Şile Kazıları ile İlgili 4 Şüpheli Hakkında Dava Açıldı

ŞİLE KAZILARI İLE İLGİLİ 4 ŞÜPHELİ HAKKINDA DAVA AÇILDI

* Ergenekon soruşturması kapsamında Şile'de yapılan kazılarla ilgili olarak 1'i tutuklu 4 şüpheli hakkında dava açıldı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan iddianamede İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.

* İddianamede şüpheliler Ulaş Özel ve Hüseyin Yanç'ın "Ergenekon terör örgütü üyesi olmak, patlayıcı madde bulundurmak, ateşli silahlar kanununa muhalefet ve resmi evrakta sahtecilik" suçlarında 24 yıldan 74 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

* İddianamede ifadelerine yer verilen Ulaş Özel'in, "Cezaevinde kaldığım süre ve sonrasında Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele (JİTEM) isimli askeri kurumda çalıştım. Kırsal alanda silahlı terör örgütleri ile JİTEM adına çatışmalara girdim." dediği belirtildi.

* Soruşturma sırasında Genelkurmay'ın, Ulaş Özel'le ilgili er ve erbaşlık haricinde herhangi bir görevlendirme yapılmadığı ve JİTEM adında herhangi bir birim olmadığı yönünde yazı gönderdiği belirtildi.

* Emekli Albay Arif Doğan'ın soruşturma sırasında tanık olarak dinlendiğinin belirtildiği iddianamede, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK)'nun sanıklarda çıkan bazı mühimmatların, Jandarma Genel Komutanlığı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilen mühimmatlar olduğunu bildirdiğine yer verildi.

SANIK ÖZEL'DE MÜHİMMAT BULUNDU

İddianamede, 28 Temmuz 2010'da Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne gelen bir ihbar üzerine sanıklardan Ulaş Özel'in yaşadığı Başakşehir'de evde arama yapıldığı ve aramalarda kaleşnikof silah, elden fırlatmalı roketi ibareli aydınlatma fişeği, el bombası gövdesi ele geçirildiği belirtildi. İddianamede Özel'in silah ve el bombası elde edilen evlerde başkaca silahlar bulunduğunu söylediği ve bunun üzerine yeniden aramaların yapıldığı ve bol miktarda askeri malzeme ve çeşitli miktarda mühimmatla birlikte çeşitli tarihli Jandarma Genel Komutanlığı tarafından verilmiş takdirnamelerin bulunduğu ifade edildi.

JİTEM ADINA ÇATIŞMALARA GİRDİM

Özel'in ifadesinde eski bir TİKKO örgütü üyesi olduğunu ancak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığını söylediği, cezaevinde kaldığı süre ve sonrasında Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele (JİTEM) isimli askeri kurumda çalıştığını, kendisine resmi kimlik ve silah verildiğini, kırsal alanda silahlı terör örgütleri ile JİTEM adına çatışmalara girdiğini söylediği iddianamede yer aldı.

PATLAYICILARI OKAN İŞGÖR VERDİ

Özel'in ayrıca, yakalanan silah ve patlayıcıları kendisine diğer sanıklardan Okan İşgör'ün verdiğini, eski bir itirafçı olan Okan İşgör'ün yanında çalıştığı dönemde iş yerine resmi birçok görevlinin geldiğini, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan birçok şahıs ile kendisinin ve arkadaşlarının irtibatlı olduğunu söylediği de iddianamede anlatıldı.

CEZAEVİNDE İTİRAFÇI OLUP, OPERASYONLARA KATILDIK

Özel, Tunceli Cezaevi'ndeyken 10-15 kişinin kendisine itirafçı olduklarını, devlete çalıştıklarını, operasyona katıldıklarını, devletin bu şahıslara tüm imkanları sunduklarını anlatarak kendileri ile beraber çalışmasını istediklerini, pişmanlık yasasından kendisini yararlandıracaklarını söylediklerini, Malatya Cezaevi'ne gittiğinde cezaevinde kendisini alarak Tunceli bölgesinde yapılan operasyonlara soktuklarını, kendisi dışında başkalarını da aldıklarını, itirafçı olmasından dolayı cezaevlerine girip çıkabildiğini, tüm ihtiyaçlarını karşıladıklarını öne sürdü.

ERGENEKON'DA İSİMLERİ GEÇEN SUBAYLARLA GÖRÜŞTÜK

Okan İşgör'ün zengin birisi olarak lüks araçlara bindiğini, yanında Ergenekon sanıklarından Muzaffer Tekin ve Oktay Yıldırım'ın bulunduğunu söyleyen Ulaş Özel, Muzaffer Tekin'in emekli yüzbaşı olmasına rağmen yanına gelen emekli paşalar ve albayların bu şahsa saygı gösterdiklerini, 'komutanım' diye hitap ettiklerini, Avukat Kemal Kerinçsiz'le Okan İşgör'ün görüştüğünü, o dönemlerde yapılan Cumhuriyet mitinglerine katılım ve organize ile ilgili planlamalar yaptıklarını, Okan İşgör'ün yanında daha çok koruması gibi bulunduğunu, birlikte gittikleri toplantılarda son yıllarda kamuoyunda Ergenekon soruşturması olan bilinen soruşturmada isimleri geçen subayları gördüğünü iddia etti.

TEKİN CEZAEVİNE GİRİNCE BEKTAŞ YERİNE GEÇTİ

2007-2008 yıllarında Muzaffer Tekin ve çevresindeki kişilerin cezaevine girdiğini anlatan Ulaş Özel, sonrasında Okan İşgör'ün emekli SAT subayı olan Levent Bektaş ile irtibata geçtiğini, kendisinin de Levent Bektaş'la arasının iyi olduğunu, Muzaffer Tekin'in cezaevine girmesinden sonra Levent Bektaş'ın onun konumuna geldiğini, Okan İşgör'ün telefonla ve yüz yüze sık sık Veli Küçük ve Levent Bektaş ile görüştüğünü öne sürdü.

ŞİLE'DE SİLAHLI EĞİTİM YAPTIK

2006-2008 yılları içerisinde Hüseyin Yanç ve Okan İşgör'le birlikte 3-4 sefer Şile bölgesindeki ormanlık alana gittiklerini, yanlarında SAT'çı astsubaylar ve ismini bilmediği şahısların da olduğunu, burada silahlı eğitim yaptıklarını, bir seferinde bu şahısların kazma ve kürekli bir ağacın dibine gittiklerini ama bir şey gömerken görmediğini ileri süren Ulaş Özel, 2007 yılı içerisinde Nisan Başçavuş ve Jandarma Yüzbaşı Ali Barış Sevindik'in kendisini çağırarak Kazi Erdil adlı bir kişiyi öldürmesi gerektiğini anlattıklarını belirtti.

2007 yılında Okan İşgör'ün kendisine devrettiği bir şirketin mutfak bölümünün gizli bölmesinde su baskını sonrası silah ve mühimmatlar gördüğünü söyleyen Ulaş Özel, bunları Okan İşgör'ün annesinin evinde sakladığını, İşgör'ün kendisine bu malzemeleri Yüzbaşı Ali Barış Sevindik'in alacağını söylediğini kaydetti. Evinde silah ve mühimmatlar yakalanınca korktuğunu anlatan Ulaş Özel, bu konuda Okan İşgör'e bilgi verdiğini İşgör'ün de olayın kendisine sirayet ettirilmemesini söylediğini ifade etti.

SANIK ÖZEL, BEKTAŞ'LA 128 KEZ GÖRÜŞTÜ

İddianamede ayrıca Ulaş Özel'in 29 Aralık 2007 ve 20 Mart 2009 tarihleri arasında Poyrazköy davası sanıklarından Levent Bektaş ile farklı numaralarında toplan 128 kez görüşme kaydının olduğu da vurgulandı.

SANIK İŞGÖR: ADİL SERDAR SAÇAN'A BİLGİ VERİYORDUM

1998 yılında tehdit edilmeye başladığını iddia eden sanıklardan Okan İşgör ise haraç vermediği için silahla tarandığını, bunun üzerine Jandarma'dan yardım istediğini anlattı. İBDA-C terör örgütünün kendisinden haraç istediğini öne süren İşgör, bunu jandarma istihbarata bildirdiğini söyledi. Askerliğini yaptığı sırada tanıştığını Ergenekon davası sanıklarından Adil Serdar Saçan'a da öğrendiği konuları haftalık olarak aktardığını ifade eden İşgör, 1998 yılında İstanbul TEM Şube'nin yaptığı İBDA-C operasyonunda tutuklandığını, cezaevinde bulunduğu dönemde de resmi görevlilere cezaevinde olup bitenleri aktardığını kaydetti.

SANIK İŞGÖR: "BEKTAŞ İLE 556 KERE, VELİ KÜÇÜK İLE 9 KERE GÖRÜŞTÜ"

İfadelerinde Kemal Kerinçsiz, Muzaffer Tekin ve Veli Küçük'ü tanımadığını söyleyen Okan İşgör'ün bu kişilerle telefon irtibatları olduğunun vurgulandığı iddianamede, İşgör'ün, 3 Ocak 2007 ve 20 Şubat 2009 tarihleri arasında Levent Bektaş ile 556 kere, Veli Küçük ile de farklı numaralardan toplam 9 kere, Kemal Kerinçsiz ile de 1 kez görüştüğü tespit edildi.

