İsaf Kabil Bölge Komutanlığı'nın Görüntüsü

Dha DIŞ HABER - ISAF KABİL BÖLGE KOMUTANI TUĞGENERAL ÇOLAK.

İsaf Kabil Bölge Komutanlığı'nın Görüntüsü

Dha DIŞ HABER - ISAF KABİL BÖLGE KOMUTANI TUĞGENERAL ÇOLAK: 'BİZİM SİLAHIMIZ HER ZAMAN AŞAĞI BAKIYOR"

ISAF Kabil Bölge Komutanı Tuğgeneral Levent Çolak, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kabil'deki birliğinin sadece ve sadece meşru müdafaa kapsamında silahını kullanabileceğini belirterek, 'Bizim silahlarımız her zaman aşağıya bakıyor. Biz hiçbir zaman halka silahımızı çevirmedik. Ama bize (silah) çevrilirse meşru müdafaa hakkı ortaya çıkmıştır. Silahımızı hiç çekinmeden kullanırız" dedi. Afganistan'daki Kabil Bölge Komutanlığı'nın Türkiye'ye devredilmesinin ardından Genelkurmay Başkanlığı, Afganistan'ın başkenti Kabil'e savunma muhabirleri için bir basın turu düzenledi. Basın turuna katılan gazetecilerin askeri nakliye uçağı ile gerçekleştirilen 7 saatlik yolculuğun ardından Kabil Havaalanı'na inildi. Burada gazeteciler, 10 kilogramlık TNT patlayıcıya dayanıklı zırhlı ciplerle Kabil Bölge Komutanlığı'na götürdüler. ISAF Kabil Bölge Komutanı Tuğgeneral Levent Çolak, Türk birliğinin konuşlandırıldığı Ayyıldız Kampı'nda basın mensuplarına brifing verdi. Brifinge, Türkiye'den gazetecilerle Kabil'e gelen, Ankara Garnizonu ve 4'ncü Kolordu Komutanı Korgeneral Mehmet Emin Alpman, Genelkurmay İletişim Dairesi Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak'ta katıldı. Kabil Bölge Komutanlığı'nın Afganistan'daki beş bölge komutanlığından birisi olduğunu belirten Tuğgeneral Çolak, Haziran veya Temmuz aylarında İngiltere'nin komutasındaki Doğu Bölge Komutanlığı'nın ikiye bölünerek, bir kısmının ABD'nin komutasına geçeceğini bildirdi. Tuğgeneral Çolak, bu yeni düzenleme ile komutanlık sayısının altıya çıkacağına işaret ederek, bu değişikliğin en önemli nedeninin, bu bölgeye gelecek 30 bin ABD askeri ile halihazırdaki İngiliz birlikleri arasındaki emir-komuta zincirini düzenlemek olduğunu kaydetti. Kabil Bölge Komutanlığı'nın diğer bölge komutanlıklarına kıyasla küçük bir bölgeden oluştuğunu belirten Tuğgeneral Çolak, "ISAF Komutanı McChrystal'ın tabiriyle, benim sorumluluk sahamda olan Kabil Bölge Komutanlığı stratejik öneme sahip bir bölge. Çünkü burada olabilecek olan en ufak bir olay anında, basının da burada olması nedeniyle bir iki saniye içinde naklen bütün dünyaya sunulabilmektedir" dedi.Afganistan'daki tehdit durumu hakkında bilgi aktaran Tuğgeneral Çolak, her bölgenin kendi özelliklerine göre değişik tehdit öncelikleri bulunduğunu bildirdi. Kabil Bölge Komutanlığında görev alanında en büyük tehdit durumunun Kabil şehir merkezi ve Musahi bölgesinde bulunduğuna dikkat çeken Tuğgeneral Çolak, Kabil Bölge Komutanlığı'nın şehir merkezi dışında 14 ilçeden de sorumlu olduğunu söyledi. Tuğgeneral Çolak, "Kabil o kadar değişken bir yer ki, mevsimin şartlarına görev ve Kabil'de olabilecek herhangi bir önemli olaya göre, tehdit seviyesi artmakta, azalmaktadır. Bugün çok güvenli diyebileceğimiz bir bölge süratle güvensiz bir bölgeye dönüşebilmektedir" diye konuştu. Kabil şehir merkezinin maruz kaldığı başlıca tehditleri de sıralayan Tuğgeneral Çolak, araçla intihar saldırıları, el yapımı patlayıcılar, karmaşık saldırılar, şehir dışından