Kamuda Küçülme Senaryoları Birbirine Girdi
Kamuda Küçülme Senaryoları Birbirine Girdi. Hazine Müsteşarlığı 2009 Yılı İçin Yüzde 3.6 Küçülme Oranını Baz Alırken, Merkez Bankası Yüzde 4.9, 2010 -2012 Yılı Orta Vadeli Programı'nı Hazırlayan Devlet Planlama Teşkilatı İse Yüzde 4.4 ile Yüzde 5 Olmak Üzere İki Farklı Küçülme Oranı Üzerinden Hesaplamalarını Yapıyor.
Yılın ilk çeyrek GSYH değişiminin açıklanması beklenirken, kamuda yıllık küçülme senaryoları birbirine girdi. Hazine Müsteşarlığı 2009 yılı için yüzde 3.6 küçülme oranını baz alırken, Merkez Bankası yüzde 4.9, 2010-2012 Yılı Orta Vadeli Programı'nı hazırlayan Devlet Planlama Teşkilatı ise yüzde 4.4 ile yüzde 5 olmak üzere iki farklı küçülme oranı üzerinden hesaplamalarını yapıyor.
Yarın açıklanacak olan 2009 yılı ilk çeyreğinin GSYH küçülme oranı beklenirken, kamu kurumlarının 2009 yılının tamamına ilişkin küçülme senaryoları arasında uyumsuzluk ortaya çıktı. Hazine Müsteşarlığı 2008 Yılı Katılım Öncesi Ekonomik Program'ında yer alan yüzde 3.6 küçülme hedefini 2009 yılı için öngörürken, Merkez Bankası'nın yüzde 4.9 küçülme hedefini baz aldığı öğrenildi. 2010-2012 Orta Vadeli Programının hazırlıklarını sürdüren Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) ise 2009 yılı küçülme öngörüsüne yönelik olarak birçok senaryo üzerinde durduğu, ağırlıklı olarak çalışmalarında yüzde 4.4 ile yüzde 5 küçülme oranlarını baz aldığı belirlendi. 30 Haziran'da açıklanacak olan 2009 yılının ilk çeyreğine ilişkin verilerin, kamu kurumlarının 2009 yılı küçülme hedefi beklentilerini bir birine yaklaştıracağı ifade ediliyor.
-KRİZ İÇİN "KANCA", "U" VE "W" TİPİ SENARYOLAR HAZIRLAYACAK-
DPT'nin kamu mali yönetiminde yapılan reform kapsamında yeni bir politika belgesi olarak ortaya koyduğu Orta Vadeli Program'da (OVP), küçülme tahminlerine yönelik birbirinden farklı rakamlar üzerinde durulduğu öğrenildi. 2010-2012 yıllarını kapsayacak olan 3 yıllık OVP'de, 2008 Yılı Katılım Öncesi Ekonomik Program'da (KEP) yüzde 3.6 olarak revize edilen küçülme hedefinin daha da altında küçülme rakamları üzerinden hesaplamalarını yapan DPT'nin, son dönemde açıklanan bazı makro ekonomik verilerdeki iyileştirmeleri de dikkate alarak hazırladığı senaryolarda yüzde 4.4 ile yüzde 5 küçülme hedefini baz aldığı ifade edildi. DPT'nin bu rakamların belirlenmesinde mevsimsel etkileri "0" olarak kabul ettiği kaydedildi. Ayrıca DPT'nin bu zamana kadar üzerinde çalıştığı senaryolar, krizin " kanca tipi" olacağı görüşünden hareket ettiği öğrenildi. Son dönemde DPT'nin krizin tipine yönelik olarak çalışmaları arasına "U" ve "W" tipi krizin de girdiği ifade edildi.
-GENEL SEÇİM KAYGISI, KÜÇÜLME HEDEFİNİ YÜZDE 5'İN ÜZERİNE ÇIKARTMIYOR-
DPT'nin OVP çalışmalarında 2010 yılına ilişkin büyüme hedefinin ise yüzde 2.4 ile yüzde 3.1 olmak üzere iki farklı rakam üzerinden sürdürüldüğü belirlendi. Genel seçimler nedeniyle 2010 yılı ve sonrasında pozitif büyüme rakamları konusunda hükümetin yaptığı uyarıları dikkate alan DPT'nin, 2009 küçülme öngörüsünü 2010 yılı büyüme hedefini "makul ve kabul edilebilir" bir aralıkta götürmek için çaba harcadığı, bu çerçevede yüzde 5 küçülme hedefinin üzerine çıkmadığı öğrenildi. Yapılan hesaplamalarda Türkiye'nin küresel ekonomik kriz öncesi dönemde ortalama büyüme hızını dikkate alan DPT'nin, 2009 küçülme rakamıyla 2010 büyüme rakamı arasındaki aralığın (2002-2006 yılı büyüme ortalaması olan) yüzde 7.2'yi çok fazla aşmamasına özellikle dikkat ettiği belirtildi. Bu nedenle mevsimsel etkiler sıfırlanarak yüzde 5 küçülmenin baz alındığı senaryoya göre, 2010 yılında büyüme yüzde 2.4 olacak. 2009 yılında küçülmenin yüzde 4.4 olması halinde ise 2010 yılı büyüme hedefi yüzde 3.1 olacak.
