Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Servisi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi'nde meydana gelen bebek ölümlerinin ardından, hastane Başhekimi Doç. Dr. Rafet Yiğitbaşı ile ölümleri incelemek üzere görevlendirilen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr.
Recep Öztürk, hastane önünde bir basın açıklaması yaptı.
13 Haziran tarihinde beklenmedik bir şekilde bebek ölümleriyle karşılaştıklarını belirten Başhekim Dç. Dr. Rafet Yiğitbaşı, "Kamuoyuna yansıyan huzursuz bir olay nedeniyle buradayız. Bu bebeklerin kaybedilmesi üzerine hastanemizin enfeksiyon kontrol komitesi zaten gerekli hassasiyeti gösterip gerekli tetkikleri başlatmıştı. Daha özel izolasyon tedbirlerine gidildi. Ondan sonra durum gerekli yerlere intikal ettirildi. Bugün İl Sağlık Müdürlüğümüz tarafından Dr. Recep Öztürk ile birlikte İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden bir heyet görevlendirildi. O heyet, gecenin 01.00'a kadar ilk incelemelerini tamamladı ve bu süreç içinde kamuoyu yaklaşık 3 kez bilgilendirildi. Onun üzerine gelişmiş bir vefat olayı çok şükür yoktur" dedi.
Yiğitbaşı, "5 tane enfeksiyon hastamız zaten var. Bunun içinde üçünün durumu zaten bir kaç gündür kritikti. Bunların da durumunda bir farklılık yok. Yeni eklenen ağırlaşmış bir vakamız yok. Ailelerin inşaat işçilerinin yenidoğan ünitesine girip çıktıkları veya temizlikçilerin bebekleri ellediği yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Hastanemizde şu arkamda gördüğünüz çocuk kliniğinin hiç bir ünitesinde inşaat söz konusu değildir. Yoğun bakımın olduğu kat en üst kattır. 'Üst katta inşaat var' diye bir bilgi yayıldı. Bu olaylardan sonra yoğun bakımın gaz sistemlerini kontrol etmek doktorlarla bir elaman girip hemen çıkmıştır. Söylenildiği gibi bir şey olmamıştır. Burası sadece hemşire ve doktorların girebileceği otomatik kapılı bir yerdir" diye konuştu.
Daha sonra söz alan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Recep Öztürk, "İstanbul Üniversitesi'nde ben öğretim üyesiyim. Sağlık Müdürlüğü tarafından akşam saat 18.00 sıralarında kurulan komisyona telefonla davet edildim. Ardından resmi onayımız üniversiteye gönderildi. Biz şu anda bu incelemeleri saat 20.00 itibariyle hastane komitesinin iradesiyle birlikte başlattık. Şüphelendiğimiz tüm olası yerlerden hava ve kullanılan ilaçlar olmak üzere her yerden mikrobiyolojik inceleme amacıyla örnekler alındı. Tüm hastaların dosyaları tek tek gözden geçirildi. Şu anda hasta dosyaları üzerinde 'vaka kontrolü' adını verdiğimiz yeni düzey bir çalışma, salgının olası kaynağını belirlemek üzere yapılacaktır. Fakat şunun altını çizmekte fayda görüyorum. Yoğun bakımlarda genelde yüzde 5 ve yüzde 10 oranında hastane enfeksiyonu görünür. Bu oran yenidoğan yoğun bakımlarında yüzde 20 ile yüzde 40 arasındadır. Yani burada yatan ve bin gram gibi düşük tartılı, aynı zamanda 28-30 haftalarda doğmuş bebeklerde bu oranlar daha yüksektir. Bunlar çok riskli bebeklerdir. Bugün herhangi bir yoğun bakımı ünitesine gidin, mutlaka enfeksiyonlu çocuk vardır" ifadelerini kullandı.
Dr. Öztürk, sözlerine şöyle devam etti:
"Yenidoğan yoğun bakımı gerekli alt yapı hazırlıklarından sonra 16 Mayıs'ta hizmete açılmıştır. 12 Haziran gecesi sadece 2 çocuk ölmüştür. Fakat bu oranlar çok düşük rakamlardır. Bu bakımının yeterli olduğunu zaten kanıtlıyor. Şu anda üzerinde durduğumuz, bu olası salgının neye bağlı olduğudur. Yaşayanların durumu ağır olmakla beraber tek bir olguda vurguladık. Diğer olgudan benzeri mikroplar çıkmadıkça, 'bu salgının kaynağı budur' diyemeyiz. Ortak bir kaynak bulacağız, buna 'salgın' diyeceğiz. Henüz daha bir salgın etkeni bulamadığımız için böyle salgın durumunda yapılması gereken şudur; olayı ortamdan önlenecek bir yerden kaynaklandığını düşünüyorsanız, bunun üstünde durursunuz. Ama şu anda böyle bir kaynak yok."
Durumu ağır olan 5 çocuğun ayrı bir odada tedavi gördüğünü belirten Öztürk, "Bu çocuklara özel odada, ayrı personel tarafından bakılıyor. Ağır enfeksiyon bulguları olmayan çocuklar da farklı odalarda farklı personel tarafından bakılıyor. 5 çocuk haricinde yeni doğan çocuklarda başka sorun yoktur. Bu tip olaylara biz 'izolasyon' diyoruz. Özel bir odaya aldık. Bu bir çeşit karantinadır. Bu tip olaylarda yapılması gereken de budur. Yaşayan çocukların bir tanesinde 'pseudomunas' isimli bir bakteri tespit edildi. bunun üzerinde çalışılıyor" dedi.