Kılıçdaroğlu'ndan "Teklif" Değerlendirmesi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MİT Kanunu'nda değişiklik yapan teklifin, "trafik ışıklarında kırmızı ışığı kaldırmak kadar aptalca bir teklif" olduğunu savunarak, "Bu bir hukuk cinayetidir."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MİT Kanunu'nda değişiklik yapan teklifin, "trafik ışıklarında kırmızı ışığı kaldırmak kadar aptalca bir teklif" olduğunu savunarak, "Bu bir hukuk cinayetidir. Bu teklifi kanunlaştırmak, bütün devleti ve sistemini illegal hale getirmek demektir. Bu utanca, kimse el kaldırmamalı" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grubunda, Türkiye'nin, zor koşullardan geçtiğini söyledi.

Hafta sonu Ankara dışında yaptığı ziyaretlere değinen Kılıçdaroğlu,

"Akılları fikirleri deveyi hamuduyla götürmek olanlar, devede kaldılar" dedi.

Kılıçdaroğlu, 6 belediyeyi ziyaret ettiklerini, AK Parti'nin, iki belediye başkanlarını görevden aldığını, belediye başkanlarının yanlarında olduklarını göstermek için bu ziyaretleri yaptıklarını anlattı. Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarına, "Gelin AKP'ye geçin, bu soruşturmaların hiçbiri olmaz, başınız ağrımaz" denildiğini, belediye başkanlarının ise direndiklerini, "CHP'liyiz, CHP'de kalacağız" karşılığını verdiklerini söyledi.

Belediyelerine, zeytin üreticilerine, insanların acılarına sahip çıktıklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Onlar devede kalmışlar. Çünkü deveyi, hamuduyla götürme kültüründen geliyorlar" dedi.

-"Şerefli alınlarından öpüyorum"-

Kılıçdaroğlu, Atatürk'ün Gençliğe Hitabını geçen pazar günü stadyumda okuyan Orduspor ve Ordusporlular'a teşekkür etti. Kılıçdaroğlu, 9 bin yüreğin, tek ağızdan haykırdığını dile getirerek, "Ordulular, Gençliğe Hitabı okurken, '19 Mayıs'ı, Erzurum, Sivas kongrelerini biliyoruz' dediler, o kongrede dile getirilenleri söylediler. İşbirlikçilere, mandacılara karşı tek yürek, aslanlar gibi durdular. Türkiye'nin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin nasıl daha yepyeni ve diri olduğunu bütün Türkiye'ye tekrar gösterdiler. Bütün Orduluları şerefli alınlarından öpüyorum" diye konuştu.

Ordulular, Atatürk'ün Gençliğe Hitabını okurken diğer yandan bir ayıba, utanca imza atıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Televizyonda onların sesi kesildi, küfür mü sayıyorsunuz hitabeyi- Hangi amaçla yapıyorsunuz bunu- Erdoğan'ı anladık, Atatürk'ün Gençliğe Hitabı'ndan hoşlanmaz, AKP'li bakanlar, sözcülerini anladık, hitabe nasırlarına dokunmuş gibi onları ürkütür. Ama siz televizyondan seslerini niye kesersiniz- Bu yayın kuruluşunu kınıyorum, yaptığı doğru değildir" görüşünü savundu.

-"Çatırdayan devletle karşı karşıyayız"-

Kılıçdaroğlu, otokrasinin, yargıçlar, çete ve polis devleti olup olunmadığının tartışıldığını ancak Türkiye'nin, demokrasiyi yücelten bir ülke olmadığı, demokrasiye ciddi darbeler vurulduğu, hukukun üstünlüğünün ayaklar altına alındığı konularının tartışılmadığını söyledi.

