Kadıköy Anadolu Lisesi'nden Harvard'a Giden Bir Başarı Öyküsü

Hıv Virüsünün Saldırdığı Kandaki Beyaz Hücrelerin Seyrini Tespit Eden 1 Dolarlık Maliyetli Buluşuyla Technology Reciew Magazine Tarafından 35 Kişiye Verilen Ödülü Alan 29 Yaşındaki Harvard'lı Asistan Profesör Dr. Utkan Demirci, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 1996 Yılında Sağladığı Bursun Başarısında Önemli Bir Katkısı Olduğunu İfade Etti.

Kadıköy Anadolu Lisesi mezunu, 29 yaşında önemli bilim ödüllerinden birini alan Harvard'ın asistan Profesörlerinden Dr. Utkan Demirci, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan 1996 yılında aldığı bursun öğrenimindeki dönüm noktalarından biri olduğunu kaydetti. Demirci, doğru yönlendirme ve hedefe kilitlenmenin imkanların sağlanmasıyla başarıya getirdiğini belirtirken, "Benden kat kat daha zeki yüzlerce, binlerce insan var. Ben sadece düzenli, disiplinli çalışan biriyim ve sevdiğim, yapmak istediğim işle uğraşıyorum" dedi. BİR BAŞARI HİKAYESİ 1995 yılında Kadıköy Anadolu Lisesi'nden mezun olan, aynı yıl girdiği Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı'nda (ÖSYS) Türkiye 81'ncisi olan Harvard Üniversitesi'nin asistan profesörlerinden 29 yaşındaki Dr. Utkan Demirci, tıp alanında teşhise yönelik buluşuyla Afrika'daki insanlara bile katkı sunmayı hedefliyor. MEB BURSUNUN ETKİSİ Demirci, ÖSYS'deki başarısının ardından Boğaziçi Üniversitesi'nin elektrik elektronik bölümüne kayıt yaptırdı. Burada bir yıl okuyan ardından lisans eğitimimi yurtdışında sürdürmek isteyen Demirci, 1996 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'nın bursuyla ABD'ye gitti. Demirci, "Milli Eğitim Bakanlığı, ÖSYS'de ilk 100 giren başarılı öğrencilere 'İlk 100 Burslusu' adı altında yurtdışında eğitimlerini sürdürme imkanı tanıyordu. Benle birlikte 14 arkadaşımız ABD'deki çeşitli üniversitelere burs aracılığıyla gitme imkanı bulduk. Yanlış hatırlamıyorsam burs miktarı 1000 dolar'dı" dedi. Lisans eğitimimi bitirdikten sonra doktora eğitimimi tıp alanında yapan Demirci, tıbba, gerçekleştirilecek çalışmaların ve buluşların "insana birebir katkısı" olacağını düşündüğü için yöneldiğini söyledi. Demirci, doktora unvanını almasının ardından çalışmalarını Harvard Tıp Fakültesi'nde ve Harvard-MIT Sağlık Bilimleri Teknoloji Bölümü'nde asistan profesör olarak yürüttü. ÖDÜL GETİREN BULUŞ Dr. Demirci, TR-35 adı verilen ve Massachusetts Institute of Technology (MIT)'in yayınladığı Technology Reciew Magazine tarafından 35 kişiye verilen ödülü kazanan buluşu, HIV virüsünün saldırdığı beyaz kan hücrelerinin sayısını, çok ucuz ve hızlı bir şekilde sağlıyor. Demirci buluşuna ilişkin şunları söyledi: "Buluşum kanda bulunan, artış ve azalışına göre hastalıkların seyrinin takip edilebildiği C-4 hücresine ilişkin. Nano teknolojiyi kullanarak oluşturduğum aletle, Afrika'da dağın tepesindeki bir insan bile C-4 hücrelerinin seyrine ilişkin bilgi sahibi olabilecek. Eskiden büyük aletlerle söz konusu seyir izlenirken artık buna gerek kalmayacak." Demirci'nin, Afrika'nın dağın tepesinde bile C-4 hücrelerinin seyrinin belirlenmesini sağlayan