İnsan Hakları Kurulu Üyelerine Dava Yok
İzmir İl İnsan Hakları Kurulu Cezaevi ve Gözaltı İzleme Birimi'nin, aralarında İzmir İl Genel Meclisi'nin CHP'li bir üyesinin de bulunduğu dört üyesi hakkında açılan soruşturma sonuçlandı.
İzmir'in Buca İlçesi Kırıklar Köyü'ndeki F Tipi Cezaevi'nde kalan bir hükümlünün şikayeti üzerine rapor hazırlayan İzmir İl İnsan Hakları Kurulu Cezaevi ve Gözaltı İzleme Birimi'nin, aralarında İzmir İl Genel Meclisi'nin CHP'li bir üyesinin de bulunduğu dört üyesi hakkında açılan soruşturma sonuçlandı. Cezaevi yönetiminin, hazırladıkları raporda ceza infaz kurumunun kanunsuzlukla itham edildiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu kurul üyelerinin ifadelerini alan Cumhuriyet Savcısı Servet Demirkan, soyut iddia dışında delil bulunmadığından soruşturmaya yer olmadığına karar verdi.
İzmir 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde kalan hükümlü Ş. B 'nin şikayeti üzerine hazırladıkları raporda bu kişinin iddialarına yer vermeleri nedeniyle Cezaevi Müdürü Ayhan Çapacı tarafından savcılığa şikayet edilen İzmir Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu'nun Cezaevi ve Gözaltı İnceleme Birimi üyeleri suçsuz bulundu. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Servet Demirkan, kurul üyelerinin rapor hazırlarken hükümlünün iddialarına yer vermemeleri durumunda görevlerini kötüye kullanmış olacaklarını, hazırlanan raporda hükümlünün iddialarına yer verildiğini, ayrıca kurul üyelerinin hakkında dava açmaya yetecek soyut iddia dışında somut delil bulunmadığını belirtti. Bu gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
HÜKÜMLÜDEN GELEN DİLEKÇE
Aralarında Başbakanlık ve Adalet Bakanlığı tarafından hizmetlerinden dolayı ödüllendirilmiş üç üyesinin de bulunduğu İzmir Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu Cezaevi ve Gözaltı İnceleme Birimi üyesi İzmir Tabib Odası Temsilcisi Dr. Fatih Sürenkök, CHP'li İzmir İl Genel Meclisi üyesi İsmet Dutar, İzmir Barosu Temsilcisi avukat Erdoğan Özer ile avukat Nilgün Şentuna, İzmir 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde yağma suçundan hükümlü Ş. B 'nin 29 Ocak 2010 tarihinde kurula yazdığı dilekçeyi değerlendirmek amacıyla 13 Mayıs 2010 tarihinde cezaevine giderek kendisiyle görüştü. Birim üyeleri görüşme sırasında cezaevi yönetiminden Ş. B. ile ilgili iddialara ilişkin dosyayı görmek istedi. Ancak cezaevi yönetimi izin belgesinde buna dair bir ibare olmadığı gerekçesi ile dosyayı vermedi. Birim, Ş. B. 'nin kötü muamele ve psikolojik baskıya maruz kaldığı kanısına varıldığını ifade eden raporlarını 24 Haziran 2010 tarihinde görüşülmek üzere İzmir Valiliği İnsan Hakları Kurulu'na sundu. Rapor kurulda görüşüldükten sonra kurulun başkanlığını yapan vali yardımcısının imzasıyla İzmir Valisi M. Cahit Kıraç'ın onayına sunulduktan sonra prosedür gereği Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı ile Adalet Bakanlığı'na gönderildi.
CEZAEVİ MÜDÜRÜ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
İzmir Valiliği İnsan Hakları Kurulu Cezaevi ve Gözaltı İnceleme Birimi'nin raporundan ağustos ayında haberdar olan 1 No'lu F Tipi Cezaevi Müdürü Ayhan Çapacı da birim üyelerinin kurum yöneticilerine soru sormadığını, Ş. B. 'nin asılsız iddiaları yüzünden kurumun kanunsuzlukla itham edildiğini igleri sürerek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ayhan Çapacı suç duyurusunda, hazırlanan raporun 'ceza infaz kurumlarına yönelik toplum bilincine yerleşmiş olumsuz yargıları gidermek için yapılan tüm çalışmaları bertaraf edeceği, harcanan emekleri boşa çıkartacağı' gerekçesiyle birim üyeleri ve raporu onaylayan İzmir Vali Yardımcısı Nevzat Ergün hakkında da tahkikat başlatılmasını istedi.
SOYUT İDDİA DIŞINDA DELİL YOK
İzmir İl İnsan Hakları Kurulu Cezaevi ve Gözaltı İnceleme Birimi üyelerinin ifadelerini alan Cumhuriyet Savcısı Servet Demirkan geçtiğimiz günlerde kararını verdi. Savcı Demirkan, Cezaevi ve Gözaltı İnceleme Birimi üyelerinin Ş. B 'yi dinledikten sonra yazdıkları raporun kendi kanaatlerini içeren, kesin değerlendirme niteliği olmayan ön rapor niteliğinde olduğunu belirtti.
Komisyon üyelerinin cezaevindeki gözlemleri sırasında hükümlü ile görüşürken onun iddialarını rapora yazmak zorunda oldukları, yazmadıkları takdirde görevlerini gereği gibi yerine getirdiklerinin kabul edilemeyeceği ve sorumluluk doğacağı görüşlerine yer veren Savcı Oemirkan kararında "Şüpheliler hakkında kamu davası açmak için yeterli şüphe oluşturacak soyut iddia dışında delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir" dedi.
"GÖREVİMİZİ YAPTIK"
İl İnsan Hakları Cezaevi ve Gözaltı İnceleme Birimi'nde görev alan İl Genel Meclisi üyesi CHP'li İsmet Dutar, görevlerini yaptıklarını dile getirerek, "Eğer hükümlünün iddialarını yansıtmasaydık o zaman görevimizi yerine getirmemiş olurduk" dedi. Nilgün Şentuna ve Fatih Sürenkök'ün avukatları Ercan Demir, kurul üyeleri hakkında soruşturma açılmasının rahatsız edici bir durum olduğunu dile getirerek, "Kurul üyelerinin kuruldaki görevleri sebebiyle düzenledikleri rapor ve çalışmaların böyle bir soruşturmayla karşılanması üyelerin özgür bir şekilde kanaatlerini ortaya koymalarını engelleyen bir işlemdi. Sonuç olarak cumhuriyet savcısının kararı en azından bu hatayı ya da olumsuz etkiyi ortadan kaldırması bakımından sevindirici ve olumlu. Kurul üyelerinin budan sonraki çalışmalarında soruşturma tehdidi olmadan çalışacaklarını umuyoruz" diye konuştu. - İzmir / Buca