Gelinen noktanın, demokrasi, hukukun üstünlüğü olmadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, sözlerini, "Geldiğimiz nokta post modern dikta yönetimidir. On yıllık süreç sonunda bu noktaya geldik. On yıl içinde daha gelişmiş demokrasi değil, kolu kanadı kırılmış bir demokrasiyle karşı karşıyayız. Normal, sağlıklı demokraside demokrasinin kurumları, bu tür rezaletlere izin vermez, bu tür utançların altına imza atılmaz. Post modern diktatörlüğe AKP Hükümetinin beceriksizliği, basiretsizliği nedeniyle geldik. Çatırdayan bir devletle karşı karşıyayız" diye sürdürdü.

Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ülkeyi, "benden olanlar ve olmayanlar" diye ikiye böldüğünü, şimdi de "Benden yana devlet kurumları ile benim karşımda olan devlet kurumları" şeklinde devleti ikiye böldüğünü iddia etti. Kılıçdaroğlu, "Bölücüdür" dediklerini ancak ses çıkmadığını savunarak,

"Bir ülkenin Başbakanına bölücüsün demek ağır bir suçlamadır. O suçlamayı kabul ediyor" dedi.

-"Tetiklerin kime döndüğünü hesap edemezsin"-

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın, "devletin bazı kurumlarını, kendi özel tetikçisi konumuna getirdiğini" ileri sürerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Erdoğan'ın anlayamadığı gerçek şudur; devletin kurumlarını tetikçiliğe alıştırırsan, onları tetikçi olarak kullanırsan yarın bu tetiklerin, namluların kime döndüğünü hesap edemezsin. O namlular, yarın sana, vatandaşa, başka yöne dönecektir. Sen bunun farkında değilsin. Devletin kurumlarını, nasıl kendi tetikçi kurumunmuş gibi kullanabilirsin. Yargısıyla, güvenlik kurumlarıyla illegaliteye batmış, gayrimeşru hale gelmiş bir devleti uzun süre ayakta tutamazsın. Böyle bir yapılanma, Türkiye Cumhuriyeti'ne yapılmış en büyük ihanettir. Bir devlet illegal olabilir mi illegal kurumları olabilir mi- Devlet meşrudur. İllegaliteden medet umanlar şunu unutmasın; bir gün gelir o yeraltı düzeni sizi de çarpar, o yeraltı düzenine bir gün gelir teslim olursunuz.

'Suça bulaşmadan örgüte sızmak mümkün değildir' diyen bir bakan, illegaliteyi meşrulaştırıyor. Suça bulaşmayı meşru hale getiriyor. Bu bilgisiz, cahil arkadaşa şunu söylemek isterim; devlet, meşru kurumdur, illegal örgüt değildir. Devletin kurumları, devlette görevlendirilenler illegal yapının parçası olsun diyorsun. Bu Başbakan Yardımcısı, ishali kelamda bulunuyor. İlk kez, illegaliteyi bu kadar meşrulaştıran, itirafta bulunan bir hükümetle karşı karşıyayız. Başbakan Yardımcısına soruyorum; suça bulaşmadan örgüte sızmak mümkün değildir diyorsun; suça bulaşmadan kabineye girmek mümkün mü; değil. Çete mantığıyla bakarsan, senin Bakanlar Kuruluna girmen için de suça bulaşman gerekiyor, yoksa seni oraya niye alsınlar. Çete mantığıyla yönetirseniz, bu soruyu size sorarlar, siz bu sorunun altında kalırsınız."

-Çete kurma yetkisi"-

Başbakan Erdoğan'a, "Siyasi hayatının en büyük hatasını yapmak üzeresin" diye seslenen Kılıçdaroğlu, "Siz özel temsilcinizi, savcıların elinden kurtarmak için özel yasa getirebilirsiniz. Bu özel yasa sağlıklı değildir, devleti illegal konumuna getirecek bir yasadır. Bunu yaparsanız, büyük bir hukuksuluğa imza atmış olursunuz" ifadelerini kullandı.

Özel bir görevi yerine getirmek için görevlendirilen kişilerin olduğunu bildiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bunları kurtarayım derken devleti gayrimeşru hale getiriyorsun. Bu sorumluluğa ortak olmaman gerekiyor" diye konuştu.

