Kamer Genç'ten Referandum Turu

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Zeytinburnu'nda esnafı ziyaret etti.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Zeytinburnu'nda esnafı ziyaret etti. Esnaf ziyareti öncesi CHP Zeytinburnu ilçe teşkilatına giden Genç, burada bir basın açıklaması da yaptı. Türkiye'nin kritik bir oylamaya gittiğini belirten Genç, "Bu kritik oylamada siyasi iktidarı elinde bulunduran ve hiçbir sözüne güvenilmeyen, herşeyiyle yalan söyleyen, doğruları vatandaşlara söylemeyen, vatandaşların vicdanını parayla satın almaya calısan cok zihniyeti bozuk bir iktidar var. Bu siyasi iktidarın söylediği yalanları insanlara tek tek söylemek lazım. Mecliste de söyledim, 'vatandaşın oyu, şerefi ve haysiyetidir. Vatandaşın şeref ve haysiyetini parayla satın alan kişiler şerefsiz oğlu şerefsizdir' dedim. Yani bunu mecliste de söyledim birçok yerde de söyledim. Tayyip Erdoğan ve ekibine sesleniyorum. Vatandaşın oyunu parayla satın alıyorsan, sen insanlık vasıflarını kaybetmişsin demektir. Vatandaşlar doğruyu öğrensinler, nasıl bir şeye oy vereceklerini bilsinler. Evvela sen Tayyip Erdoğan, yapılan anayasa değişikliğinin ne anlama geldiğini biliyor musun? Bilmiyor. İnanmanızı istiyorum ki, bilmiyor. Çünkü okumamış ki. Birileri yazmış, kendi eline vermiş" dedi.

Anayasa değişikliğindeki 2 maddenin demokrasinin geleceği açısından tehlike teşkil ettiğini söyleyen Genç, "Birincisi Anayasa Mahkemesi'nin yeniden kurulmasıdır. Anayasa Mahkemesi'nin 14 üyesini Abdullah Gül atayacak. Kimi atayacak? Hukuk mezunu 45 yaşıonı doldurmuş kadıları atayacak. Bizsim karşı çıktığımız bu. Abdullah Gül'ün bugüne kadar Cumhurbaşkanlığı makamına geldiği günden beri yaptığı atamaların hepsinin niteliği bu niteliktedir. Yani çağdaş, laik, bilime inanan, aklı selim birçok kişiyi normal olarak ataması gerekirken, kendi zihniyetinde, laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin birlik ve bütünlüğüne karşı birçok kişiyi bu yönden atamıştır. Dolayısıyla bizim Abdullah Gül'e güvenimiz kalmamıştır. Biliyorsunuz, bir YÖK Başkanı'nı getirdi. YÖK Başkanı Türkiye'de eğitimi felaket hale getirdi. İkincisi Hakimler ve Savcılar Kurulu. Bugünkü kurulda var olan eksiklik Adalet Bakanı ve müsteşarın bu kurulda yer almamasıydı. Tayyip Erdoğan, yürütme elinde, yasama elinde, şimdi yargıyı da eline almak istiyor" diye konuştu.

DEVLET DERİM OLAYLARI İÇİN ÖZÜR DİLESİN

Genç konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şimdi Tayyip Erdoğan çıkıyor, bunu 12 Eylül'le hesaplaşmaya götürüyor. 12 Eylül'le hesaplaşma olsa en başta ben karşıyım. 12 Eylül'de ben de Danışma Meclisi üyesiydim. Askeri rejimin ve yurttaşların yüzde 92 oy verdiği bir anayasaya ben o zaman tek başıma ret verdim. Tayyip Erdoğan son zamanlarda bir Dersim sevdasına düşmüş, Dersim adeta bir sevgilisi olmuş. Bir defa Dersim diye bir şehrimiz yok. 1935 yılında Dersim ismi Tunceli olarak değiştirilmiş. Soruyorum sen Tayyip Erdoğan, sen kanunları yok mu sayıyorsun? Tekrar Dersim haline getirmek istiyorsan, bizim orada bir milletvekili tarafından verilen bir kanun teklifi var. O zaman bunun iç tüzüğün 37. maddesine göre bunu gündeme alıp çıkaralım denildi, senin grubun buna ret verdi. Dolayısıyla evvela sen bir Başbakanlık makamında oturan kişiysen, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yürürlükte olan kanunlarına riayet etmek zorundasın. Diyor ki, '38'de işte 10 bin, 20 bin, 30 bin, 40 bin kişi yargısız infaz edildi'. Ben de kensisine soru önergesini verdim. Sen Başbakansın, şimdi atatürk'ün yerine Abdullah Gül oturuyor, Başbakan'ın yerinde sen oturuyorsun, e haydi bakalım, idarede de devamlılık unsuru olduğuna göre 1938 yılında bu kadar insan katledilmişse sen devleti yöneten insan olarak bir görevini yap bakalım. Evvela bu haksız yere idam edilenler, haksızlığa uğrayan insaların ailelerine tazminat öde. Kafasının kavramadığı bir konu var onun, Dersim'de bir isyan yok. bir derebeylik var Dersim'de, o derebeylik yasadışı bir takım işlemler nedeniyle orada devlet bir askeri harekata başlamış 1937-38'de. Ama 37 ve 38'de askeri harekat yaparken, çok masum insanlar öldürülmüş." 1937-1938 Dersim olaylarında haksız yere mağdur edilenlere devlet tarafından tazminat ödenmesinin önünün açılması gerekiğini kaydeden Genç, "Bir de devlet bu haksız olaylardan dolayı özür dilesin mesele kapansın. Yoksa 73 sene önce yapılan bu olayı devamlı gündeme getirerek, bu memlekete birşey kazandıramayız" dedi.

"Tayyip Erdoğan şimdi diyor ki, 'Çorum olaylarını, Kahramanmaraş olaylarını kim yaptı?'" diyen Genç Başbakan Erdoğan'a ilginç bir şekilde seslenerek, "Senin o yüzündeki maskeyi kazırsak, o olayları kimin yaptığı çıkar ortaya" dedi.

Genç, açıklamanın ardından çevredeki esnafı ziyaret etti. Öte yandan bir binanın duvarındaki Başbakan Erdoğan'ın resminin yanısıra "Sevdamız millet, kararımız evet" yazısına ilişkin olarak da, "Kanun, hukuk tanımayan bir kişi ne olur eşkıya olur. AKP eşkıyalık yapıyor şimdi, her yerde eşkıya gibi hareket ediyor" dedi.

Erçin ORAN- İSTANBUL- DHA

Kaynak: Demirören Haber Ajansı