Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Başkanı Dimitris Hristofyas, doğrudan müzakereler konusunda 2008 sonunun kendisi için bir takvim teşkil etmediğini açıkladı.
Kıbrıs Rum Kesimi'nde yayımlanan gazetelerden Fileleftheros'un haberine göre Hristofyas, Avusturya'da yayımlanan "Kurir" gazetesine yaptığı açıklamada Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin sürece değindi.
Hristofyas, "Kıbrıs tarihinde yeni bir aşamanın düzene girmesinin başarısının iki tarafın iyi niyetine ve Türkiye'deki gelişmelere bağlı olduğunu" ileri sürdü.
Gazete, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat "üzerindeki nüfuzunun" sorulması üzerine ise Hristofyas'ın, "Talat'ın, Kıbrıs'ın kuzeyinin Türkiye'nin kontrolünde bulunamayacağını açıklaması ve Türk kökenli vatandaşlara, Kıbrıs Rum taşınmazlarının kullanımına ve en önemlisi de Türk askeri varlığına yol açan Türk işgalinin sonuçlarını dile getirmesi gerektiğini" savundu.
Kendisi için 2008 yılının sonu diye bir takvimin olmadığını ve müzakerelerin sonucu konusunda kötümser olmak istemediğini ifade eden Hristofyas, "Talat ile Türk işgaline ve ana vatana bağımlılığa karşı mücadele ettiklerini, iki toplumun ve kültürlerinin güvenliğini arzuladıklarını" iddia etti.
Hristofyas, Türkiye'den gelerek KKTC'ye yerleşen Türk kökenli vatandaşların sayısı konusunda bir tavizde bulunabileceğini, sayılarının 200 bin olduğunu iddia ettiği bu kişilerden 50 bininin Ada'da kalmasını kabul edebileceğini" ifade etti.
Türkiye'nin "AB üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımaması" konusunun sorulması üzerine ise Hristofyas, "AB'nin bu konuda tarafsız olmadığı" görüşünü belirterek, bunun yükümlülüğü olduğunu Türkiye'ye bizzat AB'nin söylemesi gerektiğini" savundu ve AB'nin Türkiye karşısında "aşırı sabırlı olduğunu" öne sürdü.
Öte yandan gazete bir diğer haberinde, Cumhurbaşkanı Talat'ın BM ve AB ile İlişkilerden Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami ile Rum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu'nun dün gerçekleştirdikleri görüşmede BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'taki Özel Temsilcisi Tae Brook Zerihoun'un bir uzlaºı formülü sunduğunu, ancak Kıbrıs Türk tarafının bunu kabul etmediğini iddia etti.
Gazete Zerihoun'un, Nami-Yakovu görüşmesinde bugün gerçekleştirilecek Talat-Hristofyas görüşmesi sonrasında açıklanacak ve "Kıbrıs sorununun çözüm zeminini oluşturan tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimlik" unsurları temelinde doğrundan müzakerelerin başlayacağını duyuracak ortak bir açıklama yapılmasını önerdiğini ileri sürdü.
Kıbrıs Türk tarafının "tek egemenlik" unsurunu kabul etmediğini ve bu yüzden de uzlaşıya varılamadığını savunan gazete, Rum Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu'nun dün yaptığı açıklamaya da yer verdi.
Habere göre Stefanu açıklamasında, doğrudan müzakerelerin başlamasının ancak "uygun önkoşullar oluştuğunda mümkün olduğunu" ileri sürdü.
Kıbrıs sorununun çözümü temelinin, "iki toplum arasında uzlaşıya varılan, BM kararlarında öngörüldüğü şekliyle siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu, iki kesimli federasyona dayandığını" ifade eden Stefanu, sözlerini ºöyle sürdürdü: "Hedef, çözüm içerisinde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin, tek egemenliğe, tek vatandaşlığa ve tek uluslararası kimliğe sahip bir birleşik federal Kıbrıs cumhuriyetine dönüşmesidir." Gazete Stefanu'nun, Talat ile Hristofyas arasında bugün yapılacak görüşmede yeni güven sağlayıcı önlemlerin açıklanıp açıklanmayacağına yönelik soruya karşılık ise "görüşmenin beklenmesi gerektiğini" söyleyerek yanıtladığını yazdı.
Politis gazetesi konuyu "Vatandaşlık Karşılığında Doğrudan Müzakerelerin Başlaması - İlk Al-Veri Oynuyorlar" başlığıyla yansıtırken, Haravgi "Önkoşul Ortak Temel", Alithia "Doğrudan Müzakereler İçin Gidiyorlar ve Kelimeleri Arıyorlar" ve Simerini de "Düşük Beklentiler" başlığıyla yansıttı.
(MG-NO-NO-D)