MİT Kanunu'nda değişiklik yapan teklifi değerlendiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Başbakan tarafından özel bir görevi ifa etmek üzere görevlendirilenler dediğiniz andan itibaren Başbakan tarafından görevlendirilen bir çete aklınıza gelmesi gerekir. Bu, artık devletin çeteleşmesi, devletin içinde çetelerin varlığı demektir. Kim çeteleri atayacak; Başbakan. Erdoğan'a, Türkiye Cumhuriyeti'nde çete kurma yetkisi verilir mi; hangi demokraside vardır.

'Görevlendirilenler' diyor. Bu kişilerin yetkileri sonsuz, her türlü yasa dışı işi yapabilirler, sorumlulukları yok. Görevleri suç işleme yetkisine sahip olup, özgürce suç işleyebilme güvencesini alırlar. O güvencenin kaynağı Erdoğan'dır. Bu çeteye, milletvekillerinin sahip oldukları dokunulmazlıklarından daha fazlası veriliyor. Veren kim; bir çete reisi. Bu çete hangi suçu işlerse haklarında bir şey yapılmayacak. Cumhurbaşkanı hakkında dava açılamaz; tek istisnası vatana ihanettir. Bu çete, vatana ihanet etse yine soruşturma konusu olmayacak, Cumhurbaşkanına sağlanan haklardan daha fazlasına sahip, bunun altına kim imza atacak. Parlamentoda hangi milletvekili elini kaldıracak, vatan hainliği değil mi- Bu teklif çıkarsa, Başbakan çetesine, 'gidin cumhurbaşkanını öldürün' diyebilir. Bu mümkün mü; mümkün. 'Öyle şey olmaz' Biz hep öyle şeyler olmaz dedik ama nelerin olduğunu hep beraber gördük. Başbakan'a çete kurma yetkisi vereceksin, sonra insafına terk edeceksin. Bir insan, devletin güvencesi olabilir mi, devletin, insanların, kurumların güvencesi hukuktur. 'Bu yetkileri verdik ama Başbakan yapmaz', o zaman bu yetkileri vermeyelim, hukuk, hukukun üstünlüğü var, bunları reddedelim. Hukuk devletinde, demokrasilerde böyle saçmalıklar olmaz.

'Başbakan bu tür şeylere pek girmez' diyebilirsiniz, girer efendim girer. İl başkanları toplantısında anamuhalefet liderine 'Kılıçdaroğlu, artık mercek altındasın, adım adım aldığın nefes bile bu ülkede takip ediliyor' diyor. Yarın çeteye talimat mı vereceksin- Çeteye, git şunları da imha et mi diyeceksin- Bir eksiğin vardı gereğini yapmak için çete kurma yetkisi, onu da sana veriyorlar, gereğini yapacaksın."

-"Faili meçhul cinayetlerin tek sorumlusu o olacaktır"-

Kılıçdaroğlu, MİT Kanunu'nda değişiklik yapan teklifi, "Çok aptalca, bu trafik ışıklarında kırmızı ışığı kaldırmak kadar aptalca bir teklif" diye nitelendirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Böyle bir rezalet, TBMM'de nasıl tartışılacak, korkunç bir şey. Hukuk, bu cinayetin sözcüsü olamaz. Bu bir hukuk cinayetidir. Bu teklifi kanunlaştırmak, bütün devleti ve sistemini illegal, gayrimeşru hale getirmek demektir. Türkiye, 89 yıl önce kuruldu, demokrasi, insan hakları gelişsin, kadın-erkek eşitliği sağlansın, bağımsızlığımız olsun, özgürlükler sağlansın diye mücadele ettik, hukuk katliamı olsun diye yapmadık bunları. Bu utanca, kimse el kaldırmamalı. Bu yasa teklifi kabul edilirse, ortaya çıkacak bütün faali meçhul cinayetlerden sonra gözler Erdoğan'a çevrilecektir, faili meçhul cinayetlerin tek sorumlusu o olacaktır. Çünkü sadece onun çetesi olacaktır" diye konuştu. - TBMM

Kaynak: AA