İP Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin:

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Mehmet Bedri Gültekin, Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Ahmet Türk'ün Önerdiği 'Demokratik Özerklik Çözümü' Önerisinin Asıl Sahibinin ABD Olduğunu Öne Sürdü

İşçi Partisi (İP) Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Ahmet Türk'ün önerdiği 'Demokratik Özerklik Çözümü' önerisinin asıl sahibinin ABD olduğunu öne sürdü.

Gültekin, partisinin Antalya İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, ABD'nin Irak'ta gerçekleştirdiği kukla devlet modelini Türkiye'ye dayattığını iddia etti. Kürt sorunu ile ilgili olarak yoğunlaşan 'Demokratik özerklik' tartışmalarıyla ilgili görüşlerini belirten Gültekin, şunları kaydetti:

'Türkiye tam bir haftadır DTK Eş Başkanı Ahmet Türk'ün 20 Aralık günü Diyarbakır'da açıkladığı 'Demokratik Özerklik Çözümü'nü tartışıyor. Bu öneri daha önce Abdullah Öcalan tarafından ileri sürülmüştü. Ama önerinin gerçek sahibi ise Amerika'dır. Ahmet Türk'ün, 'Kürt sorununa çözüm' adı altında dillendirdiği program, Amerika tarafından 1991 yılından bu yana Kuzey Irak'ta harfi harfine uygulanmaktadır. Abdullah Öcalan'lar ve Ahmet Türk'ler, dünyanın en zalim emperyalistinin Irak'ta uyguladığı, bugüne kadar milyonlarca Iraklının hayatına mal olan ve sonuç olarak Irak'ı mezhepler ve etnik farklılıklar temelinde parçalayan modeli şimdi 'çözüm' adına Türkiye'nin önüne koymuşlardır. Demokratik Özerklik önerisinin gerçek sahibi ABD'dir. Önerilen 'çözüm' de Kürtlerin bir çıkarı yoktur.'

Bu çözümün esasının, Türkiye'nin etnik ve dinsel farklılıklar temelinde yeniden örgütlenmesi olduğunu ifade eden Gültekin, emperyalizmin ezilen dünyaya yönelik yüzyıllık projesinin bu şekilde hayata geçirilmek istendiğini ileri sürdü. Gültekin, şöyle devam etti:

'Ahmet Türk tarafından dillendirilen projenin Kürt asıllı yurttaşlarımızın çıkarları ve talepleri ile bir ilgisi yoktur. Söz konusu olan Amerika'nın çıkarlarıdır. Emperyalistlerin çıkarlarının söz konusu olduğu yerde ise, bir ezilen halkın lehine bir gelişmenin olması beklenemez. Kürtler, mazlum bir halk olarak bu tecrübeyi büyük bedeller ödeyerek yaşamışlardır.

BDP'nin çıkışına, AK Parti'nin yaptığı itiraz tamamen zamanlama ile ilgilidir. AK Parti'nin de bilindiği üzere gerçek düşüncesi, Türkiye'nin etnik ve inanç farklılıkları temelinde yeniden örgütlenmesinden yanadır. Ama AK Parti Türkiye bir seçime giderken bu konuda halkın tepkisini çekecek bir düzenleme yapılmasını erken bulmaktadır. Gerçekte PKK ile AK Parti, Kemalist Devrimin ve ulusal devletin mahkûm edilmesi konusunda hem fikirdirler.'

Türkiye gibi, Türklerin ve Kürtlerin dünyanın başka bir yerinde görülmedik biçimde iç içe geçmiş olması, ulusal devletin tasfiye edilerek etnik temelde yeniden yapılandırılmasının, sınırların yeniden çizilmeye kalkışılmasının, ancak büyük iç çatışmaların ardından mümkün olabileceğine dikkati çeken Bedri Gültekin, sözlerini şöyle tamamladı:

'Yani 'Demokratik Özerklik' adı altında sözüm ona çözüm önerenler, en başta Kürtler olmak üzere bu ülkenin bütün insanlarına; Amerikan çıkarları için milyonların kurban edilmesini önermektedirler. Çözüm ise antiemperyalizm temelinde Türk ve Kürt bütün milletimizin en sıkı birliği hareket noktasıdır. Resmi dilimiz Türkçe'dir. Türkçe bugün etnik kökeni ne olursa olsun bütün yurttaşlarımız tarafından kullanılan dildir. Bunun yanı sıra Kürtçenin öğrenilmesi, öğretilmesi ve kullanılması ile ilgili olarak bir baskı ve engelleme söz konusu olamaz. Türkiye komşuları ile Batı Asya Birliği'ni kurmalıdır. Böyle bir Birlik, aynı zamanda Kürtlerin dört ülke arasında bölünmesi ile ortaya çıkan sorunun da köklü çözümü anlamına gelecektir.'

(FC-BNY-ÜNS) - ANTALYA

Kaynak: AA