, "Sadece ileriye doğru değil, doğru istikamette hareket etmeliyiz. UEFA yenilikçi ve eşsiz bir kurum haline dönüştü. Aslında bir araştırma geliştirme laboratuvarı gibi çalışıyoruz, futbolun menfaatine olacak şekilde. Geleneklerimize de saygı duyuyoruz. Yani geçmişini, köklerini asla göz ardı etmeyen ama başını ileri çevirmiş bir teşkilat olarak çalışıyoruz" diye konuştu.

Platini, Avrupa Elemeleri Projesi'ne bazı federasyonların isteksiz davrandığını dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu sizin projeniz, siz başlattınız. Birkaç federasyon belki biraz isteksiz davranmış olabilir diğer federasyonlara kıyasla, ama yine de bu dayanışma ruhu sayesinde oy birliğiyle bu projeyi destekledik. Bu proje milli takım maçlarının çok daha görünür olmasını sağlayacaktır ve federasyonların da mali istikrarını orta ve uzun dönemde muhafaza etmesine katkı sağlayacaktır. Artık dar, sıkı bir bütçe kısıtlaması yaşamayacağız. Herkes serinkanlılıkla işine odaklanacak, sadece müsabakalarda spor açısından ne yapacağız, ona bakacağız. Herkes tekrar buna odaklanacak. Avrupa Kulüpler Birliği, Avrupa Profesyonel Futbol Ligleri Birliği ve Uluslararası Profesyonel Futbolcular Federasyonu Avrupa Birliği'ne çok teşekkür ederim. Bir araya gelmek başlangıçtı, bu mutabakat zabıtları aylar süren müzakereler sonunda imzalandı. Netice itibariyle önümüzdeki yıllarda futbolun hepimizin bildiği, sevdiği gibi bir oyun olarak kalabilmesini mümkün kıldı, milli takımların hep bir arada uyum içinde kalmasını mümkün kıldı."

Önümüzde hafta 9 tarihten oluşan uluslararası bir takvim açıklayacaklarını kaydeden Platini, önümüzdeki haftalarda yapılacak FIFA İcra Kurulu toplantısının da tarihi öneme sahip bir toplantı olacağını söyledi.

"Futbolun problemleri bir gecede çözülemez"

UEFA Başkanı Platini, futbol camiasının problemlerini bir gecede çözülebileceğini düşünmenin biraz saflık olacağını vurguladı.

"Futbolun problemleri bir gecede çözülemez" diyen Platini, şunları kaydetti:

"Tabii ki uzun süre çözümsüz kalmış konular da çok önemli. Örneğin oyunculara sigorta uygulamasının başlatılması, bunun milli takımın görevi haline haline getirilmesi tek başına çözüm getirmeyecek. Hala bazı sorunlar yaşadığımızı görüyoruz. Bu sorunlarla mücadele etmek durumundayız. Bazı başka ülkelerde bazı oyuncuların sözleşmelerini tehdit, baskı altında imzaladıklarını görüyoruz, bu kesinlikle hoş görülecek bir şey değil. Bu konuda elimizden geleni yapmalı, bu oyuncuları korumalıyız. Kongrede, bu futbolcu sözleşmeleriyle ilgili asgari mutabakat sağlamalıyız. Bugünün önemli bir gündemi bu."

"Bazı ülkelerde olmayan paralar harcanıyor"

Michel Platini, bazı ülkelerde kulüplerin olmayan paraları harcadığını, bazılarının da futbolcularına para ödeyemez durumda olduğunu vurguladı.

"Böyle bir paradoksu nasıl açıklayabiliriz. Bu sürdürebilir bir paradoks değil" ifadesini kullanan başkan Platini, şunları söyledi:

"Sanal bir dünyada ya da başka bir evrende yaşamıyoruz. Çevremizde olup bitenden ders çıkarmalıyız. Bu problemi öngörebilmeli ve çözüm için harekete geçmeliyiz. Bu çerçevede son derece önemli haberi paylaşmak istiyorum; elimde Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Rekabetten Sorumlu Avrupa Komisyonu'ndan gelen bir mektup var. Komiser Sayın Almunia dün kaleme aldığı mektupta finansal fair play'in meşruiyetine işaret etmekte, bu konudaki önümüzdeki engellerin önemine değinmekte. Bu çerçevede kulüplerin daha adil vergilendirilmesi gerekliliğine işaret etmekte. Günbegün biz reform sürecini ilerletiyoruz ve futbolun mirasını en iyi şekilde koruyabilmek için, adil oyun çerçevesinde ve dayanışma ruhuyla geçmişimizden gelen bu gücü daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Diğer kurumlarla barışçıl ilişkiler kurmak bu çabalarımızda önem taşıyor. Temel bir çalışma gerçekleştirdik ve bunun meyvelerini alacağız. "

"Futbolu temizleyelim, amacımız budur, tutkumuz da bu olmalı"

Michel Platini, futbolun başında belalar bulunduğunu ve projelerini futbolu bunlardan temizlemek amacıyla yaptıklarını söyledi.