roket saldırıları, adam kaçırma, pusu, küçük tüfeklerle uzaktan birliklere atış ve havan atışlarının bu tehditlerin başında geldiğini kaydetti.Bir araçla askeri nizamiyede bekleyen araçlara yönelik intihar saldırısının görüntülerini gösteren Tuğgeneral Çolak, araçla intihar saldırıları bakımından Kabil Bölge Komutanlığının tehdide en açık bölgelerden bir tanesi olduğunu söyledi. Çolak, 18 Ağustos 2009 tarihinde meydana gelen karmaşık bir saldırıda, ilk defa Afgan güvenlik kuvvetlerinin herhangi bir destek almadan en kısa sürede sorunlarını kendi başlarına çözme başarısını gösterdiklerini ifade ederek, "Bu da Afgan ordusunun, Afgan polisinin ve Afgan gizli servisinin kabiliyetinin ileri doğru gittiğinin bir göstergesi olarak tarafımızdan değerlendirilmiştir" dedi.Kabil Bölge Komutanlığı emrinde iki tabur bulunduğu bilgisini veren Tuğgeneral Çolak, Arnavutluk, Azerbaycan, Yunanistan, ABD, İngiltere ve Makedonya askerlerinin de bu taburlarda görev yaptığını kaydetti.Tuğgeneral Çolak, Kabil Bölge Komutanlığının herhangi bir acil durumda, ihtiyaç duyulması halinde 20 dakika içerisinde her yere ulaşacak imkan ve kabiliyete sahip olduğunu vurguladı. Tuğgeneral Çolak, Kabil Bölge Komutanlığı'nın 33 devriye timi, 56 zırhlı aracı, beş tane psikolojik harekat, üç sivil-asker işbirliği timi, üç tane insan istihbarat timi, üç helikopteri bulunduğunu açıkladı. Kabil Bölge Komutanlığı bünyesindeki Atatürk Hastanesi'nde yaklaşık günde 200 Afganlıya sıhhi destek verdiklerini belirten Tuğgeneral Çolak, şunları söyledi: "Ben bu birlikleri benim stratejik birliğim olarak değerlendiriyorum. Çünkü burada bir kişi tedavi ettiğiniz zaman ailesinin beş kişiyle oluştuğunu düşünürseniz, bu bir kuvvet çarpanı olarak halka ulaşmaktadır. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum. Örnek olarak söylüyorum, ölülerini dahi bize getiriyorlar 'öldü mü ölmedi mi" diye. O kadar güvenirlik ve saygınlık kazanmış bir hastane. "Kabil Bölge Komutanlığı emrinde bir zeplin bulunduğunu da bildiren Tuğgeneral Çolak, zeplinin üzerinde termal ve sese duyarlı kameralar bulunduğunu ve bu sayede elde edilen görüntünün harekat menkezine eş zamanlı olarak indirilebildiğini, bu görüntülerin komuta-kontrol veya tedbir almak maksatlı kullanıldığını anlattı. Tuğgeneral Çolak, zeplinin kullanıldığı iki ayrı operasyona ait görüntüleri basın mensuplarıyla paylaştı ve önümüzdeki aylarda bir zeplinin daha Kabil Bölge Komutanlığı'nın taktik kontrolüne verileceğini söyledi. Tuğgeneral Çolak, "Türk birliğinin buradaki görevi Afganistan'daki gülen yüzlerin daha fazla olmasını sağlamak" dedi.- SORU CEVAPLAR - ISAF Kabil Bölge Komutanı Tuğgeneral Çolak, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.Shibirgan bölgesel imar ekibiyle ilgili bir soru üzerine Tuğgeneral Çolak, birliğin Shibirgan'a seçim destek birliği olarak gittiğini belirterek soruyu şöyle cevaplandırdı: "Seçimler bitmiştir. NATO'nun verdiği görev süresi tamamlanmıştır. Ancak o birlik, oradaki 2.Bölgesel İmar Ekibi'nin nüvesini teşkil edecek. Bununla ilgili çalışmalar Dışişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında görüşmeler halen devam etmektedir. Bana bildirilen herhangi bir yer veya hani bölge olduğuna dair benim kesin bir bilgim yok. Çalışmalar tamamlandıktan