GENELKURMAY: JİTEM DİYE BİR BİRİM YOK

İddianamenin "Şüphelilerin JİTEM ile olan irtibatları" başlıklı bölümünde Ulaş Özel'in JİTEM üyesi olduğu iddialarına ilişkin olarak Genelkurmay Başkanlığı'ndan 6 Aralık 2010'da gelen yazısına yer verildi. Genelkurmay'ın JİTEM adında herhangi bir birim olmadığını belirttiği anlatılan iddianamede, cevap yazısında Ulaş Özel'le ilgili er ve erbaşlık haricinde herhangi bir görevlendirme yapılmadığı, 25 Haziran 2005 tarihinde Elazığ Kovancılar Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı'ndan terhis olduğu, görev süresi içerisinde farklı tarihlerde 3 adet Jandarma Bölge Komutanı imzalı takdirname aldığına yer verildi.

ARİF DOĞAN TANIK OLARAK DİNLENDİ

JİTEM'i kurduğunu öne süren Ergenekon davası sanıklarından emekli Albay Arif Doğan'ın soruşturma sırasında tanık olarak dinlendiğinin belirtildiği iddianamede, Doğan'dan ele geçirilen belgelerde JİTEM'e dair birçok belgenin bulunduğu kaydedildi.

VELİ KÜÇÜK'LE ŞİRKET KURACAKTI

İddianamede ayrıca Ergenekon terör örgütünün "Özel Güvenlik Şirketleri" kurulması için faaliyette bulunduğuna dikkat çekilerek Okan İşgör'ün Ergenekon sanıklarından Veli Küçük ile birlikte bir güvenlik şirketi kurma hazırlığında oldukları ve Veli Küçük'ün yönetim kurulunda görev alacağı öne sürüldü.

İLERİDEKİ EYLEMLERDE KULLANACAKLARDI

Savcı iddianameyi şöyle tamamladı: "Her 3 şüphelinin haklarında devam eden soruşturma ve yargılamalar bulunan Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi kişilerle irtibatlı oldukları, örgüte yönelik soruşturmalar başladıktan sonra örgüte ait olduğu değerlendirilen silah ve patlayıcıların gizlenerek muhafazasına çalışıldığı, muhtemelen uygun ortam bulunup, örgütçe karar alındıktan sonra bu silah ve patlayıcıların ilerideki eylemlerde kullanılabileceği, her 3 şüphelinin örgütün genel stratejisine uygun olarak hareket ettikleri, çevrelerine kendilerini 'Derin Devlet' olarak adlandırılan yapının adamı olduklarını telkin ettikleri anlaşılmakla, her 3 şüphelinin Ergenekon silahlı terör örgütünün üyesi olduğu, şüphelilerden Yusuf Ethem Akbulut'un diğer şüpheliler irtibatlı olduğu, Ulaş Özel ile birlikte Kazi Erdel isimli şahsın öldürülmesine yönelik eyleme dönülmeyen olaya iştirak ettiği, böylelikle şüphelinin de Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi olduğu kanaatine varılmıştır."

MKEK BAZI MÜHİMMATIN TSK'YA AİT OLDUĞUNU RAPOR ETTİ

İddianamede kriminal raporlara da yer verildi. Şahıslardan elde edilen mühimmatın incelenmesi sonucu Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) tarafından hazırlanan raporda 44 adet el bombasının MKEK tarafından 21 Şubat 2001 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı'na (JGK) teslim edilen 5 bin adet el bombasından olduğu belirtildi. Raporda 44 adet savunma tipi el bombasının ise 25 Ekim 1999 tarihinde JGK'ya teslim edilen 5 bin 350 adet bombalardan olduğu kaydedildi. Bir adet el bombası tapasının ise 16 Şubat 2001 tarihinde Kara Kuvvetler Komutanlığı'na (KKK) teslim edilen mühimmattan olduğu ifade edildi.

SANIKLARIN 10 YILDAN 74 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ

İddianamede şüpheliler Ulaş Özel ve Hüseyin Yanç'ın "Ergenekon terör örgütü üyesi olmak, patlayıcı madde bulundurmak, ateşli silahlar kanununa muhalefet ve resmi evrakta sahtecilik" suçlarında 24 yıldan 74 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Sanıklardan Okan İşgör'ün "Ergenekon terör örgütü üyesi olmak, patlayıcı madde bulundurmak, ateşli silahlar kanununa muhalefet" suçlarından 19,5 yıldan 63 yıla kadar hapsinin talep edildiği iddianamede sanıklardan Yusuf Ethem Akbulut'un "Ergenekon terör örgütü üyesi olmak, ateşli silahlar kanununa muhalefet" suçlarından 10,5 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi öngörüldü.




Reklam