aletin en dikkat çeken yönleri küçüklüğü ve maliyetinin düşüklüğü. Demirci'nin nano teknolojiyi kullanarak mikro boyutlarda oluşturduğu aletin maliyetinin 1 dolar olduğu bildirildi. BORCUMU GERİ ÖDEYECEĞİM Demirci, ANKA ile yaptığı söyleşide başarısına giden yolu, Türkiye'deki bilimsel çalışmaları nasıl gördüğünü ve Türkiye'den yurtdışına gidecek öğrencilere ilişkin önerilerini anlattı. Ödüle giden başarı çizgisinde annesi ve babasının önemli bir payı olduğunu ifade eden Dr. Utkan Demirci, "Başarımı annemin desteğine, yönlendirmesine; babamın motivasyonuna borçluyum. Annem günlük olarak bize ne yaptığımızı soran, ilgilenin biriydi" dedi. Doğru yönlendirme ve hedefe kilitlenmenin, gerekli imkanların sağlanmasıyla birlikte başarıyı getirdiğini vurgulayan Demirci, 1996 yılında aldığı Milli Eğitim Bakanlığı bursunun katkısına dikkat çekti. Demirci, "Devlette, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Borcumu geri ödemek istiyorum, bu bir vatan borcudur" dedi. BELİRLEYİCİ OLAN DİSİPLİNLİ ÇALIŞMAK Bilimsel çalışmalarda disiplinli çalışmanın belirleyici olduğunu ifade eden Demirci, "Benden kat kat daha zeki yüzlerce, binlerce insan var. Ben sadece düzenli, disiplinli çalışan biriyim ve sevdiğim, yapmak istediğim işle uğraşıyorum" dedi. BİLİMDE PARA OLMAZSA OLMAZ Demirci, kendisiyle birlikte yurtdışına lisans eğitime almaya giden öğrencilerin birçoğunun Türkiye'ye dönerek, önemli üniversitelerde hocalık yaptığını söyledi. Kalanların ise Türkiye'ye farklı yollarla katkılar sunmaya çalıştığını kaydeden Demirci, şöyle dedi: "Kalanlar ortak çalışmalarıyla Türkiye'ye teknoloji transfer ediyor. Ben de Harvard'da iki Türk profesör bilim adamından biriyim. En genç hocalardan biriyim. Elimden geldiğince laboratuarımda Türk öğrencilerle çalışıyorum. Harvard'da bir lobimiz olsa hiç fena olmaz. Önemli olan hedeflerimizin ne olduğu, nerede olup olmadığı önemli değil." Bilimsel çalışmaların, yüksek maliyetli çalışmalar olduğunu, bunun için bilim ve teknolojiye büyük bütçeler ayrılması gerektiğini belirten Demirci, Türkiye'de son yıllardaki olumlu gelişmeler yaşandığını söyledi. Demirci, "Özellikle ODTÜ ve Bilkent'te son dönemde yapılan çalışmalar baya güzel. Bizim yaptığımız işlerde para olmazsa olmaz. Türkiye'nin bilime, üniversitelerdeki projelere daha fazla yatırım yapması lazım. Üniversitelerimizdeki beyin potansiyeli korkunç, çalıştığımız zaman başarabiliriz. Genç popülasyonumuz doğru eğitilmeli" diye konuştu. Demirci, Türkiye'deki eğitim sisteminin başka ülkelerle karşılaştırıldığında üniversite seviyesinde olduğuna da dikkat çekti. HEDEF BAŞARIYSA KÜLTÜR ŞOKU OLMUYOR Demirci, son olarak Türkiye'den yurtdışına eğitim için gitmeyi düşünen öğrencilere önerilerde bulundu. Yurtdışına giden öğrencilerin, korku yaşadıkları, "kültür şoku"yla karşı karşıya kalınacağı düşüncesinde olduklarını ifade eden Demirci, "Bence hedef başarılı olmaksa kültür şoku olmuyor. Gittiğiniz ülkenin dilini konuşabiliyorsanız, aç kalmıyorsanız sorun değil" dedi. Demirci, ilerde üzerinde çalıştığı aleti yaygınlaştırmayı amaçladığını sözlerine ekledi.(ANKA)




Reklam