Kanayan Yaralarımız Bulanık Haller'de

Kanayan Yaralarımız Bulanık Haller'de
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Akademik Kariyerinin Yanı Sıra Tuvaline Yansıttığı Resimlerle de Adından Sıkça Söz Ettiren Prof. Dr. Hüsnü Dokak, Çayyolu Aysel Gözübüyük Sanat Evi'nde Açtığı Yağlıboya Sergisiyle Büyük İlgi Topladı. "Bulanık Haller" Adını Verdiği Sergide Türkiye'nin Kanayan Yaralarına Fırça Vuran Dokak, Ressam Sayısının Artışından Yakındı.

Akademik kariyerinin yanı sıra tuvaline yansıttığı resimlerle de adından sıkça söz ettiren Prof. Dr. Hüsnü Dokak, Çayyolu Aysel Gözübüyük Sanat Evi’nde açtığı yağlıboya sergisiyle büyük ilgi topladı. “Bulanık Haller” adını verdiği sergide Türkiye’nin kanayan yaralarına fırça vuran Dokak, ressam sayısının artışından yakındı.

SANAT yaşamına yüzlerce resim, onlarca ödül sığdıran, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hüsnü Dokak, Çayyolu Aysel Gözübüyük Sanat Evi’nde açtığı yağlıboya sergisiyle de Ankaralı sanatseverlerden tam not aldı.

Türkiye’nin toplumsal sorunlarına farklı pencereler aralayan Dokak, “Türkiye’de çözülmeyen, çözülemeyen ya da çözülmek istenmeyen sorunların, iç burkan soğuk renklerle peyzajını yaptım” diye konuştu.

Eserlerinde, minderleri sembolize ederek sıkça kullanan Dokak sözlerine şöyle devam etti:

“Doğu’da 30 yıldır devam eden, binlerce insanın canını derinden yakan ciddi bir durum söz konusu. Bu sorunları resimlerimde yansıtmaya, bu sorunlar karşısında insanların farkındalıklarına arttırmaya çalıştım. Türkiye’nin kanayan yaraları diyebileceğimiz bu büyük sorunlar, siyasi otoriteler tarafından ya çözümlenemiyor ya da çözümlenmek istenmiyor. Eserlerimde bu düşüncelerimi ‘minderler’ ile simgeleştirdim. Bulanık renklerin arasına resmettiğim üç boyutlu minderler, Türkiye’nin sıkıntıları karşısında kayıtsızca duran ayrıcalıklı kesimin bir sembolü niteliğinde.

Yetenekliler yarışa bir adım önde başlar

Resİm yapmanın zorluklarına değinen Prof. Dr. Hüsnü Dokak, “Resim dili biraz özeldir, zordur. Tam anlamıyla yetenek meselesi değildir. Fakat, yeteneğiniz varsa kuşkusuz bu yarışa bir adım önde başlarsınız. Yaratıcı değilseniz, yeteneğiniz yoksa ve sosyal ilişkilerinizde de duyarlı değilseniz bu işe adım atarken defalarca düşünün. Resim yapmak, insanın engel olamadığı içinden gelen bir şarkıyı mırıldanması gibidir” dedi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı