İmar izni için 1 milyon dolar aldığı öne sürülen AKP Genel Başkan Yardımcısı
Şaban Dişli partideki görevinden istifa etti. Yolsuzluk iddialarıyla haftalardır Türkiye'nin gündemine oturan
Şaban Dişli'nin dün gece yarısı biten AKP MYK toplantısından sonra görevinden ayrılması dikkati çekti. Peki istifa noktasına nasıl gelindi. İşte perde arkası...
AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli hakkındaki rüşvet iddiaları nedeniyle istifa etmesi belki de bir ilk ve yeni bir dönemin işareti.
Partinin yönetim kurullarında son olarak yaptığı savunmanın ardından başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere yönetim kademesinde oluşan kanaat şöyle şekillendi: Hukuki açıdan doğru değil ancak etik açıdan partinin önünde bir engel olarak durmaktadır. Bu yüzden soruşturmanın selameti açısından şimdilik istifa gerekli görülmektedir.
Metehan DEMİR YAZIYORAlınan bilgiye göre, Başbakan Erdoğan’ın da bu çerçevede istifaya olumlu baktı. Şaban Dişli’nin istifası, bir süreden beri Başkent kulislerinde konuşuluyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi’nde açılan kapatma davasının sonuca bağlanması sonrasında tüm gözlerin üzerinde olduğu AKP’de böylesine bir süreçte bu tür bir kararın gelmesi büyük önem taşıyor. Partinin yeni dönemde yepyeni bir kimlikle yoluna devam etmesi, hakkında ağır iddiaların bulunmaması ve bazı çevrelerde eksilen güvenin yeniden oluşturulması anlamında da bu istifaya farklı bir gözle bakmak mümkün.
Son dönemde diğer bir Genel Başkan Yardımcısı olan Edibe Sözen okullara mescit yapılması yönünde çok tepki alan çıkışı sonrası kademeli olarak kızağa alınması da bu kapsamda değerlendirilebilir.
Şaban Dişli hükümetin ve AKP’nin bir önceki dönemde dış ilişkilerini şimdi ise ekonomik işlerini düzenleyen en önemli isimlerden biri olarak genel başkan yardımcısı görevini yürütüyordu.
Dişli aynı zamanda iş dünyasıyla yakın ilişkilere sahipti. Türkiye’ye gelen yabancı yatırımcılarla ilk görüşen isimlerden biri olmuştu. Yurtdışında Türk kökenli bir özel bankanın genel müdürlüğünü yapan Dişli, sonrasında partinin kurucu üyeleri arasında yer almıştı. Uzun süre Başbakan’ın yakın çevresinde yer alan ve tüm dış gezilerine eşlik eden Şaban Dişli, parti içi bazı muhafazakar kesimlerin tepkisi paralelinde Erdoğan'ın yakın çemberinden uzak kalmıştı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği ve belgeleriyle köşeye sıkıştırdığı iddiaları üzerine Dişli, bir basın toplantısıyla yanıt vermişti. Ancak Dişli'nin açıklamaları, medya tarafından tamin edici bulunmamış, yine de AKP’nin kurmaylarından Bekir Bozdağ’ın toplantıda yanında yer alması parti yönetiminin Dişli’nin yanında olduğu değerlendirmelerine yol açmıştı.
Bundan sonraki sürecin daha kritik olduğu konuşuluyor. Çünkü kapatma davasının sonuçlanması sonrasında yeni bir başlangıç yapacağı konuşulan AKP’nin gerek yolsuzlukla gerekse laiklikle ilgili endişeler konusunda rahatlamalara yol açacak bazı adımlar atabileceği konuşuluyor. Bu çerçevede Şaban Dişli’nin istifası ile kalmayıp kabinede revizyon dahil birçok hassas adımın atılabileceği belirtiliyor.
Bununla birlikte Şaban Dişli’nin istifası sonrasında yakın çevresine işin peşini bırakmayarak kendini tamamen temize çıkarana dek mücadele edeceğini söylediği belirtiliyor. Yine de Dişli’nin bundan sonraki görevine dönmesi en azından şimdilik çok zor görülüyor.