Kredi Garanti Fonu A.Ş. (KGF) Genel Müdürü Hikmet Kurnaz, bu yıl içinde 90 milyon YTL kredi kefalet desteği sağladıklarını bildirdi.
Kredi Garanti Fonu'nun teminat yetersizliği içinde olan esnaf ve sanatkarlar ile başta KOBİ'lere sunulan kredi imkanlarını kefalet desteğiyle kredi kullanma olanağı sağlayan bir kuruluş olduğunu söyleyen Kurnaz, fonun 1993 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kurulduğunu belirtti. Kredi Garanti Fonu'nun Adana'da birinci, Türkiye'de ise 9. şubesini açtıklarını ifade eden Kurnaz, "2008 sonuna kadar şube sayısını 17'ye çıkarmayı hedefliyoruz. Şube açacağımız iller arasında Konya, Gaziantep, Bursa, Samsun, Erzurum, Van ve en son yine bir talep üzerine Batman var" dedi.
KOBİ'lerin yoğun olduğu, bankacılık sisteminin KOBİ'lere kredi vermekten çekindiği bölgeleri de dikkate almak suretiyle ikili bir yapı oluşturmayı amaçladıklarını belirten Kurnaz, "Biz bankalara kefil olan bir kuruluşuz. Doğrudan kredi veren bir kuruluş değiliz. Aynı zamanda bankalarımızın da bölgesel özellikleri nedeniyle kredi vermekte imtina ettiği bölgeler var. Yani onun için Batman, Van, Diyarbakır gibi bölgelerde de şubeleşmeyi politika olarak benimsedik" diye konuştu.
KOSGEB tarafından geliştirilen 1000+1000 sıfır faizli KOBİ destek kredisinde Kredi Garanti Fonu'nun rol aldığını ve krediden yararlanmak için Kredi Garanti Fonu'nun kefaletine çok sayıda KOBİ'nin başvurduğunu kaydeden Kurnaz, 2008'de kefalet hacminin 90 milyon YTL olduğunu, yıl sonunda ise en az 150 milyon YTL; KOBİ'lere kullandırılacak kredi miktarının da 250 milyon YTL civarına çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Kredi Garanti Fonu'nun hakim ortaklarının çoğunluk hissesi yüzde 51 ile TOBB, yüzde 48,8 ile KOSGEB'in oluşturduğunu söyleyen Kurnaz, diğer ortakların ise TOSYÖV, MEKSA, Türkiye Halk Bankası ve TESK olduğunu kaydetti. Kurnaz, şöyle devam etti:
"Bugün için ulaştığımız KOBİ sayısı 3 bin. Kredi başvuru sayısı 3 binleri bulmuş vaziyette. KOBİ'ler ülkemizin, büyümenin motor güçleri. Yani dinamo olmasa da vagonları. İstihdamın da lokomotifleri KOBİ'ler. KOBİ'lerimizin önem kazanması, ekonomide yerlerinin dikkat çekmesi 1999'lı yılarda Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla başlayan Doğu Avrupa ülkelerindeki işsizliğin Batı Avrupa kıtasındaki ortaya çıkardığı sonuçla KOBİ'ler önem kazandı ve AB programına, ekonomi örgütlerinin gündemlerine istihdam açısından giriyor. KOBİ'lerimiz, şu anda da küresel hareketlerin daralttığı ekonomilerde o ekonomiyi geliştirici ve üretken çeşitliliğiyle rekabet içinde. Özellikle KOBİ'lerimiz piyasa ekonomisinde rekabetin vazgeçilmez unsurları. Piyasa ekonomisinin rekabet varsayımına inanıyorsak KOBİ'lerin mutlaka büyütülmeye ve KOBİ'lere küçük oldukları için değil, büyütülmeleri gereken unsurlar olduğunu düşünüyorum." (FK-CC-CC-E)