-OVP'YE IMF GÖLGESİ DÜŞTÜ-
DPT'nin bu yıl 5'incisini hazırladığı OVP'nin, krizden çok, IMF'le ilişkilerin yarattığı belirsizlik nedeniyle geciktiği öğrenildi. Geçen yıl 25 Haziran'da Bakanlar Kurulu Kararı'yla Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2009-2011 Yıllarına ilişkin OVP, hala IMF'le ilişkilere yönelik belirsizliğin sürmesi nedeniyle Temmuz ayına sarkmak zorunda kaldı. IMF'li ve IMF'siz senaryolar üzerinde çalışan DPT'nin, OVP takviminde ciddi bir aksama yaşanmasından rahatsızlık duyduğu ifade edildi. Edinilen bilgiye göre DPT'de bu hafta başında yapılacak Bakanlar Kurulu'nda OVP'yle ilgili olarak hükümetin bir karar vermesi beklentisi hakim. Hükümetin OVP'nin IMF'siz senaryoyla hazırlanması yönünde Bakanlar Kurulu'ndan bir karar çıkmasının ardından, OVP'nin 15 gün içinde tamamlanacağı belirtildi.
-"IMF'YLE ANLAŞMA OLACAKSA, BU OVP'YE YANSITILMALI"-
ANKA'ya açıklama yapan bir yetkili, OVP'nin gecikmesinde krizin yansımalarından çok IMF'e yönelik belirsizliğin etkili olduğunu söyledi. Kriz nedeniyle başta uluslararası kuruluşlar olmak üzere her gün farklı bir senaryonun gündeme geldiğini anımsatan yetkili, böyle bir ortamda orta vadeli öngörülerde bulunmanın zorluğuna dikkat çekti. Ancak OVP'deki gecikmenin bu olmadığına işaret eden yetkili, "Özellikle IMF'le ilgili belirsizlik çalışmaları tıkadı. Ne olacağını bilmiyoruz. Görüşmeler üst düzeyde ve dar çerçevede götürülüyor. Ancak IMF konusunda bir an önce karar verilmesi gerekiyor. IMF olacaksa, hazırlanacak orta vadeli program ona göre hazırlanmalı. Bugün IMF'siz bir senaryo üzerinden hazırlanan OVP'nin, yarın IMF'le yapılacak anlaşma sonrasında değiştirilmesi gerekecek. Özellikle IMF'le yola devam edilmesi, OVP'deki bütçe açığı, borçlanma, gelir gider dengesi başta olmak üzere birçok hedefin gözden geçirilmesine neden olacak. Büyüme düşerken, gelirler artabilecek mi? 2009 yılında küçülen bir ekonominin 2010 yılında büyümesi ne kadar gerçekçi olacak? Şu anda Türkiye ekonomisinde harcamalar arttı, borçlar arttı, enerji kitlerinin durumu ortada. Özellikle mali kural konusunda sıkıntı yaşanacak" dedi.
Küresel ekonomik kriz nedeniyle 2008 Yılı Katılım Öncesi Ekonomik Programı'nın da Aralık 2008 yerine Nisan 2009'da yayımlandığını anımsatan yetkili, "Asıl yapılması gereken Nisanda öngörülerin revize edilmesinin ardından, Mayıs'ın sonunda OVP'yi çıkarmaktı" diye konuştu.
-ENFLASYON ÖNGÖRÜSÜ MERKEZ BANKASI'YLA UYUMLU OLACAK-
OVP'de para politikasının temel amacı fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürülebilir kılmak olacak. 2009 yılı enflasyon beklentisini Merkez Bankası'nın genel öngörüsü çerçevesinde OVP'ye yansıtmaya hazırlanan DPT'nin, ancak 2010 yılına ilişkin enflasyon beklentisinde Merkez Bankası'yla görüş ayrılığı içinde olduğu öğrenildi. Nisan ayında KEP'le yüzde 4 olan enflasyon öngörüsünü yüzde 7.5 olarak revize eden DPT, faiz oranlarında yaşanan düşüş ve maaşlarda yaşanan düşme nedeniyle OVP'de 2009 yılı için aşağı yönlü revize edecek. 2009 yılında enflasyonun orta noktasını Merkez Bankası gibi yüzde 6 olarak değerlendirmesi beklenen DPT'nin, 2010 yılı sonunda Nisan ayında revize edilen yüzde 6.5'in altında, ancak Merkez Bankası'nın 2010 için orta nokta olarak belirlediği yüzde 5.3 rakamının üzerinde bir gerçekleşme beklediği ifade edildi.
-GELİR HEDEFİ DÜŞECEK-
Nisan ayında açıklanan KEP'te 2009 yılında GSYH'nin yüzde 32.6 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülen özelleştirme dışındaki genel devlet gelirlerinin, Orta Vadeli Program'da daha da düşük gerçekleşmesinin öngörüldüğü öğrenildi. Benzeri bir revizyonun ise bütçe açığı ve borçlanma başlangıçlarında yapılacağı ifade edildi. Hem ekonomide yavaşlamanın etkisi, hem de krizin olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla alınan tedbirlerin etkisiyle, bütçe açığının 2008 KEP'te GSYH'ya oranı yüzde 4.1 civarında gerçekleşmesi öngörülen bütçe açığı oranının, negatif yönlü büyümesinin öngörüldüğü kaydedildi. Özellikle 2010-2012 döneminde yapısal bütçenin yaklaşık olarak dengede tutulması yönünde öngörülerin ön plana çıktığı belirtildi.
-BORÇ STOKUNUN GSYH'YE ORANI ARTACAK-
KEP'de yapılan revizyona karşın, OVP'de değiştirilecek makroekonomik göstergelerden biri de borçlanma verilerinde olacak. KEP'te 2009-2011 döneminde genel devlet brüt borç stokunun GSYH'ye oranın 2009 yılında yüzde 43.1, 2010 yılı için 44.1, 2011 için 43.4 olması öngörülüyordu. ANKA'ya açıklama yapan bir yetkili, OVP'de 2009 yılı için öngörülen yüzde 43.1'lik borç stokunun GSYH'ye oranının daha da artacağına dikkat çekti.
(ANKA)
(HGS/YLD/BÜN)














