Kışanak: Zorunlu İstifalarımızı Verdik

Eski BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, "Bağımsız adaylarla seçime giriyoruz. Seçim barajıyla gidilen bir parlamentonun temsiliyeti sakattır eksiktir." dedi
Eski BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak: "Bağımsız adaylarla seçime giriyoruz. Bu nedenle zorunlu olarak istifalarımızı verdik. Seçim barajıyla gidilen bir parlamentonun temsiliyeti sakattır eksiktir. Kürtler bağlamında anayasa yapım sürecinde nasıl yol alacakları başlı başına bir tartışma konusudur. Çünkü şuan sorun hala çatışma zeminindedir"
"(İshak Alaton'un sözleri) Hepimiz, bunu gündemleştiren, bunu tartışan bir yerden siyaset yapmaya çalışıyoruz. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Bu anlamda söylenen sözleri de bir katkı olarak değerlendiriyorum"
"Ülkenin bölünmez bütünlüğü lafının altına sığdırılan şey, halkın yönetime katılmasını deforme etmektir. Bölge yönetiminden, federasyondan bahsedildiğinde hemen ülke bölünecekmiş algısı yaratılıyor"
"Anadil yasalarla belirlenebilecek bir şey değil. Siz dünyanın en güçlü yasası ile bile anadili yasaklayamazssınız. Anadil, tartışmasız evrensel bir haktır"
"Türkiye, köklü sorunlarını ancak köklü, devrim niteliğinde bir anayasa yaparak çözebilir"
"Kürt sorunu birilerinin birilerine bazı şeyleri lütfederek, bahşederek çözebileceği bir sorun değildir"
Türkiye Barış Girişimi tarafından düzenlenen "Barışı Kurmak" adlı konferansın ikinci gün oturumuna katılan eski BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, burada yaptığı konuşmada, BDP olarak bağımsız adayları destekleme yönünde bir karar aldıklarını ve bunu yürüttüklerini aktardı. Kışanak, "Aynı zamanda tüm değişim dinamiklerini parlementoya taşımak için bir çalışmamız var" dedi. Kürt sorununun, artık tartışmasız bir şekilde Türkiye gündeminin birinci sırasında yer alan bir sorun olduğunu söyleyen Kışanak, "Aynı zamanda çözülmemesi nedeniyle başka sorunlara da neden olan bir sorun. Bu nedenle bir toplumsal barışı inşaa etmek gerekiyor ve bu süreçte anayasa en kritik noktalardan birisini teşkil ediyor. Çünkü bu sorunun temelinde anayasa var. İlk anayasa yapılması sürecinde inanç farklılıklarımıza, kimlik farklılıklarımıza uygun olmayan bir anayasa inşaa edildi. Bu anayasal düzen sürekli çatışma üretti. Son 30 yıldır kesintisiz bir şekilde Kürt sorunu çatışma zeminindedir. Bu, tekçi anayasa nedeniyle bir barış sorunumuz var. Bu nedenle anayasayı köklü bir şekilde değiştirmek, Türkiye'nin toplımsal dokusuna uygun bir sisteme dönüştürmek gerekiyor. Darbe anayasasına karşı bu güne kadar toplumsal muhalaefetin yürüttüğü mücadeleler sonucunda bu anayasa değişmesi gerektiği aşamasına gelinmiştir. Bu önemli bir aşama. Toplumda köklü değişim ihtiyacının açığa çıkması ve bugün yeni sivil bir anayasının gündeme gelmesi önemli bir aşama. Bu süreci nasıl yaşayacağımız önemli. Herkesin kabul edebileceği, hazır bir reçete olacağına inanmıyorum. Ama bunların bir makulunü bulabilmek için demokratik bir anayasa inşaa sürecine ihtiyacımız var. Başkaları tarafıdan şimdilik hoş görülmese de, düşüncelerini ifade edebileceği bir ortama ihtiyaç var. Türkiye'de sınırsızca düşüncelerini ifade edebilmek ne yazık ki, beraberinde bedel ödemeyi, göze almayı gerektiriyor. Bu da, bu anayasa yapım sürecine darbedir" diye konuştu.
