Kemal Türkler'in Öldürülmesi Davası'nda Yargılanan Ünal Osmanağaoğlu İkinci Kez Beraat Etti
1979 Yılında Bahçelievler'de Bulunan Evinin Önünde Uğradığı Silahlı Saldırı Sonucu Hayatını Kaybeden Disk Genel Başkanı Kemal Türkler'in Öldürülmesi ile İlgili Duruşmaya, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Devam Edildi.
1979 yılında Bahçelievler'de bulunan evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in öldürülmesi ile ilgili duruşmaya, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmaya başka suçtan Sinop Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ünal Osmanağaoğlu, Türkler'in Avukatları Rasim Öz, Kudret Yıldırım ve Zeynel Öztürk ile sanık avukatları Selçuk Sunay ile Mehmet Fatih Uygun katıldılar. Duruşmada son kez söz alan Türkler'in Avukatı Rasim Öz, mahkemenin nasıl bir karar vereceğini bildiklerini ifade ederek, "Bizi utandıracak bir karar çıkacağı kanaatinde değiliz. Siz, zaten 27 yıl sonra bu kararı peşinen verdiniz" dedi. Bu sırada Avukat Rasim Öz ile mahkeme başkanı Ali Asker Kazak arasında, "Şov yapıyorsun" polemiği yaşandı. Öz'ün konuşmasından sonra Mahkeme Başkanı Ali Asker Kazak, "Basının önünde güzel şov yaptınız" dedi. Bunun üzerine diğer Avukat Kudret Yıldırım, mahkeme başkanının sözünü geri almasını istedi.
Esas hakkındaki mütalaasını okuyan Cumhuriyet Savcısı Yalçın Ezerçe, sanık Ünal Osmanağaoğlu hakkında 22.07.1980 tarihinde Kemal Türkler'in öldürülmesinden ve toplu kıyama sebebiyet vermekten 765 sayılı TCK'nın 149/2 maddesi gereğince kamu davası açıldığını belirterek, "Ankara Sıkıyönetim 1 nolu Askeri Mahkemesinin dosyasında da Yunus kod adlı Ünal Osmanağaoğlu'nun kimlik bilgilerinin belli olduğu ve adının geçtiği, bu konuda sözkonusu mahkeme herhangi bir gerekçesi bulunmadığı, ceza yargılamasının amacının olayın maddi delilleri ile hiçbir şüpheye yer vermeden açıklığa kavuşturmak olduğu, bu durumda sanığın akılda en ufak şüphe kalacak şekilde üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini gösterir mahkumiyetine yeter ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından üzerine atılı suçtan dolayı beraatine karar verilmesi talep olunur"dedi.Daha sonra söz alan sanık avukatları da, Cumhuriyet Savcısı'nın esas hakkındaki mütaalasına katıldıklarını belirttiler. Son olarak söz verilen sanık Ünal Osmanağaoğlu ise masum olduğunu belirterek, beraatini istedi.
Daha sonra, duruşmayı karara bağlayan mahkeme başkanı Ali Asker Kazak, sanığın belirtilen suçu işlediği hususunda mahkumiyetine yeterli ve kati deliller bulunamadığından, Yargıtay yolu açık olmak üzere beraatine karar verdi. Türkler'in Avukatları 7 gün içerisinde, hükmü veren Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dilekçe vererek, kararı temyize götürebilecekler.
Duruşmadan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan sanık avukatı Mehmet Fatih Uygun, müvekkilinin 1999'da yakalanmasından itibaren savunmayı yürüttüklerini belirterek, "Baştan beri müvekkilin bu olayın içinde olmadığını ve beraat edeceğini söylüyorduk. O nedenle karar çok sürpriz olmadı.1980 temmuz ayında olay olmuştur. 12 Eylül ihtilalinden sonra müvekkilimin ismi bu olaya katılmış. Müvekkil hakkında bu davanın açılmasının bir gerekçesi yoktu" dedi.
Öldürülen DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler'in avukatı Rasim Öz ise bu davanın bitmeyeceğini belirterek, devletin kendi tetikçisini mükafatlandırdığını söyledi. Mahkeme'nin tamamen korumalı bir karar verdiğini vurgulayan Öz,"Sanık, devletin güdümünde Çakıcı ve diğerleri gibi görev yaptığı için mükafatlandırılmıştır. Temyize peşinen gittim. Çünkü ne olacağını biliyordum. Derin devlete yaptığı hizmetlerden dolayı bir mükafat olarak değerlendiriyorum. Eroin kaçakçısıdır ve bundan cezalıdır. 7 TİP'linin öldürülmesinden dolayı 7 kez müebbet almıştır. Bana göre devlet tetikçisini mükafatlandırdı. AİHM'e kadarda, son nefesimize kadar bu davanın peşinde olacağız" dedi.









