İsmmmo 21. Olağan Genel Kurulu
CHP Genel Saymanı ve Parti Sözcüsü Mustafa Özyürek, 'Bazılarının Dediği Gibi Anayasa Mahkemesi Ana Muhalefet Partisinin Arka Bahçesi Değildir
CHP Genel Saymanı ve Parti Sözcüsü Mustafa Özyürek, 'Bazılarının dediği gibi Anayasa Mahkemesi ana muhalefet partisinin arka bahçesi değildir. Orada hukuk işler' dedi.
Özyürek, İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası'nın (İSMMMO) 21. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, bazı göstergelerde olumlu gelişmeler olsa da reel sektörün büyük bir sıkıntı içinde olduğunu savundu.
Anayasa Mahkemesi'nde açtıkları davaya ilişkin olarak, bu konuda özellikle sayın Başbakan'ın, 'CHP'nin tek işi çıkan kanunları Anayasa Mahkemesine götürmektir' şeklindeki suçlamalarına tanık olduklarını ifade eden Özyürek, şunları kaydetti:
'Dünyanın her yerinde parlamentoların yargısal denetimini yapan anayasa mahkemeleri vardır. Eğer biz milletvekilleri olarak parlamentodan çıkan bir yasanın anayasanın temel hükümlerine, hukuk devleti ilkelerine ve evrensel hukuk kurallarına aykırı olduğuna inanırsak, onu elbette yargıya götürürüz. Yargının görevi bu denetimi yapmaktır. Anayasa Mahkemesi bunun için kurulmuştur. Anayasa Mahkemesi, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelerin değiştirilmesi yönünde bir teklif varsa onu şekil yönünden denetler. ve 96 sayfalık dava dilekçemizi incelerseniz orada şekil açısından ne kadar büyük ihlaller yapıldığını göreceksiniz. Anayasa Mahkemesi, biz saygı duyacağız, lehte kararına da saygı duyarız, aleyhte kararına da saygı duyarız.'
Anayasa Mahkemesi'ne taşıdıkları kanunlardan birinin de meslek yasası olduğunu, yasada pek çok yanlış olduğunu belirten Özyürek, 'Camiamızın isteklerine uygun olarak çıkması için olağanüstü çaba gösterdik. Hatta Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bütün partilere mensup milletvekillerinin itibar etmesine rağmen bazı çevrelerin girişimleriyle genel kurulda ne yazık ki sağladığımız uzlaşmaya itibar edilmedi, bugünkü ucube yasa çıktı. Bunun iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gittik, ama Anayasa Mahkemesi şu ana kadar gündeme almadı. Yani bazılarını dediği gibi Anayasa Mahkemesi Ana Muhalefet Partisinin arka bahçesi değildir. Orada hukuk işler' dedi.
Mustafa Özyürek, 'Bunlar sandık önüne geldiği zaman 8 yıldır Türkiye'de işsizliği artıran bir iktidara halkımız mutlaka dur diyecek' dedi.
- 'HUKUK DEVLETİ'-
Özyürek, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Vergi denetimi özgür bağımsız olmalıdır. Sivil toplum örgütlerinin, siyasal partilerin denetimi de bağımsız ve objektif olmalıdır. Eğer herkes elindeki yetkiyi kendisine karşı olanı sindirmek için kullanırsa o ülkede demokrasiden bahsedilemez, o ülkede hukuk devletinden bahsedilemez. Oysa, hukuk devleti hepimize lazım. Biz bizden olmayanları sindirmek için böylesine düzenlemeler yaparsak, şu anda biliyor musunuz 110 bin kişi hapishanede, bunların 62 bin tanesi tutuklu. Bu ne demektir. Onlar hakkında herhangi bir mahkeme kararı olmadığı halde içeride tutuklu olarak yatıyor. Belki beraat edecek. Ergenekon davasında 3 yıldır içeride yatan, hala hakim karşısına çıkmayan insanlar var. Siz böyle bir ortamda bu ülkede hukuk devleti var diyebilir misiniz?'
Özyürek'in bu sözlerinin ardından salondan bazı kişilerin tepkisi üzerine Özyürek, 'Niye rahatsız oluyorsunuz değerli arkadaşlarım. Adalet size de lazım. Bu ülkenin en saygın insanları yargılanmadan hapishanelerde süründürülüyorsa, buna hep birlikte karşı çıkacağız. O insanların hakkını hukukunu her birlikte savunacağız. Çifte standart kullanmayın' dedi. Özyürek'in bu sözleri alkış aldı.
Bir davadan mahkum olduğu için milletvekili olamayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekili olması için Anayasa değişikliğini yaptıklarını ve milletvekili olmasının önünü açtıklarını anlatan Özyürek, 'Biz haktan, hukuktan yanayız ama görüyorum ki siz de Sayın Recep Tayyip Erdoğan gibi kendinizden yana olmayan hiç kimsenin hakkını hukukunu savunmuyorsunuz. Bu ülkenin insanları, İlhan Selçukları, Mehmet Haberal'ları, rektörleri haksız yere içeride tutuluyor' şeklinde konuştu.
- 'MUHASEBECİNİN PARTİSİNİN OLMAMASI GEREK'-
DSP Genel Başkanı Masum Türker de 1993 yılından bu yana çağdaş demokratların Ankara'da iktidar oldukları günden bu yana hiçbir sınavda başörtüsü kavgası yapılmadığını ifade etti.
Muhasebecilik mesleğinin özgürlük mesleği olduğunu ifade eden Türker, 'Birileri muhasebe meslek mensuplarını birbirlerine kırdırmak için uğraşıyorsa ben hayatta var olduğum sürece cesedimi çiğnerler, bunu ancak gerçekleştirirler' dedi.
Türker, muhasebecinin bilgi ürettiğini, sıkıntılarının, ürettikleri bu bilgiyi satın alacak kullanacak kesimi yaratamamaları olduğunu anlattı.
Son yıllarda tahsilat yapamama sorunlarına dikkati çeken Türker, 'Müşterilerimizin yüzde 75,5'inin son 3 yılda ciroları azalmış. Bir tek yüzde 5,9 müşterimizin ciroları artmış' dedi.
Meslek örgütünün tek sorununun eğitim olduğunu dile getiren Türker, meslekte ilk kural olarak başka meslek mensubu aleyhinde konuşulmaması gerektiğinin altını çizdi. Sürdürülebilir bir muhasebe dünyası yaratmaları gerektiğini dile getiren Türker, muhasebecinin partisinin olmaması gerektiği görüşünü savundu.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de Türkiye'de 12 milyon 400 bin kişinin yoksulluk sınırı altında, 1 milyon 200 bin kişinin de açlık sınırı altında yaşadığını belirtti.
Çelebi, Türkiye'de açılım konusundaki gündemin ardından anayasa ve daha sonra başkanlık sisteminin gündeme geldiğini, şimdi gündemin ise ana muhalefet partisinin belden aşağı sorunu ile ilgilenmek olduğunu ifade etti.
(FM-HÜL-ŞAY-ŞK) - İSTANBUL