Futbolun başındaki belaları, "Şiddet, şike, yasa dışı bahisler, doping, oyunculara baskı, tehdit, oyuncuların zorlanması, sözleşmelere uymamak, genç futbolcu ticareti, para aklamak" olarak ifade eden Platini, şöyle konuştu:

"Bunlar sadece futbolda değil, toplumun genelinde mevcut. Kötü olan da bunların giderek kökleşmesi, sıradanlaşması. Bizler bu belayla mücadele etmek durumundayız. Çünkü her şeyi devredebiliriz, ama örnek olmayı asla devredemeyiz. Onun için oyunu koruyalım, futbolu temizleyelim, amacımız budur, tutkumuz da bu olmalı.

Projelerimizin çoğunu bu ruhla gerçekleştiriyoruz. Tekrar moralleri yükseltmek, morali oyuna tesis edebilmek için. Çabalarımız bu doğrultuda. Ancak işbirliği halinde, diyalog ve uzlaşma içinde çalışmak durumundayız. Kendimizden ödün vermeden bunu yapmalıyız. Çünkü birlikten kuvvet duyar. Bu kongre bu birlik duygusuna örnek teşkil etmektedir. Benim başarım sizin başarınızdır, benim sonuçlarım sizin sonuçlarınızdır."

UEFA Başkanı Platini, sözlerini, bu yıl yapılacak EURO 2012 için sarf ettiği "Birlikte tarih yazalım, futbol bunu hak ediyor" sözleriyle bitirdi ve kongreyi resmen açtı.

Bu arada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, açılış konuşmalarının ardından kongre salonundan ayrıldı.

Bütçe 1.5 milyar avro

UEFA'nın İstanbul'da süren 36. Olağan Kongresi'nde 2010-2011 UEFA Yönetim Kurulu faaliyetleri ve UEFA mali rapor ile 2012-2013 bütçesi oy birliğiyle onaylandı.

İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen kongrede, açılış konuşmalarının ardından daha önce üyelere gönderilen UEFA Yönetim Kurulu faaliyetleri hakkındaki rapor oy birliğiyle onay aldı.

Toplantıda daha sonra 2010-2011 mali raporuyla ilgili konuşan UEFA 4. Asbaşkanı ve Finans Komitesi Başkanı Marios Lefkaritis, daha önce İsviçre Frangı olarak tutulan UEFA hesapların, 2011-2012 yılından itibaren avro bazında tutulacağını söyledi.

Zor mali dönemlere karşın UEFA'nın mali politikasının stratejisine uygun olarak devam ettiğine dikkati çeken Lefkaritis, EURO 2008'den bu yana bütçenin fazla verdiğini, 55 milyon avroluk artı bakiyelerinin olduğunu kaydetti.

Gelirlerinin 1.4 milyar avro olduğunu anlatan Marios Lefkaritis, bir önceki yıla göre gelirlerinde artış olduğunu ifade etti.

Lefkaritis, 494 milyon avro olan 2011-2012'de UEFA rezervlerinin 500 milyon avronun üzerine çıkacağını tahmin ettiklerini belirtti.

Lefkaritis'in konuşmasının ardından rezervlerin 500 milyon avroya yükseltilmesi konusundaki teklif ve 2010-2011 mali raporları oy birliğiyle onaylandı.

2012 - 2013 bütçesi 1.5 milyar avro

Kongrede UEFA'nın 2012-2013 mali bütçesinin 1.5 milyar avro olduğu, bu bütçenin yüzde 74'ünün katılımcı kulüplere dağıtılacağı, yüzde 8'inin yatırımlara ayrıldığı belirtildi.

EURO 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın bütçesinin 1.3 milyar avro olduğu kaydedilerek, bu bütçenin yüzde 14'ünün katılımcı federasyonlara verileceği kaydedildi.

Daha sonra yapılan oylamada 2012-2013 mali yılı bütçesi de oy birliğiyle onaylandı.

Kaynak: Sporx.com / Spor