Haber Tarihi: 19 Mayıs 2011 Perşembe Saat 11:30
Anadolu Ajansı  [2736679]

İzmir'de Bilim Sanat Merkezi'nden Lale Projesi


Sıdıka Akdemir Bilim Sanat Merkezi, "Lale" projesiyle, Türkiye genelinde lalenin anavatanı ve Türk kültüründeki önemi konusunda toplumdaki farkındalığın artırılmasını hedefliyor.

İzmir'de üstün yetenekli ve zekalı çocuklara eğitim veren Sıdıka Akdemir Bilim Sanat Merkezi, Sosyal Bilimler dalında hazırladığı "Lale" projesiyle, başta İzmir olmak üzere Türkiye genelinde lalenin anavatanı ve Türk kültüründeki önemi konusunda toplumdaki farkındalığın artırılmasını hedefliyor.

Merkezde sosyal bilimler alanında eğitim alan 7. sınıf öğrencisi Denizcan Yılmazbaş'ın, Sosyal Bilimler öğretmeni Serap Kaptı nezaretinde 10 aylık bir araştırma ve çalışma sonucunda hazırladığı sunum ve araştırma sonuçları, Merkezin bulunduğu Narlıdere ilçesi Kaymakamı Osman Aslan Canbaba, ilçe milli eğitim müdürü ile bölgedeki okulların müdür ve yöneticilerinin katıldığı toplantıda paylaşıldı.

Proje, tekrarlanan etkinliklerle önce il genelinde, ardından Türkiye'de, lalenin anavatanının Orta Asya olduğu, Türk yaşantısında, sanatında, tasavvufta önemli yer tuttuğunun başta genç kesim olmak üzere anlatılmasını ve İzmir genelinde her evin balkonunda, pencere kenarında en az bir tane lale yetiştirilmesini amaçlıyor.

Çalışması hakkında bilgi veren Denizcan Yılmazbaş, "Katre-i Matem" isimli kitabı okurken lalenin Türk kültüründeki yerini araştırmaya karar verdiğini, öğretmeni Kaptı ile geçen Ekim ayından bu yana çalışma ve araştırma yürüttüklerini, bu süreçte kendilerini şaşırtan birçok bilgiye ulaşmanın yanı sıra, hazırladıkları anket aracılığıyla lale hakkında ne kadar az bilgiye sahip olunduğunu gördüklerini söyledi.

Lalenin anavatanının Orta Asya'daki Tanrı Dağları olduğunu, Selçukluların bu değerli çiçeğin soğanlarını Anadolu'ya gelirken heybelerinin içinde getirdiklerini, Osmanlı'da Kanuni döneminde ilk kez Avusturya Büyükelçisi Busbecq tarafından kitap içinde Avrupa'ya kaçırıldığını anlatan Yılmazbaş, yine ilk kez Kanuni Sultan Süleyman döneminde özel izinle yurt dışına çıkarıldığını, bir dönem Osmanlı'da altın yıllarını yaşadıktan sonra giderek önemini yitirdiğini kaydetti ve şunları söyledi:

"Lale İslam'da Allah'ı simgeler, çünkü bir soğandan tek bir lale çıkar ve bu da Allah'ın tekliğini temsil eder, ayrıca lalenin Arap harfleri ile yazılışı Allah kelimesinin Arap harfleri ile yazılışına benzer, bu da laleye İslam'da verilen önemi artırmıştır. Sanatta da laleyi görmek mümkün. Ebru sanatı ve çini sanatının baş motiflerindendir laleler. Osmanlılar kuruluşundan beri laleyi çok sevmişlerdir. Evlerin bahçesinde genellikle laleler bulunurdu ve lalelere rengi ve türüne göre çok büyük fiyatlar biçilirdi. Bir lale soğanına 500 altın değer biçildiği bile olmuş. Ama bugün lalenin anavatanının Orta Asya olduğunu dahi unutmuşuz, proje kapsamında yaptığımız ankete katılanların yüzde 32'si lalenin anavatanının Hollanda olduğunu belirtti, bu çok üzücü, eğitim seviyesi yüksek grupta da bu hatalı algı sürüyor. Bizim toplum olarak bu konuda daha çok şey bilmemiz gerektiğini düşünüyoruz. "

-AMAÇ, HER BALKONDA BİR LALE-

Projenin danışmanlığını üstlenen Kaptı da öğrencisinin çalışmasından kendilerinin de çok şey öğrendiğini belirterek, Merkez olarak sunumun ardından diktikleri lalelerin açmasını sabırsızlıkla beklediklerini söyledi.

Kaptı, her yıl aynı temayı işleyen farklı etkinlikler düzenleyip, belediyeler ile işbirliği yaparak lalenin güzelliğini ve önemini insanlara hatırlatmak istediklerini ifade etti ve "Bir zamanlar bir lütuf olarak yurt dışına lale soğanı verdik, şimdi ithal ediyoruz. Türkiye logosundaki laleye itiraz edenler, gerekçe olarak Hollanda ile özdeşleşmiş bir çiçeğin kullanılmasını göstermiş, kendimize ait bir şeyin nasıl bu kadar dışına çıkmışız" diye konuştu.

Tüm İzmirlileri yaptıkları etkinliklere davet eden Kaptı, hedeflerinin her evin balkonunda, pencere önünde en az bir yerli lale soğanının ekilmesi olduğunu söyledi. Lale soğanına bakılarak açacak çiçeğin renginin tam olarak anlaşılamadığını anlatan Kaptı, "Büyük bir heyecanla, çiçeğin açmasını bekliyor, nasıl bir renk olacağını tahmin etmeye çalışıyorsunuz, herkes bu keyfi yaşamalı" dedi.

Okul Müdürü Tuven de Merkez olarak her yıl lale konulu sunum ve etkinliklerini kapsamını genişleterek sürdüreceklerini söyledi.

Hollanda'nın her yıl çok büyük lale şenlikleri düzenlediğini, ülkeye gelen turistlerin büyük bölümünün ziyaretlerini lale etkinliklerine göre ayarladığını dile getiren Tuven, lale soğanı ithalatından da ciddi gelir elde edildiğini kaydetti. Tuven, "Markalaşmanın ve patentin önem kazandığı günümüzde, ülkemizin laleye daha fazla sahip çıkması gerektiğini düşünüyoruz, bu konudaki bilincin önce geleceğimiz olan çocuklar ve gençlerden başlaması gerekir" diye konuştu.

- İZMİR

7/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12