SEÇİM BARAJIYLA GİDİLEN BİR PARLAMENTONUN TEMSİLİYETİ SAKATTIR
Kışanak, "Kürtler ayrılmak istiyor mu, istemiyor mu?" sorusunun polemik konusu olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bırakın bunu tartışmayı mevcut yasal düzenlemede Kürt halkı diyebilmek bile hala suçtur. Böylesi bir hukuksal düzenleme var hala. Bunun ötesinde yerel yönetimlerden bahsetmek ülkenin bölünmez bütünlüğüne aykırı oluyor. Türkiye'deki, şu andaki, tartışma düzeyinde anayasayı parlamentoya havale etmek gibi bir durum var. Seçim barajıyla gidilen bir parlamentonun temsiliyeti sakattır eksiktir. Kürtler bağlamında anayasa yapım sürecinde nasıl yol alacakları başlı başına bir tartışma konusudur. Çünkü şuan sorun hala çatışma zeminindedir. Yeni acıların yaşanmasını önleyebilmek için neler yapılması gerektiğini tartışmak istiyoruz. Ama bunun da, yolları kapandı. Kürtler ne yapacak, kendisini nasıl ifade edecek? Kürtlerin siyasi iradeleri dikkate alınmadan çözülebilecek bir sorun değildir. Kürtlerin anayasa yapım sürecine dahil edilmeleri gerekiyor. Hazır reçetlerimiz yok, ama mevcut anayasadaki temel sorunlara çözüm önerilerimiz vardır. Biz, başlangıç bölümünün tüm yurttaşlar adına yazılan bir bölüm olması gerektiğini düşünüyoruz. Devleti güvence altına alan değil, insanı, insan haklarını güvence altına alan bir başlangıç kısmına ihtiyacımız var. Değişmez madde, halkın iradesine ipotek koymak demektir. İçeriğinden bağımsız olarak bir anayasada değiştirilemez maddeler koymak, halkın iradesine ipotek koymaktır. Vatandaşlık bağını etnik kimlikten arındrımak yetmez. Diğer maddelerdeki etnik kimlik referanslarının da kaldırılması gerekir. Aynı şekilde Türk etnik kimlik vurgusu çıkartılırken, diğer etnik kimliklere de vurgu yapılmaması gerekir eşit yurttaşlık bakımından. "
BÖLGE YÖNETİMİNDEN BAHSEDİLDİĞİNDE ÜLKE BÖLÜNECEKMİŞ ALGISI YARATILIYOR
Anayasa'da tüm farklı kimlikleri, inançları ve dilleri anayasal güvence altına alan genel bir hükme ihtiyaç olduğunu söyleyen Kışanak, "Bu genel hüküm farklılıkları koruyan anayasal bir garanti olacaktır. Ülkenin bölünmez bütünlüğü lafının altına sığdırılan şey, halkın yönetime katılmasını deforme etmektir. Bölge yönetiminden, federasyondan bahsedildiğinde hemen ülke bölünecekmiş algısı yaratılıyor. Şuanda bu, demokrasiyi inşaa etmenin önünde engel hale geldi. Oysa tüm dünyada bunlar aşıldı ve aşırı merkeziyetçi yapılar, demokrasi önünde engel olarak görülüyor ve ademi merkeziyetçi yapılarla halkın doğrudan yönetime katılabileceği bir düzenleme demokarasinin olmazsa olmaz kriteri haline gelmiştir. Ademi merkeziyetçiliğin anayasada yer alması gerekiyor" diye konuştu.
ANADİL, TARTIŞMASIZ EVRENSEL BİR HAKTIR
Kışanak, anadil konusunun, anayasada yasak konusu haline getirildiğini belirterek, "Anadil yasalarla belirlenebilecek bir şey değil. Siz dünyanın en güçlü yasası ile bile anadili yasaklayamazssınız. Anadil, tartışmasız evrensel bir haktır. Genel hüküm içerisinde güvence altına alınması gerekiyor. 81 il var. Bunlara özerklik vermek idari açıdan bir kargaşa yaratacaktır. Mevcut 81 il üzerinden yerel yönetimlere yetki devri yapmak, bu yetki devrini sınırlandırmak anlamına gelir. Sadece bir takım hizmetlerin verilmesi noktasında yerel yönetimlere sorunluluk vermek gerekir. AKP'nin projesi de budur. Fakat yerel yönetimlerin özerk olması için bölge yönetimlerinin olması zorunludur. Bu bölge yönetimleri tartışılabilir. Şu anda belediye meclisleri kabahatlar kanununu bile değiştirme yetkisine sahip değildir. Bunu değiştiremiyor. Bunu bile yapma yetkisine sahip olmayan belediye meclisine, meclis demek demokrasi açsından sorunlu bir durumdur" dedi.
ZORUNLU OLARAK İSTİFALARIMIZI VERDİK
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Kışanak, konferansın ilk gününde konuşan işadamı İshak Alaton'un sözlerini şöyle değerlendirdi: "Biz şunu uzun süredir söylüyoruz ve sanırım artık Türkiye'nin genel kabul gören konusu, Türkiye, köklü sorunlarını ancak köklü, devrim niteliğinde bir anayasa yaparak çözebilir. Hepimiz, bunu gündemleştiren, bunu tartışan bir yerden siyaset yapmaya çalışıyoruz. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Bu anlamda söylenen sözleri de bir katkı olarak değerlendiriyorum"
Kışanak, Kürt sorununun muhatapsız çözülecek bir sorun olmadığını belirterek, "Kürt sorunu birilerinin birilerine bazı şeyleri lütfederek, bahşederek çözebileceği bir sorun değildir. Tabiki, Kürtlere sorulması gerekiyor, Kürtlerin temsiliyetinin dikkate alınması gerekiyor, bu anayasa yapım sürecine Kürtlerin aktif olarak katılması gerekiyor. Çünkü, Türkiye'nin en kritik sorunu diye tanımlıyoruz" diye konuştu. Kışanak, eşbaşkanlıktan istifa ettiğini de aktararak, "İstifalarımızı verdik. Bağımsız adaylarla seçime giriyoruz. Bu nedenle zorunlu olarak istifalarımızı verdik" dedi.
SORUN SADECE KÜRTLERİN SORUNU OLMAKTAN ÇIKMIŞTIR
BDP Milletvekili Sebahat Tuncel de, İshak Alaton'un sözlerinin oldukça önemli olduğunu belirterek, hem BDP olarak, kitlelerinin birlikte yaşam yaklaşımdan yana olduğunu kaydetti. Tuncel, "Önemli olan, devletin Kürt sorunu çözümündeki yaklaşımı nedir? Bu, sadece Kürtlerin ya da bazı aydınların istemesiyle olacak birşey değil. İki taraflı iradeyle sonuçlanacak bir çözüm. Türkiye'de artık bu sorunun çözülmesini isteyen çok geniş bir kesim var. Çünkü bu sorun sadece Kürtlerin sorunu olmaktan çıkmıştır. Dolayısıyla bu yaklaşım önemli bir perspektif ve bunun ben çözüm getireceğini de düşünüyorum" diye konuştu.


















