Kesk Genel Başkanı Tombul: Toplu Sözleşme Hakkını Alıncaya Kadar Mücadelemiz Sürecek
Kesk 3. Olağan Genel Kurulu'nda Konuşan Genel Başkan Tombul, 4688 Sayılı Yasanın Memurlara Grev ve Toplu Sözleşme Hakkı Vermediğine İşaret Ederek "Kesk, Kamu Emekçilerine Grev ve Toplu Sözleşme Hakkını Tanımayan, Bunun Yerine Orta Oyunundan İbaret Bir Toplu Görüşme Usulünü Dayatan 4688 Sayılı Yasanın Sınırlarına Mahkum Olmamakta Kararlıdır" Dedi.
KESK Başkan İsmail Hakkı Tombul, 4688 sayılı yasanın memurlara grev ve toplu sözleşme hakkı vermediğine işaret ederek, "KESK, Kamu emekçilerine grev ve toplu sözleşme hakkını tanımayan bunun yerine orta oyunundan ibaret bir toplu görüşme usulünü dayatan 4688 sayılı yasanın sınırlarına mahkum olmamakta kararlıdır" dedi.
KESK 3. Olağan Genel Kurulu MEB Şura salonunda başladı. Üç gün sürecek Genel Kurul'da yeni genel başkan da seçecek. Genel Kurulun açılışında konuşan KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul Türkiye'de başlayan neoliberalizm sürecini 12 Eylül ile başladığını, AKP iktidarı ile sürdüğünü söyledi. AKP'nin yeraltı ve yer üstü kamu kaynakları ile kamu işletmelerini özelleştirerek kamusal hizmetleri paralı hale getirdiğin kaydetti. Tombul, "AKP'nin cemaatler ve belediyeler eliyle yürüttüğü hayırseverlik faaliyetleri geçtiğimiz dönem içinde hem neoliberalizme karşı tampon mekanizmaları oluşturmak hem de AKP iktidarını yeniden üretmek anlamında çok önemli bir rol oynamıştır. Muhafazakar kültür biraz minnettarlık hisleri, biraz aidiyet içinde iyice kökleşmektedir. Aslında AKP kendince bir taşla iki kuş vurmuş olmaktadır. AKP zaten güçsüz olan sosyal devleti iyice rafa kaldırırken hem IMF hem de Dünya Bankası'nın mali istikrar kriterlerini tutturarak onların gözüne giriyor. Boşluğun İslami dayanışma kurumları ile telefsi yoluyla da tabanını, niyetini yeniden üretiyor. Bu tür gelişme aslında neoliberalizm ile karışık ılımlı İslam anlamında özellikle ABD nezdinde örnek oluşturuyor" diye konuştu.
-"LAİKLİK ÇİZGİSİ DEMOKRASİ GÜÇLERİNİ ORTAK SORUMLULUĞUDUR-
Türk toplumunun çevresini kuşatan muhafazakarlaşma karşısında güçlü bir muhalefet oluşturulamadığını savunan Tombul, "AKP'nin yükseldiği, toplumda muhafazakarlığın arttığı bir ortamda ihtiyaç duyulan evrensel akıla, insanın doğal iyiliğine, aydınlanma düşüncesine, ilerlemeye çağrı yapan eylemli bir laiklik çizgisi tüm emek ve demokrasi güçlerinin ortak sorumluluğu olmalıdır" dedi. Türkiye'nin din temelli kaderciliğe karşı aktif bir laiklik çizgisine sahip olması gerektiğini belirten Tombul, ekonomik ve sosyal karışıklık yaşanırken kadercilik anlayışının ise yaygınlaştığını söyledi.
-AKP KÜRT HALKINI KENDİ DİLİYLE ASİMİLE EDİYOR-
Tombul AKP'nin doğuda demokratik muhalefeti sindirmeye çalışırken bir yandan da cemaatler ve tarikatlarla bölgeyi gerici kuşatma altına aldığını savundu. Tombul, "Kürtçe yayın gibi gündeme gelen kimi olumlu sayılabilecek olan gelişmeler de yine bu zihniyetin ürünü olarak kullanılıyor. Adeta Kürt halkı bu kez de kendi diliyle asimile edilmeye çalışılıyor" iddiasında bulundu.
AKP iktidarı ile birlikte eğitim ve sağlık alanından başlayarak kamu alanında sözleşmeli personel çalıştırıldığını kaydeden Tombul, söz konusu durumun kamu hizmetleri kalitesini düşürdüğünü ve herkesi birbirine rakip hale getirdiğini söyledi. (ANKA)
(ONR/ZG)








