İncir de 'İlk Yükleme' Bu Yıl da Tartışmalı
Burcu TANER/İZMİR, (DHA) YILLARDIR tartışmalara konu olan kuru incirde ilk yükleme tarihi uygulaması, Türkiye'nin dünya pazarlarına daha geç girdiği ve rekabet şansının ortadan kalktığı gerekçesiyle üretici temsilcileri tarafından tepki çekiyor.
Burcu TANER/İZMİR, (DHA)
YILLARDIR tartışmalara konu olan kuru incirde ilk yükleme tarihi uygulaması, Türkiye'nin dünya pazarlarına daha geç girdiği ve rekabet şansının ortadan kalktığı gerekçesiyle üretici temsilcileri tarafından tepki çekiyor. İhracatçı temsilcileri ise diğer ülkelerin Türkiye'ye rakip olamayacağını ve uygulamanın üretici lehine olduğunu savunuyor.
Kuru incirde ilk yükleme tarihi olarak bilinen ihracat başlangıcının süre ile sabitlenmesi uygulaması incir üreticisinin tepkisini çekmeye devam ederken, ihracatçı temsilcileri de uygulamanın faydalı olduğu yönünde ısrarcı.
Konuyla ilgili DHA'ya açıklamalarda bulunan Tariş İncir Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Karazor, "İhracatçılar bayram tatilini bahane ederek yükleme tarihini ekim ayı içine almaya çalışıyorlar. Bu ne bayramla ne de aflatoksin sorunuyla ilgili bir şey. Bu, sadece arzın çoğalıp fiyatın kırılmasını sağlayan, köylünün elinden ucuz şekilde mal almanın enstrümanı olarak kullanılan bir uygulamadır. Bu bir tür kotadır. Dış Ticaret Müsteşarlığı'nı, Tarım Bakanlığı'nı ve hükümeti göreve çağırıyoruz. Bir ürün bu kadar peşkeş çekilmez" diyerek tepki gösterdi.
DOSYA YARGITAY'DA BEKLİYOR
Çiftçinin hakkının yendiğini savunan Karazor, İran, İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerin dünya piyasasına 15-20 ton kuru incir sunmasının ardından, ilk yükleme tarihi uygulamasından kaynaklı Türk incirinin raflarda yer alamadığını söyledi. Konuyla ilgili Rekabet Kurulu'na başvurduklarını hatırlatan Karazor, "Ancak Kurul bizi haklı görmedi. Bu kez Yargıtay'a gittik, iki yıla yakın süredir dava Yargıtay'da bekliyor" bilgisini verdi.
Kuru incirin ilk yükleme tarihinden sonra Avrupa limanlarına 1 hafta-10 gün içinde, Japonya gibi daha uzak pazarlara ise 45-50 günde ulaştığına dikkat çeken Karazor, "İnanılacak bir şey değil. Bizimle kalitede yarışamayacak İran, Yunanistan, İspanya inciri raflarda yerini alıyor, biz yokuz" dedi.
MURAT 124 FİYATINA MERCEDES İSTİYORLAR
Karazor, incir üretimi açısından özellikle yağışlardan kaynaklı bu yıl daha zor bir yıl olacağını tahmin ettiğini de açıklayarak "İncirde şu an rekolte fazla olacak gibi görünse de esasen öyle değil. Ambalaja girecek incir geçen yılki kadar olmayabilir. Sezonda yağmur olması ikinci bir fiyat oluşturuyor ve maalesef piyasayı negatif etkiliyor. Üreticiden ise Murat 124 fiyatına Mercedes isteniyor. İhracatçının sığındığı liman aflatoksin. Ancak hiçbir üretici sergiden inciri alıp depoya yaş olarak koymaz. Koyuyorsa aracı bunu almayarak önüne geçebilir" dedi.
