Haber Tarihi: 26 Kasım 2011 Cumartesi Saat 14:27
Anadolu Ajansı  [3151521]

İslam Beslenmeye Nizam Getirmiştir ?


Dr. Mehmet Görmez, 'helal' konusunun sadece bir beslenme konusu değil aynı zamanda bir ahlak konusu olduğunu belirtti.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, "Allah, 'helal ve temiz rızklardan yiyin' diyerek peygamberlerine yaptığı çağrıyı bütün müminlere hatta bütün insanlığa yapmıştır" dedi.

Prof. Dr. Görmez, Afyonkarahisar İkbal Termal Otel'de düzenlenen "4. Güncel Dini Meseleler İstişare Toplantısı" kapsamında gerçekleştirilen "Günümüzde Helal Gıda" konulu etkinlikte yaptığı konuşmada, gıdanın helal olmasının talep edildiğini kaydetti.

"Gıda olabilecek bir madde var, o maddeyi ilkten yaratan ve bizlere bahşeden var. Bir de o Yaradan'ın gıdanın helalliğini belirleyen ölçüleri vardır" diyen Prof. Dr. Görmez, şöyle konuştu:

"İnsanın yeme ve içmesini yönlendiren, normatiflik ifade eden ve birçoğu da formel durumdaki bu ölçülerin kaynağının yüce olması müteal bir varlığa dayanması ve sonuçlarının sadece dünyevi değil, uhrevi de olması önem derecelerini bir o kadar artırmaktadır. Hak dine dayanan bu normların ihtiva ettiği değerden kuşku duymadığımız aşikardır. Amacımız bunların duygularımıza, davranışlarımıza güncel beslenme alışkanlıklarımıza ve ticaret ahlakımıza hükmedebilmesini sağlayacak bir çaba ortaya koyabilmektir. Bu uğurda şüphesiz önümüzde Allah'ın kelamı Kuran-ı Kerim ve onun bütün insanlığa numune-i imtisal olarak gösterdiği ve azim ahlak sahibi olarak ilan ettiği Hz. Peygamber'in örnekliği ve geleneğimizin birikimi bulunmaktadır. Hususiyetle, gıda olarak ürettiklerimiz ve tükettiklerimize müteveccih başta gelen Kur'an'ı ilke, bu gıdaların tayyibattan olması ve helal olmasıdır. 'Ey insanlar; yeryüzünde bulunanların helalinden ve tayyibattan olanlarından yiyin' ilahi buyruğu, dikkatlerimizi bu kavramlara çeker."

"Tayyibat"ın güzel, hoş, yararlı, temiz ve nezih görülen rızkları ifade ettiğini kaydeden Prof. Dr. Görmez, şunları söyledi:

"Bunun karşısında yer alan habisat ise pis, çirkin, bozulmuş, safiyetini kaybetmiş, kötü ve tiksinti verici ya da sağlığa zararlı olanları nitelemektedir. Yüce Allah'ın tayyibat nitelemesini yaptığı nimetler insanın yaratılıştan gelen vasıflarına tab-i selim, akl-i selim ve kalb-i selim sahibi oluşuna uygun olarak, selim tabiatını kaybetmemiş yiyecek ve içeceklerdir. Bir bakıma gıdanın tayyibattan oluşu ile insanın fıtratına uygun oluşu arasında bir uyum vardır. Çünkü Yaradan'ın temiz kıldığını insan kirletmedikçe o pak hal devam eder."

-"Allah temizdir, kir ve noksandan münezzehtir"-

"Allah temizdir, kir ve noksandan münezzehtir. O ancak temiz ve helal olanı kabul eder" diyen Prof. Dr. Görmez, şöyle devam etti:

"Allah, 'helal ve temiz rızklardan yiyin' diyerek peygamberlerine yaptığı çağrıyı bütün müminlere hatta bütün insanlığa yapmıştır. Nimetlerden istifade etme ile bunların hesabını vermek üzere sorumluluk altına girmek aynı anda gerçekleşmektedir. Tükettiklerimizin gerçek sahibini hatırlayabilme ve ona şükran duygusu içinde olabilmenin bir sınavı olarak, tayyibat vasfına bir de meşruluk şartı eklenir ki, bu gıdaların helalden olması şartıdır. Helal ve haram, birinin tanımı, diğerinin de tanımlanmasına esas teşkil eden iki zıt kavramdır. Birisi Allah'ın meşru kıldıkları ve izin verdiklerini, diğeri 'yaklaşmayın' diyerek uyardıkları ve yasakladıklarını ifade eder. Temel gerekçe Rab'bine itaat edenle etmeyeni, sözünde sadık olanla olmayanı birbirinden ayırt edebilecek bir sınav ortamını meydana getirmektir."

-"Allah müminleri sınava tabi tutacaktır"-

Asıl büyük başarının Allah'ın koyduğu sınırları, hududullahı hakkıyla muhafaza edebilmek olduğunu belirten Prof. Dr. Görmez, "Doğrusu nimetlerden istifade etmenin bir ilahi yasası, bir nebevi modeli ve bir insani ahlakı vardır. Aslında bunlar ne toplumsal kurallar ve kanunlar ne de emniyet gücü ve müeyyidelerle tam olarak hayata geçirilebilir" diye konuştu.

Prof. Dr. Görmez, dini yönüyle helal ve haram hassasiyetinin göz ardı edilmesi bir yana fıtratı sağlığı ve nezaheti dikkate almaksızın, tabiatın dengesini bozacak müdahalelere girilmekte olduğunu bildirerek, şunları söyledi:

"Nimetlerin yapısı ve safiyeti ile oynanmakta, tohumlar değiştirilip asli hüviyetlerinden uzaklaştırılmaktadır. Bu tahrifatın meydana getireceği akıbet ve etkiler ise şimdilik tahminlerin ötesinde kalmaktadır. Üstelik tükenişimizi hızlandıran bu hoyratça üretim ve tüketim sektörel örgütlerle, reklam ve propagandanın bütün çeşitleriyle teşvik edilmektedir. İnsanı varlığı ve kainatı değerlerden arındırma siyasetleri, bunalımlarımızı daha da derinleştirmiştir."

-"Standardizasyona ihtiyaç var"-

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, "helal gıda konusunda hukuki düzenleme yapılmalı mı-" sorusunu şöyle cevapladı:

"Elbette, Müslüman toplumun inancı ve üretim ahlakı dikkate alınmalıdır. Bütün dünyada yasa koyucular, düzenleyiciler, Müslümanların bu inançlarını ve ahlaki taleplerini dikkate almak durumundadırlar. Sadece Avrupa'da değil bütün dünyada buna ihtiyaç var. Bu konuda standardizasyona ihtiyaç var. Bütün dünyada da talep bu yönde. Ülkemiz bu konuda biraz gecikmiş vaziyette. Bir sektöre dönüşmüş vaziyette bu. Türkiye bu konuda gecikti. Bu konuda tartışmak bile bir zaman maalesef birtakım yanlış anlamalara, birtakım vehimlere sebep teşkil ediyordu. Oysa en doğal, en temel meselelerimizden bir tanesidir helal ve haram, ticaret ahlakı, üretim ahlakı, tüketim ahlakı. Bunlar dinimizin çok önemsediği hususlardır."

Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Davut Kaya'nın Kur'an-ı Kerim okuduğu etkinliğe Vali Vekili Akgün Corav ve Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak da katıldı.

- AFYONKARAHİSAR

6/10 (1 kişi)
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12