Haber Tarihi: 13 Ekim 2011 Perşembe Saat 00:04
Anadolu Ajansı  [3053891]

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Akademik Yıl Açılışı


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Gücümüzü sadece biz değil bütün dünya hissediyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Gücümüzü sadece biz değil bütün dünya hissediyor. Önümüze engeller çıkmıyor mu? Her gün çıkıyor. Bize çelme takarak ülkemizin yürüyüşünü durdurmak istemiyorlar mı? İstiyorlar. Biz ise ısrarla herkesi en az Türkiye büyüklüğünde düşünmeye çağırıyoruz" dedi.

Erdoğan, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinin akademik yılı ve Uluslararası Mehmet Akif Ersoy Milli Birlik ve Bütünlük Sempozyumu'nun açılışı dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, gelişmiş ülkelerin Afrika'ya elini uzatmadığını belirterek, şunları söyledi:

"Gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye, Somali'ye elini bir uzattı, pir uzattı ve kısa bir zaman içinde, sadece 300 milyon Dolar sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte hesaplarda toplanan para, 30 milyon doları aşkın ayni yardımlar... Bu neyi gösteriyor? Bir şeyi gösteriyor. Burada yaşayan bir Müslüman olarak, bir insan olarak ta Afrika'nın bir köşesinde bir dara düşen olsa, bizim elimiz oraya uzanır. Ama bizim elimiz sadece oraya uzanmadı. Bizim elimiz, Haiti'ye de uzandı, bizim elimiz Srilanka'ya da uzandı, Açe'ye de uzandı, Pakistan'a da uzandı. Nerede, ne varsa. Bu Müslümanmış, bu Hristiyanmış, bu Budistmiş demedik" diye konuştu.

TOKİ'nin, Srilanka'da Budistlere evler yaptığını anımsatan Erdoğan,

"Aynısını Açe'de de yaptı. Niye? Çünkü biz insanların en hayırlısının, insanlara en çok faydalı olduğunu bilen, bir medeniyetin çocuklarıyız" dedi.

Türkiye'nin bugün kökleriyle buluşan, yeniden imar ve inşa hamlesini süratle tamamlamaya çalışan bir ülke olduğunu belirterek, "Allah'a şükürler olsun ki bu büyük maratonda bütün milletimizle birlikteyiz" dedi.

Türkiye'nin gücünü 74 milyon vatandaşın hissettiğini ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Gücümüzü sadece biz değil, bütün dünya hissediyor. Önümüze engeller çıkmıyor mu? Her gün çıkıyor. Bize çelme takarak, ülkemizin yürüyüşünü durdurmak istemiyorlar mı? İstiyorlar. Biz ise ısrarla herkesi en az Türkiye büyüklüğünde düşünmeye çağırıyoruz. En az diyorum, zira bugünkü dünyada Türkiye büyüklüğünde düşünmek de yetmez, dünya ölçeğinde düşünmek zorundayız. Bunun için, aldığımız mesafeyi görmek, nereden nereye geldiğimizi özenle takip etmek durumundayız. Medeniyet yolunda aldığımız mesafe, çalışırsak, gayret edersek, alın teri dökersek neleri başarabileceğimizi bize gösterdi."

-"9 yıl önce Türkiye uçurumun kenarındaydı"-

Türkiye'nin 9 yıl önce uçurumun kenarında olduğunu, bugün ise dünyanın Yükselen yıldızı haline geldiğini belirten Erdoğan, "3 bin 40 dolardı kişi başı milli gelir, bugün elhamdülillah 11 bin dolara doğru yürüyor. Bu başarıyı demokratik istikrar ile sağladık. Bu başarıyı, milletimizle beraberliğimiz sayesinde elde ettik. Buradan ileriye, daha ileri bir demokrasiyle gideceğiz. Buradan ileriye, milletimize layık yeni bir anayasa ve hukuk düzeniyle gideceğiz" dedi.

Türkiye'nin bu büyüme iradesinin sadece Anadolu'da, sadece Trakya'da değil, bütün dost, kardeş ve akraba ülkelerin halkları tarafından da büyük bir ilgiyle izlendiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Zira biz bu bölgede, barışın, adaletin, huzurun teminatıyız. Bundan 12 gün önce merhum Sabahattin Zaim hocamızın doğduğu yerde, Makedonya'da, Uluslararası Balkan Üniversitesinin mezuniyet törenindeydik. Bu üniversitenin mütevellisi kimler? Buradan giden iş adamlarımız, kardeşlerimiz. Sağolsunlar orada bir girişimde bulunmuşlar ve üniversite kurmuşlar. Bir grup arkadaşımız da gitmişler, Bosna Hersek'te bir üniversite kurmuşlar. Orada gençlik yetişiyor. İftiharla söyleyebilirim ki oradaki sevinç, oradaki sahiplenme en az buradaki kadardı. Bu değişimi zamanın dışında kalanlar anlayamıyor, ama Türkiye kendi dinamikleriyle doğru istikamette gelişiyor, kalkınıyor, büyüyor. Bu sevince herkesin ortak olmasını istiyoruz."