JAPONYA'YA İHRACAT DÜŞTÜ
İncirde Türkiye'nin en iddialı pazarlarından biri olan Japonya'nın Aralık ayındaki özel bayramına incir yetiştirmeleri için ricada bulunulduğunu ve bunu ihracatçı birliklerine ilettiklerini anlatan Karazor, isteğinin şimdilik kabul görmediğini dile getirdi. Japonya'ya gerçekleştirilen 1000 ton civarında ihracatın bu yıl 400-450 tonlara düştüğüne dikkat çeken Karazor, "Rakamlar ortada. Bunu DTM'ye başka nasıl anlatacağız, bilmiyorum. Bizi anlamamakta direniyorlar" dedi.
İHRACATÇI: O ÜLKELER RAKİBİMİZ OLAMAZ
Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Eliya Alharal ise rakiplerin piyasaya daha erken çıktığı iddialarına yanıt olarak "İtalya'da, Yunanistan'da çıkan toplam ürün 1000-2 bin tondur. İç piyasanın dışında dışarı giden 300-500 ton incirin pazarı riske attığını düşünmek, rakip olarak görmek son derece yanlış" dedi. İlk yükleme tarihi uygulamasını aflatoksini engellemek için koyduklarını vurgulayan Alharal, "Böylece sorun önemli ölçüde giderilmiş oluyor. Köylü bunu sağlıklı koşullarda yeterli miktarda kurutup getiriyor. Biz bunun denemelerini yıllarca yaptık ve faydalarını gördük" dedi.
KÖYLÜNÜN YANINDA HAREKET EDİYORUZ
Uygulama olmazsa istikrarsızlıktan kaynaklı köylünün büyük darbe yiyeceğini iddia eden Alharal, "Bu şekilde davranmakla, bu durumu stabil hale getirmekle köylünün yanında hareket etmiş oluyoruz. Köylü, ihracatçı ve tüccar birbirinden ayrılamaz. Eylül ayında alalım dersek bir hafta sonra fiyatlar 1000'er dolar aşağı düşer. İlk yükleme tarihi koymazsanız sektörü öyle bir cezalandırırsınız ki" yorumunu yaptı. İncirin diğer ürünlere benzemediğini ve çok kısıtlı süreler tanıdığını dile getiren Alharal, "Sezonun 15-20 gün geç başlamasının faydaları vardır. Bir gerçek de bu işin yükünü ihracatçı kaldırmaktadır. İhracatçı ürünü satışa uygun şekilde sevkederse o ürün satılabilir" dedi.
İLK YÜKLEME MUTLAKA BAYRAM SONRASI
Dünyada tüketici alışkanlıklarının ciddi ölçüde değiştiğini ve 'toptancı usulü' çalışmaların azaldığını kaydeden Alharal, "Artık büyük alıcı ve zincirler var. Bunlar bir programla çalışıyor. Yükleme başladığı zaman Avrupa'nın belli noktalarına belli miktarda ürün istiyorlar" dedi. Bu yıl rekoltenin iyi ve kaliteli olacağını tahmin ettiklerini ancak fiyatlar da dahil olmak üzere şimdiden bir yorum yapılamayacağını vurgulayan Alharal, "İlk yükleme tarihi mutlaka bayram sonrası olacaktır. Eylülün ilk iki haftasının Ramazan'ın son haftasına denk gelmesi, bu dönemin bayramla geçeceğini gösteriyor. Bu durumda zaten 15 günlük üretim kaybı olacak. İşletmeler de bundan sonra açılacak. Eylül ayının ikinci yarısı açılacak bu işletmelere zaman tanımak gerekiyor" açıklamasını yaptı.
DENİZAŞIRI ÜLKELER İÇİN TARTIŞILACAK
Alharal, Japonya'nın kendi milli bayramlarına yetişmesi için incir talep etmelerinin de Tariş tarafından kendilerine iletildiğini belirterek yönetim kurulunda denizaşırı ülkelere bir ayrıcalık yapılıp yapılmayacağının da tartışılabileceğini aktardı.












