İtalya, alışıla gelmişin dışında bir seçime tanık oldu. Silvio
Berlusconi’nin beklenen zaferinden daha çok sadık müttefiki Ayrılıkçı Kuzey Birliği'nin oy patlaması ve iktidarda söz verilen federatif sistemin yasallaşması için Özgürlükçü Halk Partisi'nin başını ağrıtacağına mutlak gözü ile bakılmakta.
Lider Umberto Bossi seçimleri merkez sağın kazanmasından sonra yaptığı ilk açıklamada, “Şimdi federalizmin çatısını kuralım. Reformları hazırlayalım. Hükümetler bir telefonla kurulmaz uyarısı”nın adresinin Başbakan adayı Silvio Berlusconi olduğu biliniyor.
Bu arada, Radikal Sol olarak bilinen eski komünistlerle yeşillerin oy sandığına sıkışması ve abandone olması bu seçimlerin en büyük sürprizi olarak tanımlandı. Diğer yandan İtalyan siyasetinin bugüne dek istikrarsızlık mimarları şımarık, oyun bozan küçük koalisyon partilerinin erimesi, Parlamento’ya sadece 5 grubun girmesi kurulacak 63. hükümetin sigortası olarak algılandı.
Elbette Merkez Sol’un ayakta kalmasını sağlayan Milano eski savcısı Antonio Di Pietro’nun partisi “İtalya’nın Değerleri”nin oylarını ikiye katlaması ve Demokrat Parti'ye “En az sizler kadar katı muhalefet yapacağız” mesajı vermesi yeni İtalyan siyaset tarzına renk katacağa benziyor.
Ve Romano Prodi. Merkez Sol’un eski Başbakanı hüzünlü bir şekilde. “Aslında Berlusconi’yi siyasette bir tek ben yendim. O zaman neden kovuldum hala anlayamıyorum” yorumu dışında Parlamento’nun ezici sandalye sayıları Berlusconi hükümetinin 5 yıl kesintisiz iktidarda kalacağının ilk habercileri oldu.
İtalyan siyaseti, yepyeni bir sayfa açarken Merkez Sol hükümetinden miras kalan büyük sorunları çözmek için hayli terleyeceği kesin.