sonra bana verilecek emre göre oraya birliği intikal ettirecem. Aynı Vardak'daki modelde olacak şekilde o birlik orada görevini yapacak. İsimleri ben bilmiyorum, yeri ben bilmiyorum. Bana kuzeyde açılacak 2.Bölgesel İmar Ekibi'nin nüvesini teşkil edecek. Benim tek bildiğim Kabil Bölge Komutanlığı olarak budur." Bir gazetecinin, 'Ocak ayı saldırılarında Afgan güçlerinin başarılı olduğunu ifade ettiniz. ABD ordusu Afganistan'dan çekilirse Afgan ordusu yeterli olacak mı" sorusuna Tuğgeneral Çolak, bu sorunun ISAF Komutanı Orgenaral Mc Chrystal'a sorulması gerektiğini ifade ederek "Ben UGYK komutanı olsaydım cevabını verirdim. Ancak taahhüt şu şekilde; 'kendi kendine yeterli, kendi kendine kabiliyetleri olabilen, uluslararası desteğe ihtiyaç duymayan bir Afgan gücü yetiştirmeyi müteakip birlikler çekilecek. Bu da safha safha olacak. Biz birinci derecedeki güvenliği sağlamaktaki sorumluluğu Afgan Savunma Bakanlığı ile UGYK'nın imzaladığı bir anlaşma gereği onlara devrettik. Buradaki güvenlik seviyesi kabul edilebilir seviyelerde olduğunu için onlara devrettik şu anda. İmkan kabiliyetlerini aştığı zaman biz destek veriyoruz" diye konuştu. Tuğgeneral Çolak, 'Türk askerinin burada can güvenliği var mı, yok mu' Afganistan'daki diğer güçlerde sizin gibi Afganistan'daki gülen yüzleri artırmayı düşünüyor mu?' yönündeki bir soru üzerine, "Biz büyük bir samiyetimizle şunu söylebiliriz. Bizim burayla ilgimiz sadece NATO ile bağlı değil. Ta tarihin en derinliklerinden gelen, Ulu Önderimiz Atatürk ile başlayan ilişkinin mirası üzerine biz şu anda görev yapıyoruz. Bizim de ara görevimizin bu mirası bizden sonra bu ilişkiyi devralacaklara hakkıyla bırakabilmek. Onun için bizim Afganistan'daki kabulümüz gerçekten çok yüksek seviyede. Afgan halkı, güvenlik güçleri, politikacıları, üst düzey komutanlar, Kabil Bölge Komutanlığına, Türk ordusuna, Türk Genelkurmayına ve Türkiye'ye gerçekten çok büyük bir saygı ve sevgi besliyor. Beklentileri de çok yüksek seviyede. Bu da bize çok yüksek bir sorumluluk yüklüyor. Bu sorumluluğu yerine getirmek maksadıyla da gerçekten elimizden gelenin en iyisini yapma gayrati içindeyiz" şeklinde konuştu. Türkiye'de eğitim gören Afgan askerlerinin özel kurumlarda çalıştığına dair iddiaların hatırlatılması üzerine Tuğgeneral Çolak, Türkiye'de yetişen Afganlı subaylar burada çok güzel yerlerde olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'de eğitim gören Afganlı 2 üsteğmen, şu anda Afganistan Muhafız Alayı'nın takım komutanlığını yapıyorlar. Yani en güvenilebilecek yerdeler. Karzai'nin emniyetini sağlayan birinci kuşağın sorumluluğunu Türkiye'de Kara Harp Okulu'nda yetişmiş subaylara devredilmiş vaziyette. Özel sektörde görev alma, şu ana kadar hiç duymadım. Hepsi Afgan ordusunda aslanlar gibi görev yapıyorlar" dedi. Bir soru üzerine, Kabil'de 2001 ile 2010 yıllarını durumu mukayese eden Tuğgeneral Çolak, "2001 ile 2010 yıllarını mukayese yaptığımız zaman gerçekten çok büyük bir gelişme var. Bu gelişme buraya nüfus akışına sebep olmuş. Bu durumda güvenliğin arzu edilen seviyede sağlanmasını güçleştiriyor" değerlendirmesinde bulundu. Tuğgeneral Çolak, Kabil'in genişlemesi çerçevesinde Türk askerinin sayısı artırılmasına ilişkin bir soruya, "Bunu Genelkurmay Başkanlığı'na sormak