-"Dönemsel sorunları geride bırakacağız"-

Yarınki Türkiye'de bugün yaşanan dönemsel sorunların da geride bırakılacağını ifade eden Erdoğan, "Vatandaşını esas almayan siyaset etme biçimi, yönetme anlayışı tarihe karışmıştır. Bölgesel adaletsizlikler ve ayrımcılığın her türlüsü, bizim iktidarımızda tarih oldu. Bu ülkenin bütün vatandaşları, bu memleketin bütün çocukları, bu topraklarda ev sahibidir, hak sahibidir. Türk'ü de Kürt'ü de Laz'ı da Gürcü'sü de Boşnak'ı da Roman'ı da, Arnavut'u da, aklınıza ne geliyorsa... Bu ülkede misafir yok, bu ülkede ev sahibi var. Bu olaya öyle bakalım. Devlet, milletimizindir ve Allah'ın izniyle ila-nihaye öyle olacaktır. Devlet, milletinin hizmetindedir. Millet, devletin hizmetinde değil. Yani insanın öne çıktığı bir anlayış, devletin öne çıktığı bir anlayış değil" şeklinde konuştu.

-"Eğitim, en öncelikli meselemizdir"-

Eğitimin en öncelikli meseleleri olduğunu belirten Başbakan Erdoğan,

"Eğitimin önündeki, eğitimde fırsat eşitliğinin önündeki bütün mazeretleri, bütün engelleri kaldırıyoruz" dedi.

Eğitim alanında şimdiye kadar büyük mesafeler aldıklarını, bundan sonra da aynı süratle çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, hiçbir vatandaşın, hiçbir çocuğun, gencin haksız rekabete maruz kalmasını istemediklerini vurguladı.

Bu yolda daha kat edilmesi gereken çok mesafenin olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Geçen yıl, 240 lira burs verdik. Bu sene 255 lira burs vereceğiz. Devlete müracaat eden hiçbir lisans öğrencisini biz kapıdan çevirmiyoruz, çevirmeyeceğiz. Lisans üstü öğrencileri geçen yıl 420 lira aldı, bu sene onların burslarında da enflasyon oranında artış olacak. Doktora öğrencileri 780 lira civarında burs alıyordu, onlar da yine aynı şekilde artış alacak. Bütün bunları niye söylüyorum? Biz milletten toplanan tüm imkanı, tekrar millete iade eden bir anlayışı sürdürüyoruz ve bu, bu dönemde de aynen devam edecek."

Eğitimin, sadece bina ve altyapı demek olmadığını, eğitimde niteliğin nicelikten, keyfiyetin kemiyetten önce geldiğini iyi bildiklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Hükümet olarak öncelikler sıralaması yapmak suretiyle, eğitimin alt yapısını düzenlemede ülkemize büyük eserler kazandırdık. İmkansız görülen hayaller bizimle birlikte gerçek oldu. Göç... Ta en ücra köşede, Güneydoğu'da, Doğu'da, benim gencim oradan üniversite okumak için Batı'ya akın ediyordu. Ama biz şimdi ne yaptık? Biz üniversiteyi onun ayağına götürdük. Ne için? Buralara kadar binbir türlü masraf yaparak gelmesin, üniversite onun ayağına gitsin diye. Şu anda Hakkari, Muş, Tunceli'de üniversitemiz var. Türkiye'de üniversitesi olmayan ilimiz yok. 89 yeni üniversite açtık, 81 vilayeti üniversiteye kavuşturduk. Dile kolay, şu anda 165 üniversite ile Türkiye'de hizmet veriyoruz. 164 bin derslik yaptık. Niçin? İstiyoruz ki sınıflarımız eskiden bizim dönemimizde olduğu gibi, 100'ün üzerinde öğrencilerle dolmasın. Bunu da biz en az 30'a indirmeyi hedefliyoruz. 30'a indirelim ve sınıflardaki eğitimi, öğretimi başarıyla sürdürelim.

El birliğiyle, gönül birliğiyle, Türkiye'deki bütün üniversiteleri dünyanın en saygın üniversiteleri haline getireceklerini ifade eden Erdoğan, "Evet, yarınlar için birlikte düş göreceğiz ve birlikte gayret sarf edeceğiz. Yeni bir dünyadayız ve Türkiye bütün imkanlarıyla bu yeni dünya içinde yerini en güçlü şekilde alacaktır. Artık dünya imkanlarıyla beraber yeni fırsatlar sunuyor. Bu gerçeği hiçbir zaman unutmayalım ve geleceğe bugünkü dünya tablosunu, gelişen sektörleri, yeni alanları dikkate alarak yetişelim" dedi.

Erdoğan, üniversitenin açılmasında emeği geçenleri kutlayarak, "Şehrin en güzel yerinde devasa bir alan ve bundan sonrası da artık İlim Yayma Vakfımıza, Vakfın Mütevellisine... Burada sürdürülecek gayretle inanıyorum ki artık yarın sadece Türkiye'de değil, dünyada eserleriyle temayüz eden gençlerimiz çıkacaktır" şeklinde konuştu.

- İstanbul

6/10 (11 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12