lazım. Ama şu anda benim bildiğim ilave bir taahhüt yok. Yaklaşık bin 700'e yakın askerimizle Kabil Bölge Komutanlığı'ndan beklenen görevleri yerine getirme gayreti içindeyiz" karşılığını verdi. Bir gazetecinin sorusu üzerine, ISAF Komutanı Orgeneral Mc Chrystal'in Türkiye'deki bir gazeteye verdiği özel röportaj da, 'Türk askerinin sayısı önemli değil, yaptığı iş önemli' cümlesine atıfta bulunan Tuğgeneral Çolak, "Biz burada kuvvet çarpanıyız. Ne demek istediğimi herhalde çok açık bir şekilde ifade ettim. Bizim burada sayımız önemli değil. Bizim burada yaptığımız önemli" diye konuştu. Kabil Bölge komutanı Tuğgeneral Çolak, ABD Savunma Bakanı'nın 'ABD askeri, Türk askeriyle omuz omuza savaşıyor' dedi. Siz ABD askeriyle omuz omuza savaşıyor musunuz?' sorusu üzerine, "Genelkurmay Başkanlığı defalarca söyledi. Biz sıcak çatışmaya kesinlikle girmiyoruz. Böyle bir milli kısıtlamamız var. Kesinlikle sıcak çatışmanın dışındadır. Mayın temizleme ve uyuşturucu ile mücadele de görevimiz yok. Afgan güçlerinin imkan ve kabiliyetlerinin dışında herhangi bir şey olduğu zaman o desteği vermekle zaten mükellefiz. Ortak devriyeler çıkıyoruz. Hem eğitim maksatlı, hem güvenlik maksatlı. Afgan ordusu ile devam ediyor" diye konuştu. 'Buradaki Türk Ordusu, kendisine ateş açıldığında karşılık vermeyecek mi?' sorusu üzerine Tuğgeneral Çolak, şunları kaydetti: "Biz silahımızı sadece meşru müdafa kapsamında kullanırız. Silahsız asker olur mu? ya da kendisine bir tehdit olduğu zaman buna mukabele etmeyecek olan askeri birlik olabilir mi? Olmaz öyle bir şey. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kabil'deki birliği sadece ve sadece meşru müdafaa kapsamında silahını kullanır. Bizim silahlarımız her zaman aşağıya bakıyor. Biz hiçbir zaman halka silahımızı çevirmedik. Ama bize (silah) çevrilirse meşru müdafaa hakkı ortaya çıkmıştır. Silahımızı hiç çekinmeden kullanırız." Gazetecileri taşıyan zırhlı ciplerde Türk bayrağının neden olmadığının sorulması üzerine Tuğgeneral Çolak, "Bu arabalar yeni kiralanmış, sivil tip arabalar. Yoksa yarın Kobralarımızı göreceksiniz. Türk bayrağını onurla şerefle her yerde taşırız. Türk bayrağı Afganistan'daki en geçerli pasaporttur" karşılığını verdi. Tuğgeneral Çolak, Türk askerinin bölgede hiçbir sıcak temasa girmediğini de vurgulayarak, şöyle devam etti: "Şu anda ISAF Karargahından halka davranışlarla ilgili emirler geliyor. Bu emirler 2001 yılından beri Türk birliğinin burada yaptıklarını bize tekrar söylüyorlar. Yani bizim 2001'den beri yaptığımız davranış ilkelerini şu anda emir olarak yayınlıyorlar. Bizim bunu 2001'den beri yapıyoruz. Ben şunun da altını çizeyim; TSK gerçekten genlerinden gelen yapıyla beraber barışı destekleme harekatının biçilmiş kaftanıdır. TSK gerçekten bu işi dünyada en iyi yapabilen birliktir." Brifingin ardından, zeplinden gelen görüntülerin aktarıldığı harekat merkezi basın mensuplarına gezdirilerek, çalışmalar hakkında bilgi verildi. Bu arada basın mensupları Kabil'in zeplinle izlendiği merkezide gezme imkanı buldu. Burada bir görevli bir ABD askeri ise basın mensuplarının ilgisini çekti. ABD'li asker Richard Geout'un bir Türk ile evli olduğu ve 3 çocuğunun da isminin Türkçe olduğu ortaya çıktı. Geout, basın mensuplarıyla Türkçe konuşmayı tercih etti.

7